Türk Dil Kurumu sözlüğünde boyun; gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi, dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer, üzeri..
Yoğun ise; koyu, kalın, etkisi güçlü olan, ağır, artmış, çoğalmış bir durumda olan, dolu, sıkı, sıkışık, çok, iri, tombul, kaba, kalın, … anlamlarında kullanılmaktadır.
Ayrıca Boynuyoğunlu; zorba, yasa-düzen tanımaz, iktidarın kol gücü, boynu normalden kalın demektir.
Meşhur fıkradır; kurda boynunun neden dolayı kalın olduğu sorulur. Kurt da, “kendi işimi kendim gördüğüm için boynum kalındır.” der.
Boynuyoğun oymağınının kendi işini kendilerinin görmesi ile bu fıkra arasında bağlantı kurulabilir.
Kültürel değerlerine ve devletine bağlı olan Boynuyoğunlular okuyanı çok ve çalışkan insanlardır.Vatansever ve hamiyetperverdirler.

Türklerde boy ve oymak teşkilatlanması ikili-altılı-onikili ve yirmidörtlü taksimata göre yapılır. Bu, Oğuz Han’ın koyduğu bir kural olup, Üçok-Bozok’ta ikili, Oğulları Gün, Ay, Yıldız, Gök, Dağ ve Deniz’de altılı, oğullarına bağlı üçer boyda onikili ve yirmidörtlü taksimatı görmek mümkündür.

Ayrıca boylar; Karakeçili-Akkeçili, Akkoyunlu-Karakoyunlu, Boynuinceli-Boynukalınlı(yoğunlu) gibi bölümlü bir teşkilat yapısı ile anılmışlardır. Bu isimler birbirine zıt biçimde görünürse de aslında yakın akrabalığı ifade ederler. Söz yerinde ise bunlar birbiriyle “amuca-zâde” olup, aralarında kan bağı bulunmaktadır.

Boynuinceli ve Boynuyoğunlu oymakları Oğuz’ün Boz-ok kolundan Yıldız Han’a bağlı Begdili boyundandır. Beydili, uluların sözleri gibi değerli demek olup, ongunu tavşancıldır.


Türkmen beyleri kılıçtan geçirilmiştir. Bu sırada kocası öldürülen Beydili boyunun reisinin hanımı üçüz oğlan doğurmuştur. Çocukların öldürüleceğinden endişe duyan kadın, sürgüne gitmeden önce çocukları dağdaki bir mağaraya götürüp bırakır. Birkaç yıl sonra Beydili boyu sürgünden eski yurtlarına döner. Kadın, hizmetçisi ile birlikte çocukları bıraktığı mağaraya gider, gördüğü manzara karşısında gözlerine inanamaz. Üç oğlu da ellerinin başparmağını emerek sıhhatli bir şekilde yaşamaktadır. Çocukların kimler tarafından korunup, beslendiğini öğrenmek isteyen kadın, bir kenara gizlenir, beklemeye başlar. Gün batarken bir kurt ağzında yiyecekle gelir ve çocukları besler. Üç oğlunu alıp çadırına dönen ana, karayağız kıllı oğluna Kurt Karaca, ince uzun sırım gibi oğluna Cerit, kafası iri- boynu ince oğluna da  Boynuince diye isim verir. Daha sonra Türkmen obaları içinde bu üç kardeşin obaları,

‘Boynuinceli’

‘Karacakurt’ ve
‘Cerit’ olarak anılır.

Bu efsane Boynuinceli oymağı ile ilgilidir. Boynuyoğunlu oymağı ile ilgili bir efsaneye henüz rastlayamadık. Ancak Boynuyoğunlu oymağının da üç obaya ayrıldığını ve üç kardeş tarafından yönetildiğini ve bu üç kardeşten çoğaldığını bilmekteyiz.

Bunlar;
Kayışlı Bey,
Hacı Ali Bey ve
Telli Bey’dir.

