EĞİTİME YATIRIM YAPIN

Gösterim: 1906


Anvers Başkonsolosu Deniz Çakar göreve başladığı günden itibaren, sivil toplum örgütlerinin etkinliklerine cami ve dernek lokallerine haklimizin sorunlarını dinlemesi Türk insani ile bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadığını görmemiz bizlere Deniz hanımefendinin Türk ocağına davet etme cesareti verdi.

Karşılamada Kadın Kolları Başkanı Hülya Açıkel, Seher Mızrak (Demir), Nazik Öztürk, Güldan Sarı, Senatör Fatma Pehlivan ve Gent Belediye Meclis Üyesi İlknur Cengiz’de hazır bulundu.

Seher Mızrak’ın sunumuyla başlayan konferans, Başkan Hülya Açıkel’in konuşmasıyla başladı. Başkan Açıkel yaptığı selamlama konuşmasında davetlilere ‘hoş geldiniz’ diyerek sözlerine şöyle devam etti , “ Kısa bir süre önce kurulan yeni dernek yönetimimin bu ilk faaliyetinde değerli Başkonsolosumuz Sayın Deniz Çakar hanımefendiyle sizleri buluşturmaktan dolayı şahsım ve yönetim kurulu arkadaşlarım adına çok mutluyum. Sayın başkonsolosumuz bizleri kırmayarak programımıza teşrif etmişlerdir. Kendilerine çok teşekkür ediyoruz. Kendisinden istifade edeceğiz. Katılımlarından dolayı Sayın Fatma Pehlivan ve Sayın İlknur Cengiz ve siz değerli konuklarımıza teşekkür ediyoruz. Yönetim Kurulu olarak bu gibi faaliyetleri sık sık yapmayı düşünüyoruz. Amacımız hem kültürel değerlerimizi korumak hem de bulunduğumuz güzel Belçika’ya daha iyi uyum sağlamaktır “ dedi.

Daha sonra konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıkan Başkonsolos Deniz Çakar, konuşmasında davetlilere: Eğitim, dil konusu ve uyum  başta olmak üzere kadının yaşam içerisindeki yaşadıkları sorunlar ve çözümler konusunda önemli mesajlar verdi.

