Rabbimiz, “Ey İnsanlar” “Ey iman edenler” “Ey Adem’in çocukları” “Ey ehli kitap” gibi kadın ve erkeği içine alacak şekilde hitap ettiği için ben de her ikisini içine alacak şekilde “Eşler” diyorum.

Eşlerden her biri, Hazreti Adem ile Hazreti Havva’dan çoğaldığımızı hatırlarından çıkarmamalıdırlar.

Hepimiz, peygamber çocuğuyuz.

Maymundan gelmediğimiz için hayvanlara özenmeye gerek yok.

İnsanlığın ilk eğitimi cennette olduğundan ruh genlerimizde iyiye, güzele, doğruya meyil ve ilgi vardır.

Onun için eşler, evlerini cennet köşelerinden bir köşeye çevirebilirler.

Bir dalda açmış iki çiçek gibi olmalısınız.

Aslınız aynı.

İkiye bölünmüş bir elma gibisiniz. Nikahla bir araya geldiniz ve her ikiniz de tam oldunuz.

Nikah, yalnız sizi değil, iki tarafın akrabalarını da hısım yaptı.Hısım olmakla ,hasımlığı karıştırmayalım.Ulaşamaz ve gücü yetmediğinde hısımlara , hasımlık yapılmamalı.Bu hal etik değil ve gayri insanidir.Zaten nikahtaki akit
bu birlikteliği Allah katında da helaliyle neslin devamı için yapılan bir akittir.
Her iki tarafında genlerinin devamı bu nikahla gerçekleşmektedir.Onun içindir ki sağlam nesil sağlam genlerle ve iki ailenin birbirleriyle uyumuyla olmaktadır.Ruh hastası nesiller yetiştirip evliliklerinde her yönden zararlı bireyler yetiştirmemeli.Öyle insanlar var ki değil evlenmek arkadaşlıklarından bile zarar göreceğimiz vasıfları olanlar , onlarla arkadaş dahi olunmaz.!!Bu gençler anne babasından sevgi görmemiş anne babasının ilgisiyle şımartılmış sorumluluk alamayacak gençlerdir.Girdiği her toplumu zehirleyen asalak, yaptığı hal ve hareketin vehametini anlamayacak kadar narsist , bencil bir o kadarda uyumsuz itici kişilikdirler.Kendi yalanına kendisi inanan ve gülen zavallıdır.

Sizin sevginiz, onlarca evlere hava gibi sızdı ve yeni bir hayat verdi.

Sizin evde esen sevgi ve hoşgörü havaları iki tarafın evlerinde yaşayanların hepsinin gönlünde bahar yelleri gibi eser ve yürekte saklı muhabbet tohumları çimlenir ve çiçek açar.

Muhabbet rüzgarları karanfil kokulu bad-ı sabadan daha etkilidir.

Nefesleriniz birbirine karışıyor.

Sırları sırrınız oluyor.

Anne ve babanıza açamadığını sır ve teninizi açtığınızla berabersiniz.

Size sizden daha yakın Allah’tan sonra en yakınınız, eşinizdir.

Eşinizi kendinizin aynası gibi görünüz.

Gülmesini beklemeyiniz, önce siz gülünüz.

Yedi milyar insandan herhangi birine gülerseniz o da güler.

Gülmek ortak dilimizdir.

Gelmesini, hizmet etmesini, vermesini beklemeyiniz.

Giderseniz gelir, hizmet ederseniz hizmet eder, verirseniz verir.

Sevdiğini severseniz, o da sizin sevdiklerinizi sever.

Böylece temiz sularda dolaşan balık sürüleri gibi, havada katar katar uçan kuşlar gibi mutlu olursunuz.

Şüphe ve şikayeti gönül kapısından değil, evin kapısından içeri almayınız.

Boğazınızdan haram içeri girmesin, dilinizden yalan dışarı çıkmasın.Haramla uğraşmayınız ki çocuklarınız ve torunlarınız haramzade doğmasın ,olmasın.

