Yıllar öncesinde evimiz ,
Çilli mah ,urfalı sokakta..
8-9 yaşlarındayken,
Sabah namazına kalkan babam,
Namazını eda etti.

Annem sobayı yakıp,
Mutfağa kahvaltı hazırlamaya geçti.
Kahvaltı sofrasına çağırdı,
Herkes etrafında oturup yemeğe başladı.

Evimizin kapısı çaldı,
Sabahın 7 'sinde.
Bahçe kapısı demirden,
Ana kapıya on basamakla çıkılır.

Kapımız çalındı,
Ben fırladım kapıyı açtım.
Karşımda gri takım elbiseli,
Bir genç duruyor.

Bana dedi ki ;Açım !
Allah rızası için bana yemek verin!
Babam geldi o sırada,
Aynısını ona da dedi.

Babam içeri girdi,
Ekmeğin içine peynir, zeytin ,domates ,
Sıkma yaptı,
Gelen gence verdi.

Dua ederek aldı ekmeği,
Merdivenlerden indi.
Biz içeri girdik,
Susmuştuk hepimiz sabahın 7'si,
Kim di bu gelen.?

Babam dedi kızım çık bak,
Ardından nere gider,
Necidir,kimdir,
Bu gelen.?

Çıktım hemen ardından,
Sokağımız boş,
Belki asfalt caddeye gitmiştir diye
O tarafa gittim.

Bir teyze gördüm
Sordum ona ,
Kimseleri görmedim dedi.
Eve döndüm..

Genç adam aksaktı,
Sabahın seherinde,
Kaybolup gitti,
Acaba kimdi bu gelen.?

Babama dedim;
"Kimdir bu gelen?
Neden erken saatte,
Kapımızı çaldı,açım dedi.?"

Bana döndü babam ve dedi ki;
"-Sen onu insan gibi gördün,
Değil mi?" Dedi...
Sustum...
Ne demek istediğini,
Yıllar sonra anlamıştım.

Kimine dilenci,
Kimine Hızır'dır gelen.
Hikmeti vardır.
Veren el olmalı.
Nasiplenmek duasıyla..

Ferda Boz Güneri 🌺