Ahmet UrfalıKış aylarında arkadaş gruplarının yaygın sohbet vesilesi olan arabaşının imlası konusunda farklı görüşler olmakla beraber doğrusunun ‘’ara aşı’’ndan geldiği kanaatimi belirtmek isterim. Arabaşı veya Arapaşı, Türkçe’de diftong (bitişik ikiz ünlü) bulunmayışıdır. Araya giren b veya p sesleri bu yüzden kaynaştırma sesi olarak türemiştir.
Arabaşının yaygın olduğu yörelerde söylenen iki deyişle söze girmek yerinde olacaktır:
“Canım ister bizim elin aşından
Bulgur pilavından arabaşından
Çorbasını yapsak tavuk döşünden
Oy bizim eller gidesim geldi
Anamın aşından yiyesim geldi”

“Arabaşı yaparsan hindiden,
Gelirim ikindiden.
Arabaşı yaparsan tavşandan,
Gelirim akşamdan.
Arabaşı yaparsan tavuktan,
Gelemem belki soğuktan.”

Arabaşı; Karaman, Konya, Kayseri, Yozgat, Kırşehir, Nevşehir, Mersin, Eskişehir, Çankırı, Kırıkkale, Kahramanmaraş gibi illerle, Emirdağ ve Sivrihisar gibi ilçelerde kış aylarında yapılan ve muhabbete, dostluğa, toplanmaya vesile olan, tarihi süreç içinden süzülüp gelerek yaşatılan kültürel bir mirastır.
Arabaşı, bir aş olmanın ötesinde kültürel bir değerdir. Bu aynı zamanda sosyolojik bir olgu olarak da karşımıza çıkar. Dostluğa, kardeşliğe, yardımlaşmaya, sevgi ve muhabbete vesile olan arabaşı, birlik-beraberlik göstergesidir. Türk kültüründe bu tür ziyafetlere şölen adı verilirdi. Şölenlerde yenilir, içilir, eğlence yapılır, oyunlar düzenlenirdi. Arabaşı, ziyafetleri şölenlerin günümüze gelen kültürel değerlerindir.
Arabaşının adının kaynağı üzerine her ne kadar Araplarla ilgi kurulsa da doğru olanın “ara aşı”ndan ünsüz türemesiyle meydana geldiğidir. Zira mantıksal olarak da arabaşı, uzun kış gecelerinde akşam yemeğinden sonra yutulan bir yiyecektir. Rivayet olunur ki, bir tarihte Emirdağ’a gelen Araplara, arabaşı ikram edilir.’’ Bu aş size ait.’’denir. Araplar, hep bir ağızdan: “Vallah, biz böyle aş bilmeyiz.” derler.


Karaman Beyliği zamanında bir Arap Emiri misafir olarak gelir. Kendisine ara aşı ikram edilir. Arap Emiri ara aşını o kadar beğenir ki bir daha geldiğinde yine ister. Bunun üzerine ara aşı adı, arabaşına dönüşür.
Arabaşının Araplarla ilgisinin olmadığının başka gerekçeleri de bulunmaktadır. Arap ülkelerinin sıcak olmasından dolayı, arabaşı hamurunun tutması için havanın soğuk olması gerekir. Arabaşının çorbası için derin tahta kaşık olması lüzumludur. Arap kültürünün kökeninde kaşık bulunmamaktadır. İnsanlara güzellik katan arabaşının adı değil tadıdır. Onun tadında; sosyal barış, birlik beraberlik, dostluk, dayanışma vardır.
Arabaşının kökeni hakkında değişik görüşler öne sürülmüştür. Kültür Bakanlığı, arabaşının Karaman’a ait olduğunu tescil etmiştir. Öte yandan Yozgat Belediyesi arabaşını Türk Patent Enstitüsü’ne tescil ettirerek kayda aldırmıştır. Hatta bu konuda Sivrihisarlı bir dostumla muhabbet ederken; biz arabaşının Sivrihisar’a mı yoksa Emirdağ’a mı ait olduğunu iddia ederken Karaman ile Yozgat’ın tescil işini hallettiğini söylemiştim.

Yemek Tarihi Uzmanı Nevin Halıcı, arabaşının Karaman’a ait olduğunu belirterek diğer Türkmen illerini buradan yayıldığını söyler.
Arabaşının 13.yüzyılda Karaman ve Dulkadir Beyliklerinde şölen aşı olarak yapılıp kitlesel katılımlarla yutulduğu belirtilmektedir. Günümüzdeki arabaşının toplu yutulduğunu göz önüne alırsak, şölen konusunun gerçekliği ortadadır. Pek çok il ve ilçenin toplu arabaşı şölenleri yaptığı bilinmektedir. Emirdağ’dan örnek verecek olursak, Emirdağ’da ve Emirdağlıların yoğun biçimde yaşadıkları Eskişehir, Afyon ve Belçika kentlerinde arabaşı şölenleri yapılmaktadır. arabaşı, kış gecelerinde hısım-akraba, eş-dost, arkadaş grupları arasında sıra gecesi halinde uygulanmaktadır.
Soğukların başladığı ekim, kasım ayından başlayan arabaşı sofrası kurma geleneği mart ayı sonuna kadar devam eder. Söz konusu zaman diliminde Emirdağlıların evlerinde arabaşı hiç eksik olmaz. Arabaşı, soğuk algınlığına karşı çok etkilidir.
Arap aşı eti; tavuk, hindi, kaz, keklik, bıldırcın, tavşan, kuzu gerdanı ve boyundan yapılır. Önce seçilen et haşlanır, et ve kemik birbirinden ayrılır. Etler elle didilerek has sarı buğday ununun kavrulmasıyla elde edilen çorbaya katılır. Arabaşı, çorba ve hamurdan oluşur. Arabaşının çorbası ve hamuru hamaratlık, ustalık, abılalık ister. Emirdağ’da bu işi abıla denilen kadınlar yapar. Özellikle hamurun kıvamını tutturmak herkesin harcı değildir. Arabaşının malzemesi çorbası için; et, su, salça, kırmızı biber, tereyağı, un, limon suyudur. Hamuru için ise; su, un ve tuzdur. Sivrihisar arabaşında, sade et suyu, et, hamur ve acı sos ayrı ayrı servis edilir. Arabaşı hamuru, büyük sinilere dökülür ve baklava dilimi biçiminde kesilir. Sininin ortasına çorba tası yerleştirilir. Çorba sıcak, hamur soğuktur. Arabaşı, ağzı geniş, ortası derin tahta kaşıkla ‘’curkadak’’yutulur. Şimdilerde ayrı kâseler kullanılmaktadır. Kaşığın içindeki hamuru çorba tasına düşürmek ceza gerektirir. İlk defa arabaşı yutacaklara gerekli tarifler yapılır. Arabaşı yutmak bittikten sonra çeşitli oyunlar oynanır. Sohbet, muhabbet edilir. Bir sonraki arabaşı için gün ve kişi seçilir.
Şimdi buyurun arabaşı yutmaya…