Çeşmelerimiz Kuyularımız -2

Bizim mahallemizde karşı komşumuz dere kenarında Hacı Hüseyin Ağa’nın torunu Koca Mehmet Doğan’ın bahçesinde su kuyusu ve tulumbası vardı.Kuyunun başında çıkrık kurulu idi. Suyu çıkrıkla çekerdik.Şimdiki Doğan Camisi’nin önündeki boşluk alan bizim mahallenin oyun çocuklarının oyun alanı idi.Yaz kış burada oynardık.Yazın sıcağında susayınca, terleyince hemen canımızı koca çift kanatlı kapıdan içeri atar bolca su içer, elimizi yüzümüzü, kafamızı, ayaklarımızı yıkar, bu kuyu ve tulumbayı akşam sabah kendi evimiz gibi girer, çıkar, kullanır serinlerdik.Bunların hepsi bizlerde ayrı ayrı birer tatlı anı olmuştur. Akan çeşmelerimiz kurumasın inşallah, gönül çeşmelerimiz gümrah olsun. Mehmet Doğan’ın annesi Şerif Ebe (Çürük Kızı) bazen bizlere kızar azarlardı.Ancak kızı Elmas, amcamın gelini olduğu için beni hoş görürdü. Bu aile ile hep iyi ilişkilerde bulunduk. Mahallemizde en sık girip çıktığımız evdi. Gelini Zülahat teyze, Doğlat Köyü Çerkez’iydi.Bizleri hep hoşnut ederdi.Bahçedeki dut ağacının meyvasını onlarla beraber yerdik. Kızı Ülkü ile yaşdaş olup sık sık birlikte oynardık. Esasen Ülkü de çok mazlumdu, sakin oynamayı severdi. Oynarken torunu Ülkü’yü incitir ağlatırsak Şerif Ebe daha çok kızardı. Bir gün hava çok sıcaktı avluya sık sık girdim ve tulumbadan su basarak serinliyordum. O gün Zülahat teyze, ya rahatsız ya da öğle üzeri uykusundan uyandırmış olacağım ki, bana hitaben; ‘’Burhanettin sen de gidip evde biraz yatsan uyusan iyi olmaz mı?’’demişti.Ancak ben elimi yüzümü yıkayıp tekrar oyun alanına koşmuştum. Birgün Şerif Ebe bana iyice kızmış olacak ki; ‘’ Bu anan sana ne yediriyor yere göğe sığmıyorsun yanaklarından kan damlıyor.’’ deyince ‘’Sabahları bir tas pekmez içip okula öyle gidiyorum.’’ Diye cevap verdim. O da; ‘Hbelli belli Hatice iyi düşünmüş.’’ demişti. 

