SONUNA GELDİK

Burhanettin ÇilDüne, geçmişe dönüp baktım; yana yana, her ne varsa hepsi benden kalma, bana yakın. Yalnız benden ayrı düşen geçmişimden, gözlerimden silinmeyen çocukluk çağımdır. Bir de aziz atalarım, anam babamdır.
Bulgur zamanı, eylül sıcağında, perşembe günü doğmuşum. Yine eylül ortasında, güneşli bir cuma gününde Hakk’a yürümek isterim. Elveda sevdiklerim. Emirdağ’ım elveda…
Hayat bir köprüden geçiş değil midir? Bu geçiş kimine kısa, kimine uzun soluklu olmaktadır. Buna biz ömür diyoruz. Bu geçiş sırasında yaşananların hepsi bizden kalan acı tatlı birer anı değil midir? Bu vesile ile gelecek kuşakların gerek kendi anılarına, gerek bizlerden kalan anılara sahip çıkmalarını, onları korumalarını tavsiye ederim. Anılar bizim kültür zenginliğimizin başında gelir.
Selam olsun bizim sokaklara, kavi dostlara, boynu bükük garibanlara… Bahar gelsin, yağmur yağsın, güneş doğsun bin bir çiçek açan dağlara, alaca düşen mor sümbüllü bağlara.


Elveda sevdiklerim. Emirdağ’ım elveda.
Kitabımın hazırlanmasında her an yanımda olan sevgili eşim Gürdal’a, oğlum Fuat Reis’e, kızım Hatice’ye, gelinim Pınar Eşrefoğlu’na ve eğitimci şair ve yazar gönül dostum pek muntazam, centilmen insan Ahmet Urfalı’ya en derin hislerimle teşekkür eder, daima engin gönüllü olmalarını dilerim.
Siz değerli okuyucularımla duygularımı, anılarımı paylaşmak istedim.
Ayrıca bahçemizin çiçekleri sevgili torunlarım Baran ve Yağız’ın, bütün çocukların ikbalinin güneş gibi parlak olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ederim.

Add comment