İlçe Tarım Müdürlüğünden Süneye Biyolojik Mücadele

Gösterim: 2295

Süne Mücadeleİlçemizde süneyle biyolojik mücadele olarak 2008 yılında muhtelif tarihlerde 36.000 fidan dikilmek üzere köylerimize dağıtıldı. Bu gün ise süneye karşı mücadele amaçlı olarak Afyonkarahisar İl Tarım Müdürlüğü tarafından ilçemize gönderilen 300 kutu (avcı)yararlı böcek Tez,Ümraniye,  Büyüktuğluk, Bağlıca ve Topdere köylerinde araziye bırakılmıştır. Bırakılan köyler de zirai ilaç yapılmaması gerekmektedir.

Tarım alanlarına zarar veren süneyle mücadelede, doğanın dengesini bozan kimyasal ilaç yerine sünenin doğal düşmanı sineklerin kullanılacağı belirtildi. 
Zararlının erginleri, genel olarak toprak renginde, bazen siyah, kırmızımtırak, kirli beyaz ya da alacalı renkte olabilir. Vücut yassı ve oval, 10-12 mm uzunluğundadır. Erginler kışı uyuşuk halde, genellikle dağların yüksek yerlerinde geçirir. Buralardaki bitkilerin veya dökülmüş yapraklarının altlarına ya da yumuşak toprağın 2-4 cm  içerisine gizlenerek kışlarlarSünenin yumurta paketi

 
 Süne Nedir Zararları Nelerdir?

İlkbaharda havaların ısınmaya başlaması ile birlikte, uyuşukluktan çıkan kışlamış erginler, toprak sıcaklığı 15 oC’ye ulaştığında, hububat alanlarına doğru göç etmeye başlarlar. Göç, iklim koşullarına göre değişmekle birlikte, ilimizde genellikle mayıs ayının ilk haftasında başlamakta ve 1 ile 4 hafta içerisinde tamamlanmaktadır. Hububat tarlalarına göç eden kışlamış erginler, bir taraftan beslenirken, diğer taraftan da çiftleşmeye ve yumurta bırakmaya başlarlar. 1,5-2 ay içerisinde de faaliyetlerini tamamlarlar ve doğal olarak ölürler. Bir dişi bu süre içerisinde 80 kadar yumurtayı 5-6 defada bırakır. Uygun koşullarda bıraktığı yumurta sayısı 150’ye kadar çıkabilir. Yumurtalarını, genellikle, beslendikleri bitkilerin yapraklarının alt yüzeyine 12-14 adetlik 2-3 sıralı paketler halinde bırakırlar.

Süne

Yeni bırakıldığında filiz yeşili olan yumurtalarda 3-4 gün sonra kahve rengi noktalar belirir.

 

Bundan yaklaşık 1 hafta sonra kırmızı renkli çapa şeklinde bir leke oluşur ve yumurtanın rengi sarıya döner. Yumurtanın bu haline “çapa dönemi” denir ve bundan yaklaşık 5-6 gün sonra yumurtalar açılır, nimfler çıkış yapar.    Sünenin verdiği Zararlar       

 

Yumurtadan çıkan nimfler, genellikle 5-6 gün ara ile 5 gömlek değiştirerek 5 nimf dönemi geçirirler. İlk dönem nimfler beslenmezler. İkinci dönemde beslenmeye başlarlar ve dördüncü dönemden itibaren oburca beslenirler. Beşinci nimf döneminden sonra “yeni nesil erginler” ortaya çıkar. Bunlar, kışlama sırasında gerekli olan yağı depolayabilmek için hububatta 15-20 gün süreyle oburca beslenirler. Bu nedenle de yeni nesil erginler hububata çok zarar verirler. Havaların iyice ısınması ve hububatın hasat olgunluğuna gelmesiyle birlikte, yeni nesil erginler bulundukları tarlalardan daha yüksekteki hububat alanlarına göç etmeye başlarlar. Bu sırada belirli tarlalarda toplanarak kalabalık guruplar oluştururlar. Bu tarlalarda %100’e varan oranlarda zarar oluşur. Daha sonra havaların soğumaya başlaması ile birlikte kışlama yerlerine çekilirler.