Mehmet amca ile Zülahat teyzenin büyük oğlu Bilgin Doğan elim bir trafik kazasında hayatını kaybetti.Yüreklerine kor gibi ateş düştü.Bilgin’in cenazesini kaldırdık, komşu olarak acılarına ortak olduk.Annem hergün Zülahat teyzenin dizi dibinde oldu.Ona moral verdi.Bilgin’in ölümünden önce eşimle ben nişanlanmıştık, Bilgin’in ölümünden 45 gün geçtikten sonra annem, Mehmet amca ile Zülahat teyzeden düğünü yapmak için izin istedi Onlarda bu hareketimizden memnun oldular.Her ne kadar onlar izin verseler de annem ‘’Bilgin bizim oğlumuzdu düğünde çalgı çalınmayacak’’ dedi ve benim düğünümde üç gün çalgı çalınmadı, sadece gelin getirme merasiminde çalgı çalındı.Bilgin, gayet efendi büyüğüne küçüğüne son derece saygılı, ince zarif, beyaz tenli, saçları siyah estetik yapılı gençti.Biz küçükken, annemin hizmeti olduğunda yapardı. Biz her yıl yaylaya göçerken annemin çok güzel olan çeyizleri ile yün dokuma seccadeleri, boyalı kilimleri ve fazla yün yataklarımızı onların konağın üst katında bir odaya yığar (ağrık eder) dık. Güve yemesin diye bolca naftalin saçardık Zülahat teyze, onlara ara sıra bakardı.İşte bu eşyaları bizim evden onlara taşıma Bilgin ve Kâzım’ın işiydi.Hele birinde hiç unutmuyorum önümüzdeki dere, baharla birlikte akmaya başladı. Su dizlerinden biraz aşağıda babamla birlikte eşyaları sırtlarında taşımışlardı. Biz yaylayı, ovayı dolaşır, kış evine dönünce aynı eşyalar yine bu ikisinin yardımıyla bizim eve geri taşınırdı.Gerek Cemal Doğan, gerek Mehmet Doğan amcalarda aynı hürmeti gösterirlerdi. Mahallemizin en ağır başlı, efendi kıymet bilir insanları idi. Bilgin’in küçüğü Kazım, İstanbul’da mühendislik okudu, yüksek tahsilini yaptı Hava Limanı’ndan emekli oldu, orada kaldı bir daha dönmedi.Yabancı bir bayanla evlendi.Cemal Doğan , gelinimiz Elmas’ın babasıydı. İkinci hanımı Gökkız teyze, çok değerli kadir kıymet bilen komşu hatırı sayandı. Annemi çok severdi.Benim başıma üzücü bir iş gelmiş, annem babam çok üzülmüştü.İşte annemi bu dönemde Gökkız teyze, Zülahat teyze ve Bilgi’nin eşi Fadime gelin hiç yalnız bırakmazlar, her gün annemin yanına onu teselli etmek için gelirler, annem:’’ Zülahat, Gökkız teyze ve Fadime gelin için onlar benim sevincime , kederime ortak olan dostlarım’’ derdi. Cemal amcanın annesi Afyon’un Kilise Köyü’nden Çerkez asıllı Ayşe ebe, çok ağır başlı, sessiz sakin hatun bir kadındı.. Yine mahallemizdeki Hacı Hüseyin Ağalar’dan sonra, onların temel komşusu bizim hemen karşımızda derenin karşı kenarında arkadaşımız Mahir ile Tuncay Yeğmen’in ebeleri (anneanneleri) Akkadın ebe, çok temiz elinden süpürgesini bırakmaz, her Allah’ın günü sabahları erkenden kalkar, evinin önünü baştan aşağı süpürür, gelene geçene ileri geri buraları batırmayın diye kızar, söylenirdi.Kendini de öyle yorardı ki, terleyince arka avluya çekilir, istirahat ederdi. Bize pek kızmazdı, zira biz onun bu titizliğini bildiğimiz için onun hududuna yaklaşmazdık.Kızı Elmas, damadı Civan amca ,torunları Süleyman, Hacı Kaptan, Mahir ve Tuncay onun bu davranışlarına hiç karışmazlardı.
Yine Alicanoğlu’nun eşi Afyonkarahisar merkezden Tiryakizadeler’in kızı Emirdağ’da araba ustası Kemal Can, mahallenin neşeli ve en güzel kızı Ünal Can’ın annesi Fadime kadın, Doğan Camii’ nin önündeki (evinin önü) boşlukta oynarken bizlerin gürültüsüne dayanamaz, ikide bir yanımıza gelerek bizlere; ‘’ Yeter gidin gayri hindilerim sizlerden rahatsız oluyor.’’ derdi.Kendisi her yıl on beş yirmi hindi besler, keser yerdi, hindi etini pek severdi.Güdüloğlu sülalesinden Halil Ağa’nın eşi Güllü Yener, Abdullah Yener’in eşi Dursun Yener, Boyamaoğlu Salih’in eşi Dudu Öksüz ve Emirdağımızın eski çekirdekten yetişme diş ustası Rahim Usta’nın kızı Lastikçi Davut Güner Usta’nın eşi Hasibe hanım bunlar mahallemizin sessiz ağır başlı, 13-15 yaşına gelmiş gençler dahil sokaktan geçerken erkeklerin önünden geçmezler, erkek geçinceye kadar beklerler, eğer o erkeği yakınen tanıyorlarsa; ‘’ Günün hayırlı, kazancın bol olsun.’’ derlerdi. Burada bizim sokaklarda yaşayanları, yaşanmışları komşuluk ilişkilerini belirtmek nice insanların konup göçtüğünü, en önemliside sen daima iyi olursan şu yalan dünyada etrafına iyi davranırsan elbet bir gün Burhanettin Çil gibi birisi çıkar usanmadan seni ve senin karakterini böyle yazıya döker. Has komşularımın hepsine buradan Allah’tan rahmet diliyorum.

Add comment


Security code
Refresh