Milli Mücadele’de Emirdağ

Hits: 419

96. Şeref Günü Anısına

Emirdağ, Kurtuluş Savaşı’nda Yunan işgal kuvvetlerine karşı teşkilatlanarak direnen ve onların kovulması için silahlı mücadele başlatan ilk yerlerden biridir. Bu durum; Emirdağ halkının vatan sevdası, bağımsızlık tutkusunun genetik bir yansımasıdır. Çünkü devletin ve ülkenin en zor zamanlarında mücadeleye koşarak vatanseverlik simgesi haline gelmişlerdir.
Zira Emirdağlı;
Haydi gel deyince koşup gelirler
Haydi ver deyince coşup verirler

Sorgu-sual olmaz törede ilde
Asla isyan olmaz gönülde dilde
Cepheden dönenleri bağırlarına basarlar, dönmeyenler için “vatan sağ olsun” derler sessizce. Ülkenin her şehitliğinde mezarları, her cephesinde destanları vardır, Sarıkamış’tan Yemene, Sakarya’dan Dumlupınar’a…
Sevr anlaşması gereğince, aziz vatanın bütün bölgeleri işgal edilmeye başlanmıştır. Uzun süren savaşların neticesinde halk yorgun ve yılgın olmasına rağmen, yerel savunma örgütleri kurarak düşmanla mücadele etme kararlığını göstermiştir.
 Emirdağ’da da Kaymakam Nuri Bey ve ileri gelenler durumu değerlendirerek, örgütlenme ve mücadele kararı almışlardır.
İzmir merkez komutanı Yarbay Arif Bey’in Emirdağ’a gelişi ile çalışmalar daha da hızlanmıştır. Arif Bey, Emirdağ ve Afyon’da Redd-i İlhak cemiyetini kurarak faaliyete geçirmiştir.
Arif Bey, yanındaki subaylarla silah temin etmek amacı ile Seyitgazi askerlik şubesini basarak, aldıkları mühimmatla Bayat-Eğerlitepe’ye gelip Karakeçili Milli Alayını kurduğunu ilan etmiştir. Karakeçili Milli Alayı’na çevre illerden de gençler katılmıştır. Bu alay, çevrede asayişi sağlamış, Meclis tarafından görevlendirilerek pek çok isyanı bastırmıştır.
Ayrıca, Kurtuluş Savaşı komutanlarından Ali İhsan Sabis Paşa’nın Harp Hatıralarım adlı eserinde (Kasım 1951 Güneş Matbaacılık-Ank.) Emirdağlı’nın yiğitliğinin ve vatanseverliğinin anlatıldığı bölümler mevcuttur. Ali İhsan Paşa, Birinci Ordu komutanı olarak bölgemizde görev yapmış, Emirdağ’da konuşlanan 2. kolorduyu sık sık denetlemeye gelmiştir.
Yunan işgal kuvvetleri ile yapılan Eskişehir- Kütahya ve İnönü savaşlarından sonra milli ordu Sakarya’nın doğusuna taşınarak büyük hesaplaşmaya hazırlanmıştır. Yunan kuvvetleri Afyon ve Eskişehir’de konuşlanmıştır.
Orduya mali kaynak sağlamak, donatım ihtiyacını karşılamak için 7-8 Ağustos 1921 Tekâlif-i Milliye (Milli Yükümlülük) emri yayınlanmıştır.
Emirdağ, aynı zamanda Yunan ordusunu gözetlemek, ilerlerse savaşarak yürüyüşünü geciktirmekle görevli Albay Fahrettin ALTAY komutasındaki 5. süvari Grubunun merkeziydi. Fahrettin ALTAY, Emirdağ halkının tarihi kılıçları tekâlif-i milliye emirlerine uyarak, Kaymakamlığa teslim etmesinden son derece memnun olmuş, MM grubunun İnebolu’ya 3.000 adet mızrağı İstanbul’dan kendisi için gönderildiğini öğrenince daha bir mutlu hale gelmiştir. Ancak Afyon’daki 9. Yunan Tümeni ve Emirdağ’a doğru yola çıkmıştı. Diğer birlikler ise seferdeydi ve Fahrettin ALTAY’ın elinde sadece 500 süvari bulunmaktaydı. Akşama doğru yaklaşan Yunan tümeni yüzünden 5. süvari Grubu Emirdağ halkının gözyaşları ile ilçeyi boşaltmıştır. Yunan 9. tümenin komutanı Albay Kalinski olup, tümenin 12.500 mevcudu bulunmaktaydı. Yani Emirdağ’ı işgal edecek olan bu tümendi.

Yunan kuvvetleri Ankara’yı almak, böylece Milli Meclisi ve milli orduyu dağıtmak amacı ile 13 Ağustos 1921’de Eskişehir ve Afyon’da bulunan üslerinden harekete geçmiştir.