Beydili boyuna bağlı Boynuinceli ve Boynuyoğunlu oymaklarını 1378-1508 yıllarında Akkoyunlu devletinin bünyesinde görmekteyiz. Beydili boyu 1508’den sonra Dulkadir Beyliği’ne bağlanmıştır. Bu durum Dulkadir Beyliği’nin Osmanlı’ya bağlanmasına kadar sürmüştür. (1522)

1613’ten sonra Beydili boyu, iki kol halinde Anadolu’ya yürümüşlerdir. Birinci kol; Gaziantep, Maraş ve Kayseri’ye, ikinci kol; Adana, Karaman, Aksaray’dan Kırşehir ve Orta Anadolu’ya ulaşmıştır.

Bu bölgelerde konar-göçer bir hayat sürdüren Beydili boyu, yerleşik halkın şikayeti üzerine 1691’de Suriye-Rakka bölgesine sürgün edilmiştir. Beydili, Urfa-Akçakale’den Rakka’ya ,Urfa- Colab ırmağı kıyıları ile Boz-abad’a yerleştirilmiştir.


Ozan Budala, sürgün günlerini şöyle anlatır:

    ‘’Suluca Karahöyük belli yurtları
    Aldı beni Beğdili’nin dertleri
    Çöle düştü Beğdili’nin kurtları
    Rakka çölünün kurdu Beğdili’’

Toprağının verimsizliği ve çöl ikliminin insan ve hayvanlara zarar vermesi nedeniyle Beğdili boyu, oymaklarıyla beraber tekrar Anadolu’ya kaçmışlardır. Bunda Tay ve Urban adlı Arap boylarının Beydili’ye rahatsızlık vermesi de etkili olmuştur.

1714’de Mahalli İskan Fermanı’yla Boynuinceli oymağı;

    Aksaray, Sivas, Kırşehir, Konya, Karaman, Beyşehir, Kırşehir, Adana, Maraş, Niğde, Develi, Çankırı’ya yerleştirilmiştir.

       Boynuyoğunlu oymağı ise; İzmir-Tire, Adana-Yüreğir, Maraş-Andırın, Giresun, Gaziantep, Emirdağ, Bursa-İnegöl, Hatay-Altınözü’ne iskan edilmiştir.

Boynuinceli ve Boynuyoğunlu oymakları Osmanlı kaynaklarında Boz-Ulus’un içinde gösterilmiştir.  
      1898’de idari yeni yapılanma  gereğince Aziziye’nin  dört nahiyesinden birisi Manahoz Nahiyesi olup 11 köy buraya bağlanmıştır.Bu 11 köy, Boynuyoğunlu oymağına  mensuptur.

Bu açıklamalardan sonra Emirdağ yöresine iskan edilen Boynuyoğunlu Oymağı’nı ayrıntılı olarak ele alabiliriz:


BOYNUYOĞUNLU   OYMAĞI

Obanın Adı    Yerleşim Yeri    Oymağı
Büngeşik    Emirdağ Kazası    Boynuyoğunlu-Türkmen
Kadıkapısı (Kadıkuyu)    Emirdağ Kazası    Boynuyoğunlu-Türkmen
Kılıçlı        Emirdağ Kazası    Boynuyoğunlu-Türkmen-Yörükan
Kuyruklu    Emirdağ Kazası    Boynuyoğunlu
Safracık (Sığracık)    Emirdağ Kazası    Boynuyoğunlu-Türkmen
Kulak, Kulaklar, Kulaklı    Emirdağ Kazası    Boynuyoğunlu-Türkmen
Beğ (Bek)    Emirdağ Kazası    Boynuyoğunlu



BOYNUYOĞUNLU OYMAKLARININ OBALARI


1-    Kayışlı Bey Obas             
Bey
Safracık (Sığracık)
Geynik (Gökçeyaka)
Alibeyce
Manohoz- Menoğuz- (Gözeli)
Kılıçlı-Kavlaklı
Burun
Kulaklı

2-    Hacı Ali Bey Obası:                 
Bağlıca
Sarıkavak
Kuyruklu
Gedikevi
Arslanlı
Dikilikaya
Kırkpınar
Burunarkaç

3-    Telli Bey Obası:        
Kadıkapısı (Çifteler’e bağlı) (Kadıkuyu)
Büngeşik (Çifteler’e bağlı) (Çatmapınar)