Ahmet Urfalıİstiklâl Savaşımızın ünlü Karakeçili Milli Alayı’nın kuruluş yeri Emirdağ’dır. Karakeçili Milli Alayı komutanı Arif Bey, bu ünlü alayı,Emirdağ’da Kaymakam Nuri Bey, Tahir Ünlü Efe ve diğer ileri gelenleri ile birlikte kurmuştur. Karakeçili Milli Alayı’nın ilk yaptığı işlerden birisi yörede eşkiyalığı önleyerek Kuva-yı Milliye’nin hakimiyetini sağlamak olmuştur. İzmir’in işgal edilmesi üzerine Aziziye’ye dönen Arif Bey, hemen Redd-i İlhak Cemiyetinin şubesini açmak üzere faaliyete geçti. Ege bölgesinde kurulan Redd-i İlhak Cemiyeti; Batı Anadolu Bölgesi’nin Yunanistan’a katılmasını önlemek için kurulan derneklerin genel adıdır. İlk önce Balıkesir Redd-i İlhak altında kurulan bu derneğin adı, Redd-i İlhak Hareket-i Milliye’ye çevrildi. İzmir’de de kurulan bu derneğin amacı, Batı
Anadolu’nun Türk olduğunu, Yunanistan’a verilmemesi gerektiğini, yayın yolu ve direnme hareketiyle anlatmaktı. İngilizlerle anlaşan Yunanlılar önce Batı Anadolu’yu işgal
edecek, ardından sözde bir halk oylaması yapıp,bölgeyi Yunanistan’a ilhak edecekti. Bu bakımdan Batı Anadolu halkı teşkilatlanarak Yunanlılara karşı direnişe başlamıştır. Arif Bey, bir taraftan Redd-i İlhak Cemiyeti’nin şubesini açmaya çalışırken, bir taraftan da Seyitgazi Askerlik Şubesi’ni basarak kuracağı Karakeçili Alayı’na silah temin etti. Hakkında tutuklanması için emir çıkarıldı. (23 Haziran 1919) Silahları aldıktan sonra Arif Bey; Kaymakam Nuri Bey, Müftü Sabri Efendi ve ilçenin diğer ileri gelenleri ile Karakeçili Alayı’nı kurdu. (Ağustos 1919)
Kuva-yı Milliye, fiili işgallere karşı asker-sivil milliyetçi/vatansever insanlar tarafından kurulan silahli milis birlikleridir. Bu birlikler; müfreze, milli müfreze, mücahidin,çete, alay ve tabur adlarıyla da anılır. Kuva-yı Milliye’nin asli görevleri arasında; düşmana karşı silahlı direniş yapmak, sabotaj düzenlemek, asker ve kanun kaçaklarıyla mücadele etmek, asayişi sağlamak, iç isyanları bastırmak, halkı düşmana karşı örgütlemek, askere iaşe ve teçhizat sağlamak bulunmaktadır. Kuva-yı Milliye, 15 Mayıs 1919’da kurulmuş, 2 Ocak 1921’de düzenli orduya katılmışlardır. Bu cümleden olarak Emirdağ’da Arif’in önderliğinde Kuva-yı Milliye’nin öncü birliği Karakeçili Milli Alayı, Ağustos 1919’da kurulmuştur. Arif Bey Ankara’yla yazışmalarında ‘Karahisar Havalisi Kuvay-yi Milliye Kumandanı Arif ‘ ünvanını kullanmıştır.

Arif Bey, Emirdağ halkına şöyle hitap etti:
“-Aziziyeliler! Memleketimizin içinde bulunduğu durumu size anlatmayı lüzumsuz addederim. Çünkü her şeyi sizlerde benim kadar biliyorsunuz. Düşmanın işgal ettiği beldelerdeki halkımızın hali pür-melallerini hepiniz tahmin edersiniz. O beldelerdeki insanlarımız yaşamak ve istiklallerini korumak uğruna kan ve ateş içinde çırpınıyorlar. Onların başına gelen bu felaket bizimde başımıza gelmeden tedbirimizi almak, teşkilatlanmak ve oradaki Müslüman kardeşlerimize yardıma gitmek bizim için en kutsal vazifedir. Yangını yerinde söndürmemiz icap ediyor. Manisa’ya kadar gelen bu kahpe düşmanın memleketi işgal etmesine göz mü yumacağız? Hayır, asla! Bu gün bütün memleket
ayağa kalkmıştır. Müdafa-yı Hukuk Cemiyetleri, Kuva-yı Milliye teşkilatları her tarafta milletimizin uyanık evlatlarının önderliğinde düşmanı yurdumuzdan atmak için büyük bir gayret içindedirler. Bu durumda bizler Karakeçili Türkmen Aşireti olarak elimiz koynumuzda bekleyecek miyiz?
Aziziyeliler; bugün ne gündür bir düşününüz. Bu gün her zamandan daha çok himmet, hamiyet ve gayret günüdür. Böyle bir zamanda herkes vatanın selameti ve kurtuluşu için varlığını feda etmelidir. Atı olan atıyla, katırı olan katırıyla, mavzeri olan, baraballumu olan, lüveri, altıpatları, kılıcı olan, neyi varsa alsın gelsin. Gelsin ki neyimiz eksik neyimiz fazla bilelim. Ona göre tedarikimizi yapalım.
Afyon’da başta Ömer Lütfi Bey ve Belediye Başkanı Halil Ağa olmak üzere bir avuç vatanperverin gayret ve himmetleriyle İngilizleri kaçırdık. Cephanesini ellerinden aldık. Geri kalanı yaktık. Şimdi sıra Yunan’a geldi. Dört kuraya giren gençle yarından itibaren bize teslim olsunlar. Evlerinizde verebileceğiniz çamaşır, ayakkabı, çorap ne verebilirseniz getirin.
Aziziyeliler, bu bölgenin Kuva-yı Milliye kumandanı olarak bir şey daha söyleyeyim. Benim bölgemde irtikap, rüşvet, gasp, hırsızlık, zina gibi kötü işler olmaması iktiza eder. Bunları irtikap edenler behemahal en ağır bir şekilde cezalandırılırlar. Bunu herkes böyle bilecektir.”
Birkaç gün içinde bütün Aziziyeliler, bütün mal ve can varlıkları ile bu harekete destek verdiler.
Karakeçili Alayı Afyon ve Eskişehir’de düşmana yönelik eylemler gerçekleştirdi. Kuva-yı Milliye’nin çevre il ve ilçelerde teşkilatlanması için gayret etti.
Alaşehir Kongresi’ne katıldı. Beypazarı, Bozkır ve Düzce isyanlarının bastırılmasında etkin rol oynadı.
Arif Bey, Karakeçili Alayı’nın teşkilatlanması ve hizmetleriyle ilgili olarak Mustafa Kemal Paşa’yla yazışmalar yapmıştır.
Atatürk, Nutuk’ta Anzavur ve Düzce İsyanları bölümünde Karakeçili Alayı’ndan bahseder: ‘’Bizim bu isyan bölgesine gönderdiğimiz kuvvetler şunlardı: İki tabur piyade, sekiz makinalı tüfek, iki sahra ve iki dağ topundan kurulu Yarbay Arif Bey Müfrezesi.’’
(Konuya devam edeceğiz.)