AH EY ! (*)

  -Türkistan gecelerinden
                                beri yıldızlar toplarız
                                                  yeni düşlerimize-
 
Yol hevesini kanatlandırır baharın her sabahında
Atının yelesindeki rüzgâr ıslık olur dudağında
Mirastır son Oğuz nesline yeni fetihlere çıkmak
 Ve hep zorluklarda sınanır senin göçünün  gücü
 
Mayıs  gecelerinde göç türküleri çığrışır tozlu yolların
Yankısı çarpar hüzünle bir Emir Baba’ya bir Adaçal’a
 Suyu dinmiş Çayderesi’nin gözleri nemlenir
Tarih öncesi kederlerini akıtır uzak ırmaklara
 
Sırtına yüklenir bozkırın asırlık çileden yükü
Sensiz de doğar güneş mor dağların üstüne bunu bil
Hasretler uğurlar yoluna annelerin duasıyla
Ay yüzlü bir yavuklu ağlar ardından sevdasını karartıp
 
Emirdağ gündüzü doğuran gecenin son anındadır
Sitare getirir sana Yellibel’den yayla kuşları
Çiğillipınar bir tas su döker gurbete gidişine
Yeni ufuklardan yeni ümitler sağmaya durur hayâlin
 
      * Bozlak ve ağıtlarda nida

Add comment