 

 Sünenin hububata verdiği zarar derecesi ve şekli, zararlının yoğunluğuna,biyolojik dönemlerine, ürün çeşidine, fenolojik durumuna ve iklim koşullarına bağlı olarak değişir. Nimfleri ve erginleri, hortumlarını bitki dokusuna sokup bitki özsuyunu emmek suretiyle zarar oluştururlar. Kışlamış erginler bitkinin kardeşlenme döneminde hububatı kök boğazı üstünden emerek “göbek kurusu” zararını oluştururlar. Bu şekilde zarar gören bitki başak bağlayamazYine kışlamış erginler başaklanma dönemindeki bitkinin sapını emmek suretiyle “akbaşak” zararını meydana getirirler ki, böyle bitkilerin su ve besin iletimi kesildiğinden, başakları dane bağlayamaz (Şekil 6). Bitkilerin süt olumu döneminde, kışlamış erginler büyük oranda doğal ölüme geçmiştir. Ancak nimfler ve yeni nesil erginler, daneleri delip emmek suretiyle büyük oranda ağırlık kaybına neden oldukları gibi diğer taraftan sertleşen daneleri  yumuşatabilmek için salgıladıkları bazı protein parçalayıcı enzimlerle, gulitenini tahrip ederler. Özellikle protein miktarı düşük olan bazı buğday çeşitlerinde emgili danelerin oranı %2 dahi olsa, protein parçalayıcı enzimler aktif duruma geçtiğinden böyle buğdaylardan elde edilen unların ekmeklik ve makarnalık özellikleri büyük ölçüde kaybolur.

 

 

 

Bu zararlar üst üste konduğunda, 4. ve 5. dönem nimf ve yeni nesil ergin yoğunluğunun fazla olduğu yıllarda, mücadele yapılmaması durumunda % 100’e varan oranda zarar meydana gelebilmektedir. Sünenin kışlaklardaki yoğunluğunu ve buna paralel olarak bir sonraki yılda epidemi şiddetini önceden tahmin edebilmek için sonbahar ve ilkbaharda iki kez kışlak sürveyleri yapılır.

 

 

 

Kışlaklardan tarlalara inişlerin başlaması ile birlikte, tarlalardaki yoğunluğun tespiti amacıyla kaba ve daha sonra da kıymetlendirme sürveyleri, yumurtaların bırakılması ile birlikte yumurta parazitlenme sürveyleri ve yumurtalardan çıkışın maksimum seviyeye ulaşması ile birlikte de, nimf ve yeni nesil ergin yoğunluğunun tespiti amacıyla nimf sürveyleri yapılır. Tüm bu çalışmaların neticesinde elde edilen veriler değerlendirilerek mücadele yapılması gereken sahalar belirlenir.

 

 

 

Esas olarak süne mücadelesine 2. dönem nimfler görüldüğünde başlanır ve 4. dönem nimfler görülünceye kadar devam edilir. Bu süre yaklaşık 15 gündür. Ancak belirlenen bu süre içerisinde ilaçlama bitirilemediği takdirde 4. ve 5. dönemlerinde de ilaçlamaya devam edilebilir. Hububatta, verimin miktarı ve kalitesine olumsuz etki yapan bir diğer önemli zararlı da sünedir.

 

 

 

Bilindiği gibi süne mücadelesi, uzun yıllardan beri devlet mücadelesi şeklinde yürütülmektedir.

 
 

Zararlının biyolojisi gereği, genellikle ergin mücadelesinden ziyade, nimfe karşı mücadele uygulanmakta, kaba sürvey, kıymetlendirme sürveyi, yumurta ve nimf sürveylerinin sonuçlarına göre, hangi alanlarda mücadelenin uygulanacağına karar verilmektedir.


Comments are now closed for this entry