16 Ağustos 1921’de Yunan öncü birlikleri Yüreğil-Güneysaray ve Dişli-Özburun yönünden Emirdağ’a girmiştir. Müthiş bir kargaşa, belirsizlik içinde herkes kendi derdine düşmüştür. Bu arada Karakeçili Alayı mensupları komutanları Arif Bey’in bir suikast sonucu öldürülmesi üzerine dağılma noktasına gelmelerine rağmen, son bir gayretle bi şeyler yapmak istemekte, ancak düşmanın sayı ve silah olarak üstünlüğü çok belirgin olduğundan çete harbi için uygun zamanı ve şartı dört gözle beklemişlerdir. Ellerindeki silahları saklayıp halkın yaylaya doğru gitmeleri konusunda telkinlerde bulunmuşlardır. Bu arada Türk gözcü birlikleri Çatallı, Tez, Soğukkuyu, Belen ve Adaçal’dan düşmanın hareketini kontrol etmiştir.
Emirdağ’a giren düşman askerleri ev ev, sokak sokak arama yaparak Kuva-yi Milliye askerlerini esir alıp, büyük ve küçükbaş bütün hayvanları toplamışlardır. İşlerine yarayacak kağnı gibi araçlara el koymuşlardı. Her türlü tahıla, un gibi yiyecekleri bir araya getirmişlerdir. Fırınlara askerlerin yerleştirmişlerdir. İlçe merkezindeki bütün evler boşaltılmıştır. Dört gün boyunca karşı çıkanlar süngülenerek şehit edilmiştir.
Bolvadin üzerinden gelen Yunan kuvvetleri mühimmatını ve malzemesini bu evlere yerleştirmiştir. Yunanlılar Emirdağ’ı kendilerine bir lojistik merkezi yaparak, Sakarya’ya doğru ilerleyen ordusuna hem cephane, hem de yiyecek sağlayacaktı. Yunan kuvvetleri bütün hazırlıklarını ve yerleşmesini tamamladıktan sonra ilçede yeterince asker bırakarak hareketlenmiştir.
13 Ağustos’ta Afyon ve Eskişehir’den hareket eden Yunan ordusu 23 Ağustos’ta taarruza geçti. Şiddetli bir meydan savaşı başlamıştı. 10 Eylül’e kadar üstün Yunan güçlerine karşı destansı bir savunma sergilendi. 10 Eylül günü ise Başkumandan, taarruz emri veriyordu. Yunanlılar kaçmaya başladı. 13 Eylül'e kadar Sakarya’nın doğusunda tek bir Yunan askeri kalmadı. Böylece 22 gün süren meydan savaşı kesin zaferle sonuçlandı.
Dağılan Yunan ordusu düzensiz bir şekilde Afyon’a doğru kaçmaya başladı. Emirdağ’a tekrar girdiler. Köyleri ateşe verdiler. Emirdağ, Haymana ve Mihalıççık’ta 66 köyün tamamını yaktılar. 57 köy ise kısmen yakıldı. 22 Eylül 1921 günü Yunan ordusu Afyon’a doğru çekildi. Çeteler, saldırılar yaparak epey zayiat verdirdiler.
Sakarya Savaşının zaferle bitmesi üzerine Batı Cephesi karargâhı Akşehir’e alındı. Sivrihisar-Emirdağ-Bolvadin-Çay-Şuhut-Akşehir savunma ve taarruz hattı kuruldu. Akviran Köyünde 2. ordu emrinde, 2. ordu keşif kademesi kurularak, buna Akviran Müfrezesi adı verildi. Yine Emirdağ’a 2. kolordu ve 5. süvari grubu konuşlanmıştır. Çeteler, Karakeçili mensupları da düzenli orduda görev almışlardır.
Böylece Emirdağ 16 Ağustos 1921’de Yunanlılar tarafından işgal edilmiş, 22 Eylül 1921’de kahraman halkımız ve ordumuz tarafından kurtarılmıştır. İşgal 1 ay, 6 gün sürmüştür. Emirdağlı şehit sayımız 173’tür. TBMM tarafından 300’e yakın gazimiz “Gazilik Madalyası” ile ödüllendirilmiştir. Bolvadin, Sandıklı, Emirdağ ve Sincanlı da şehit edilen insan sayımız 572, esir sayısı 119, gasp edilen hayvan sayısı 36.594, el konulan iaşe 70.720 kile, angaryada çalıştırılanların sayısı ise 2.696’dır.
“Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri  ” narası dağlarda yankılanırken güneş parladı, sular duruldu, kurt-kuş sustu, uluların dillerindeki dualar sevinç gözyaşları ile yundu. Çocuk, dedesinin elini sıkıca tuttu, kucağına sığındı ve sordu; -Dede, düşman bir daha gelemez değil mi?  Dedenin gözleri uzakları taradı: -Bu, size bağlı oğul… dedi.

Kaynakça:
-Muammer KOCABAŞ, İşgal ve Direniş İst.
-Milli Egemenlik Sempozyumu-Afyon 7 Mayıs 1996
-Hamza EROĞLU, Türk İnkılâp Tarihi
-Fahri BELEN, Türk Kurtuluş Savaşı
-Atatürk, Nutuk
-A.Beden-Prof.Dr. İ.Kurtcephe, Türkiye Cumhuriyet Tarihi Alp Yayınları 2006
-Ali İhsan Sabis, Harp Hatıralarım Ank. 1951
-Turgut Özakman, Şu Çılgın Türkler
-Kurtuluş Savaşı Kronolojisi
-H.Edip Adıvar, Türk’ün Ateşle İmtihanı
-Ortak Yayın, A’dan Z’ye kurtuluş Savaşı ve Atatürk (3 Cilt)
-C.Atıf Kansu, Atatürk ve Kurtuluş Savaşı
-Nurdoğan Taşalan, Ege’de Kurtuluş Savaşı Başlarken
-Türk Devrimi ve Kurtuluş Savaşı, Genelkurmay Yayını
-M.Safi, Türk İstiklâl Harbi (Garp Cephesi)
-Türk İstiklâl Harbi (Batı Cephesi II. Cilt) Genelkurmay Yayını
-Ahmet URFALI Türkmen Destanı Emirdağ.

Add comment