KANGAL

Komşum geçen yaz üç ay köyde kalmış.
Buraya dönerken bir köpek almış.
Esaslı köpekmiş, cinsi kangalmış.
Gerçekten çok şanslı itmiş it oğlu.

Aşısı yapılmış veterinerden.
Resmi evrak alıninca her yerden.
Uçak kargosuna yüklenmiş birden
Kendini buraya atmış it oğlu.

Kocaman bahçede dolaşmış gezmiş.
Rahatlık batınca, huzurdan bezmiş.
Yala alışık it mamayla azmış.
Sahibine bile çatmış it oğlu.

Ne boynu ip görmüş ne görmüş kazık.
Yutturmuşlar kangal diye ne yazık.
Bildiğin sokak iti kanı bozuk.
Komşumun canına yetmiş it oğlu.

İşin doğası bu kanlanmış biti.
Gönlünü çalınca bir kaniş iti.
Hiç dayanır mı yan bahçenin çiti.
Atlayıp bahçeden gitmiş it oğlu.

Kaniş süs köpeği bizim ki sokak.
Pislemedik ne ev koymuş ne mutfak.
Kapının dışına konmuş muhakkak.
Sokakta aç sefil yatmış it oğlu.

Komşum geçiyorken semtin parkından.
Çakma kangalı görünce yakından.
Belediye gelsin demiş hakkından.
Bir deri bir kemik, bitmiş it oğlu.

Yerinde ağırdır demişler her taş.
İster kangal olsun ister karabaş.
Şiire son versek biz yavaş yavaş.
N’ettiyse kendine etmiş it oğlu.
HAKİKİ KABAKÇI

Add comment