BAŞLARKEN

Burhanettin CilDeğerli okuyucularım,

Emirdağ’ın geçmişi unutulmasın diye yazıyorum. Emirdağ’ın kültürel geçmişi, geleceğine ışık tutsun istiyorum.
Hafızamdaki sandıkları açtım,oturdum ömrümün75 yılını kaleme aldım. Bu 75 yıl, aynı zamanda Emirdağ’ın da 75 yılıdır.
Hiçbir şey, çocukluktan eski ve bir o kadar da yeni olamaz.
Maalesef toplumsal belleği zayıf bir halkız.O gün yaşadığımızı o gün unutuyoruz, geleceğe dair bir bilgi birikimi, bir deneyim kalmıyor.
Anılar, anılar, anılar… kimi mutlu, kimi hüzün dolu anılar…
Hayat bir köprüden geçiş değil midir? Bu geçiş kimine kısa, kimine uzun soluklu olmaktadır. Buna biz ömür diyoruz. Bu geçiş sırasında yaşananların hepsi bizden kalan acı tatlı birer anı değil midir? Bu vesile ile gelecek kuşakların gerek kendi anılarına gerekse bizlerden kalan anılara sahip çıkmalarını onları korumalarını tavsiye ederim.
Anılar bizim kültür zenginliğimizin başında gelir.Selam olsun bizim sokaklara, kavi dostlara, boynu bükük garibanlara.Bahar gelsin, yağmur yağsın, güneş doğsun bin bir çiçek açan dağlara, alaca düşen mor sümbüllü bağlara .
O eski sıcaklığı yok bizim sokakların,
Ah ü zârı dinmiyor asırlık konakların
Yanmıyor kandilleri kanatlı kapıların
Eski neşesi tadı yok bizim sokakların

Add comment


Security code
Refresh