Dostlarımızın Kıymetini Bilelim….

Dostluklar bu zaman dilimi içinde yitirilmiş konular arasında yer alıyor maalesef. Dostluklar tükeniyor ya da tüketiliyor. Hayatta insanın kaç tane dostu vardır ki!

Hayatınızın her evresini paylaştığınız insan. Hani böyle omzuna yaslandığınızda huzur bulduğunuz sıkıntınızı mutluluğunuzu paylaştığınız, o andan itibaren rahatladığınız dostlardan bahsediyorum.

Bir ve ya iki.

Dost olmak ve bulmak çok zordur. Bulduğunuzda da kıymetini bilmek gerekir.

Etrafımızda yakınımızda hep bir el olmalı. Uzattığınız zaman o eli tutacak biri. En önemlisi bunun kıymetini bilenleri seçmekte…

Dostum dediğimiz insanları tanıyamadığımızı düşündüğümüz zamanlarda vardır. O an var ya işte o an hayal kırıklığı yerleşiverir yüreğinin tam ortasına..Düşünürsün biz neler yaşadık neler paylaştık. Anlarsın ki, sadece sen bu dostluğa önem vermişsin.

Benim hayal kırıklıklarım olmuştur. Arkadaşım en yakınım dediklerimin aslında bana çok uzak olduklarını gördüğüm zamanlar benim dostum olmadıklarına kanaat getirdiğim, bir daha hayatımda yer alamayacaklarına karar verdiklerimden bahsediyorum. Önemli olan iyi gün dostu olmak değildir.

 

Ama inanın dost kavramının inancını hiçbir zaman kaybetmedim. Her zaman omzunda ağlayacağım elimi uzattığımda tutunabileceğim dostlarımda oldu, halada var.

Bir düşünün bazen ailenizle, sevgilinizle veya eşinizle paylaşamadıklarımızı en yakın arkadaşlarımızla paylaşırız. Aslında dost, onunla birlikteyken olduğun gibi göründüğün ve ruhunun bütün gizliliklerini açabildiğin, anlatabildiğin biridir.

Hani derler ya hayatta hiçbir şeyin olmasın ama bir dostunuz oldun diye. Bu yerinde söylenmiş bir sözdür. Geçenlerde bir televizyon programı izlerken enteresan bir konuyu hayretler içinde izledim ve dinledim. Bir beyefendi bir şirket kurmuş. İşte öldükten sonra eşi dostu olmayan kişiler bu beyefendiyi arayıp cenazelerine katılacak ve ağlayacak kişiler talep ediyorlarmış. İnanılmaz geldi.Fakat bu kişiler genelde sağlıklarında hepsi olmasa da bir çoğu  dost edinememiş insanlarmış. Ne acı bir durum değil mi?

 

Siz Dostlarınızın Kıymetini Bilin….

Sevgili okurlar sizlere çok kısa bir hikâyeyi aktarmak istiyorum;

 

Kalbimizde arkadaşlık mucizesi var

 

”Savaşın en kanlı günlerinden biri.. Asker, en iyi arkadaşının az ileride kanlar içinde yere düştüğünü gördü.

İnsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutamayacağı mermi yağmuru altındaydılar. Asker teğmene koştu ve:

 

- Teğmenim, dedi; fırlayıp arkadaşımı alıp gelebilir miyim?

 

- Delirdin mi? der gibi baktı teğmen... Gitmeye değer mi? Arkadaşın delik deşik olmuş...

Büyük olasılıkla ölmüştür bile.. Kendi hayatını da tehlikeye atma sakın.

 

Asker ısrar etti ve teğmen:

 

- Peki, dedi.. Git o zaman..

 

İnanılması güç bir mucize.. Asker o korkunç ateş yağmuru altında arkadaşına ulaştı.

Onu sırtına aldı ve koşa koşa döndü.. Birlikte siperin içine yuvarlandılar.

Teğmen, kanlar içindeki askeri muayene etti... Sonra onu sipere taşıyan arkadaşına döndü:

 

- Sana, hayatını tehlikeye atmana değmez, demiştim. Bu zaten ölmüş..

 

- Değdi teğmenim, dedi asker..

 

- Nasıl değdi? dedi teğmen.. Bu adam ölmüş, görmüyor musun?..

 

- Gene de değdi komutanım.. Çünkü yanına ulaştığımda henüz sağdı...

Onun son sözlerini duymak, dünyaya bedeldi benim için...

 

Ve arkadaşının son sözlerini hıçkırarak tekrarladı:

 

- ... Geleceğini biliyordum!.. Demişti arkadaşı. Geleceğini biliyordum!.. “

 

Dostlarınızın değerini bilin. Sevgiyle Kalın.

Esra BAYRAKTAR

Add comment