Tatlı dil, gülen yüz ve bal gibi sözler tütsün yuvadan buram buram.

Kıskanın ama kıskançlık hastası olmayın.İslami ölçülerde davranışlar sergileyin, sergilemeyince karşıdaki sizin için kıskançlık ediyorsa hatayı kendinizde arayın.Başkasına ait kişi veya kişilerle canımlı cicimli yakın mesafeden konuşmalara girmeyin.Aradaki şeytanın hile ve desiseleri size yaptıklarınızı güzel gösterir ve manevi ikliminizi kirletir felaketiniz olur.Yıkılan yuvaların sebebi olanlar bu dünya hayatı oyalamaca ve geçici asıl olana yolculuk yakındır fakat siz gözünüze çektiğiniz benliğinizle bunu görememek te ve kendinizin sarhoşluğunda dolanmaktasınız.Hakikat er yada geç gelecektir.Kayıranı Allah olan o günde sizlerin yaptıklarınız gün gibi aşikar olacak kaçacak delikte bulamayacaksınız.Siz oyalanın gülün gezin dünyadan nemalanın.Tövbe edilmedikçe ve yaptıklarınızı görmekte kör oldukça durumlar vahim .Ahiret ucuz değil ,cehennem de lüzumsuz değil.!!!

Ayıp açıcı değil, ayıpları kapatan olunuz.

Yüreğiniz okyanuslardan daha geniş, yağmur yüklü bulutlardan daha cömert, en verimli topraklardan daha bereketli olsun.

Can sahiplerine verdiğiniz bir damla, cennette deryaya dönüşür.

Yanlışları af silgisiyle silin

Eksikleri din bilgisiyle tamamlayın.

Evi havalandırdığınız gibi gönül evinizin muhabbet pencerelerini daima açık tutun ki havanız kirlenmesin.

Gözünüze sürme çekin, gönlünüze hoşgörü tohumu ekin ve güzelleşin.

Günde beş vakitte abdest alarak iç ve dış temizliği yapın.Yalan söyleyerek başkaları yanında abdestsiz namaza durmayın.Siz aldanırsınız.

Cömert olun. Tükeneceğinden korkmayın.Evine harcadığından ve ikramından en büyük sadaka sevabın vardır bilmelisin.On lirayı verirken hesabını yaparsan zamanı gelince ona da muhtaç olabilirsin.

Hazreti Ademden beri bütün insanlar ve hayvanlar yedi bitiremedi yaratanın hazinesini.Sen dağıtınca mı bitecek.Ey varlığına güvenen malım çok diye övünen kimin malı kime kalmış dünyada ?Senle gelecek olan malın mı ,aldığın ahın mı ?
Yoksa yaptığın hayır ve hasenatın mı?

Eşinizin alnı çatılmışsa tam ortasına bir öpücük kondurun, bakın neler olacak.

İncinmek istemiyorsanız, incitmeyiniz.Çünkü incittiğin yerden sende muhakkak incineceksin.Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste.Kızın da çıkar ,oğlun da çıkar , malında mülkün de çıkar ,için sıkılır ağzının tadı alınır huzurun alınır.Zehir olur için dışın . Alma mazlumun ahını indirir şahını.Zulümle abâd olunmaz. Hakkını yediğin insanın hakkı, can boğaza geldiğinde can verememe sebebin olur.Kul hakkı seni iflas ettirir.Övündüğün malında, oğlunda ,kızında ,gençliğinde seni kurtaramaz.Ölemezsin,çeker durursun.Ölüm nimettir bazı zamanlar da.Allah mazlumun ahını alır hemde çetin bir şekliyle bu dünya hali .Bir de ahiret hali var ki onada aklımız ermez. Yaradan bilir orayı da.
Aile hayatında da rehber edinilmesi ve ölçü alınması gereken en önemli iki hakikati hatırlatalım: Kur’an ve sünnet.

Selam ve muhabbetle.!
Ferda Boz Güneri🌺