Burhanettin Çil’in Bizim Sokakları

Ahmet UrfalıŞair Burhanettin Çil, şiirde ulaştığı başarıyı düz yazıda da yakalayarak hayatının arşivinden seçtiği anıları, edebi bir üslûpla okuyucularına sunup ‘’bu kubbede bâki kalan hoş bir sadâ ‘’ bırakıyor.

Çil, şairliğinden gelen duygusallığını ve duyarlılığını anılarına yansıtarak mâzide kalan olayları, izlenimleri ve eleştirileri ilgi çekici bir anlatımla okuyucularına sunuyor. Burhanettin Çil, geçen yıl yayımladığı şiir kitabına Bergüzar adını koymuştu. Bergüzar kelimesi; anmak için verilen hatıra, armağan, yadigâr anlamlarını taşımaktadır. Şair, bu kitabıyla, şiir dünyasından çok olumlu tepkiler alarak ‘’Bergüzar Şairi’’ tamlamasıyla anılır olmuştu. Şair; sevdiklerine ve okuyucularına şiirlerini bir armağan ve yadigâr olarak bırakmıştı. Bu defa Burhanettin Çil, anılarını topladığı ‘’Bizim Sokaklar’’ da sevdiklerine ve okuyucularına yeni armağan ve yadigârlarla sesleniyor. Bizim Sokaklar’ın girişine alınan dörtlük kitabın içeriği ve mesajı hakkında bilgi veriyor:
O eski sıcaklığı yok bizim sokakların,
Ah ü zârı dinmiyor asırlık konakların
Yanmıyor kandilleri kanatlı kapıların
Eski neşesi tadı yok bizim sokakların…
Bergüzar’ı değerlendirme yazımda ; ‘’ Burhanettin Çil’in şiiri; yaylada yazıda bir göç çığlığıdır, mayası naralarla yoğrulmuş. alnı akıtmalı tayların kişnemesi, karagöz kuzuların melemesi, bozca potukların bozulaması ile çiğdem kokulu dağ rüzgârlarının uğultularının Türkmence söylenmesidir.’’ demiştim.
Bu defa Bizim Sokakları okuyunca, Çil’in büyük bir ustalıkla kullandığı şiir dilini düzyazıya da aksettirdiğini gördüm. ‘’ Yaylada yazıda sere serpe yaşadım, minicik ellerimle ayaklarımla doğayı okşadım, gözlerimle aşılmaz tepelere , masmavi bulutlara binip dolaştım. Yağmuru, sulu sepkeni , çıvgını, fırtınayı boranı gördüm. Ardından altın rengi güneşin, bulutların başımı okşadığını gördüm. Islak çimenlerde kuzularla seviştim, oynaştım. Birlikte ana diye meledik, Koçların, keçilerin boynuzundan sakındık. Soğuk pınarlardan çağlayan derelerden birlikte sular içtik. Alıç ağaçlarından beraber meyvesini yedik. Gölgesinde efil efil esen yele karşı sere serpe uyuduk.’’ Şair Çil, şiirlerinde sergilediği edebi sanatları, düz yazılarında yaptığı betimlemelerle pekiştirmektedir. Bizim Sokaklar’ın Karacaören’de Hayat yazısında Şair Çil, betimlemedeki ustalığını bir kez daha ortaya koyar: ‘’ Al keçeli evimizi buraya kurar, harmanımızı işlerdik. Güneş bir hançer gibi girerken ufkun bağırına, akşam güneşinden karşı tepeler kızıllaşır, dağlar morlaşırdı. Serin serin eser, can verirdi poyrazı. Bir güzellik çökerdi bağa, bostana. Gelinler kızlar kuyu başına gelir, gün boyu dövende dönen hayvanlar ve sürüler sulanırdı.’’
Bergüzar Şairi Burhanettin Çil, Bizim Sokaklar’da mâzide bıraktığı ayak izlerini, bir geçmiş zaman gezgini gibi aramakta bazen buruk bozlaklarla söyleyerek ağlamakta, bazen palazlanan bir kuş sevinciyle mutlu nağmelerle şakımaktadır.
Çil, Bizim Sokakları kronolojik bir düzenlemeyle başlayıp bitiriyor. Yazar ; çocukluğundan başlayarak, başında kavak yellerinin estiği gençlik dönemini, iş hayatını, olgunluk çağını… ufuklu kültürel birikimi ve yazı yeteneğinin gücüyle ifade ediyor.
Ünlü Fransız yazar Andre Gide; ‘’anı yazmak ölümün elinden bir şey kurtarmaktır.’’ diyor. İşte, yazar Burhanettin Çil, ölümün elinden memleketine ait öyle güzellikleri kurtarıyor ki, bunlar gelecekte tarihçilerin, sosyologların ve Emirdağ sevdalıları tarafından adeta kutsal metinler gibi saygıyla okunacaktır.
Sevgili ağabeyim Burhanettin Çil ile aynı memleketin sosyal hayatından, kültürel yapısından gelen birisi olarak, Bizim Sokaklar gibi bir anıt eser meydana getirdiği için teşekkürlerimi arz ediyorum. Bu eser, sonsuzluğa emanet edilen anılarıyla hep yaşayacak, tazeliğini, diriliğini koruyacaktır.
Yazar, anılarını dürüst, samimi ve sorumluluk duygusunu ön plânda tutarak ortaya koymaktadır. Duygu ve düşünceler yazarın içtenliğini yansıtmaktadır.
Emirdağ’ın pek bilinmeyen sosyolojik ve tarihsel özellikleri Çil’in Bizim Sokakları’nda yeniden gün yüzüne çıkmaktadır. Bugün olgunluk çağına gelmiş hemşerilerin hayâl-meyal hatırladıkları konular, yazar tarafından araştırılıp gerçeği bulunarak yazıya dökülmektedir.
Burhanettin Çil; unutulmasına razı olamayacağı pek çok konu ve olayı okuyucularıyla paylaşarak tarihe bir not düşmektedir. Çaydere, Karacaören, Çarşı, yaylalar, Bademlik gibi mekânlar Çil’in kitabında bir yazar gözlemiyle yeniden hayat bulmaktadır. Emirdağ’ın yarım asrı aşan geçmişinden toplumsal kesitler verilmesi, ilçenin nereden nereye ulaştığının da bir belgeseli niteliği taşımaktadır.
Bizim Sokaklar, bir sohbet havası ve anlatımı içinde, konusu üzerinde bilgilendirme amacı taşımaktadır. Dili, yer yer sanatlı olmakla beraber yalın bir anlatımı vardır. Anlatım biçiminde ise tahkiye ( öyküleyici) metodu tercih edilmiştir.
Sevgili ağabeyim Burhanettin Çil’i Emirdağ kitaplığına gerçek anlamda bir anı eseri olan Bizim Sokaklar’ı kazandırdığından dolayı kutluyorum.

Add comment


Security code
Refresh