Başkonsolos Çakar, « Ben öncelikle daha çiçeği burnunda olan bu dernek üyelerini kutluyorum. Yaklaşık iki hafta içerisinde oluşan bir derneğin bu güzellikte bir etkinliği kısa bir sürede gerçekleştirmesini çok başarılı buluyor ve kendilerini sizlerin huzurunda tebrik ediyorum. Gent Türk Ocağı bundan 15 gün önce bana ziyarete geldiler. Beni bir konferans için davet ettiklerinde ‘Kadın Kollarının olup olmadığını’ sordum. ‘Oluşturacağız’ dediler. Ben de « oluşturun davetinize katılacağım » demiştim. Gent Türk Ocağı Yönetim Kurulu sözünde durarak kısa sürede Kadın Kollarını oluşturarak bu gün bu etkinliğine onların organizesiyle yapmaktalar. Kendilerini kutluyorum. Sizleri böylesi coşkulu bir şekilde görmek beni mutlu etti. Ben halkla buluşmayı vatandaşların ayaklarına kadar giderek onlarla tanışıp, sorunlarını birebir dinlemeyi kendime ilke edindim. Bunu sürdürmeye devam ediyorum. Daha bir kaç gün içerisinde Anvers bölgesinde etkinliklere katılmaktayız. Ben vatandaşımın elini tutup yüzünü görmek istiyorum. Hani derler ya « her yiğidin bir yoğurt yeyişi vardır » diye işte benimde çalışma  prensibim budur. Saygıdeğer hanımlar, sizlere öncelikli olarak vermek istediğim mesaj eğitimdir. Eğitim her şeyin başıdır. İyi eğitimli toplum her zaman saygın bir imaja sahip olur. Ailede Anne çok önemli. İlk Eğitim ailede başlar. Kendinize olan özgüveni hep canlı tutun. 10,2 milyonluk Belçika’da 200 bin nüfusuyla kuvvetli bir Türk toplumu var. Sizler hem toplumumuzun hem de ülkemizin Avrupa’daki öncülerisiniz. Kültürüne sahip, Uyumlu,Eğitimli, temiz ve çalışkan bir Türk toplumu her zaman her yerde saygın olur. Kendinizi bu şekilde yetiştirim çocuklarınıza sahip çıkın onlarla ilgilenin. Okul Aile Birliklerine katılın. Dil öğrenin çocuklarınızı yüksek okullara gönderin. Eğitime yatırım yapın. İyi eğitimli çocuklar hem kendi geleceklerini kurarlar, hem de toplumu geliştirirler. Bu gün aramızda Senatörümüz var Meclis Üyemiz var ne güzel. Ancak bunlar yetmez daha çok nitelikli ve kariyer sahibi olmuş insanlarımıza ihtiyaç var. Bununda yolu Eğitimdir. Dil öğrenin hem kendi dilinizi hem de bulunduğunuz ülke dilini muhakkak öğrenin. Türkçe Öğretmenlerimiz var. Onlara yardımcı olun. Nasıl yardımcı olmalıyız diyeceksiniz. Çocuklarınızı kendi dil kültür ve tarihini öğrenmeleri için öğretmenlere gönderin. Unutmayınız çocuklarınızın her biri bir cevherdir. Bu cevherlerin farkına varın. Unutmayınız siz iki kültürlü toplumun unsurlarısınız. Bu iki kültürlü olmanın avantaj ve dezavantajları vardır. Ancak iyi bir eğitim her iki kültürdeki dezavantajları avantaja çevirebilir.  Bayanlar olarak yaşamın içerisinde yer alın. Boş vakitlerinizi sivil toplum kuruluşların etkinliklerinde değerlendirin. Türk el sanatları el işlerini Belçikalı dostlara öğretin onlarla kontak kurun bu tür yakınlaşmalar birbirinizi anlamakla beraber dil öğrenmede pratik anlamda da katkı sağlar. Kültürünüzü onlara anlatın tanıtın. Konsolosluk olarak kapımız sizlere her zaman açıktır. Yapacağınız etkinliklerde ve sorunlarınızda bizleri arayabilirsiniz. Bu güzel programı tertipleyenlere ve siz değerli katılımcı bayanlara çok teşekkür ediyorum » dedi.

Senatör Fatma Pehlivan, iki kültürlü bir toplumda yetişmenin zorluklarını ancak azimli bir çalışmayla açılabileceğine vurgu yaptı. Pehlivan « Ben aranızda yetişen ilk gelen ailenin bir evladıyım. Biz hem kendi dilimizi ve eğitimimizi hem de vatandaşı olduğumuz Belçika dilini ve en yüksek eğitimlerini alarak bu gün siyaset yapıyoruz. Ben de eğitime ve uyuma önem veriyorum. Her fırsatta da bunu telkin ediyorum. Hem kendinizi eğitin, hem de evlatlarınızı güzel yetiştirin » dedi.

Meclis Üyesi İlknur Cengiz’de kendi yaşamından kesitler sunarak, « Ben 14 yaşında babamın öğretmen olarak buraya gelişiyle gelmiştim. Bir türlü Belçika’ya ısınamıyordum. Zaman zaman Türkiye’ye gittim geldim. Burada kalmam gerektiği ve buraya alışmam lazım diyerek kendimi şartlandırdım. Bunun içinde okumam iyi bir eğitim almam gerek dedim kendime. Azmettim daha dün ‘Öğretmenlik belgemi’ aldım mutluyum. Bazı okullar çocuklarınızın zeka seviyesini ileri sürerek, onları yanlış yönlendirmekteler. Bu tür yönlendirme benim içinde yapıldı. Ancak ben dinlemedim okudum iyi bir eğitim sürecini tamamlayarak bu gün eğitmen oldum. Dün beni geri zekalı muamelesine tabi tutan hocalarımın çocuklarına ben ders vereceğim . Onların bu gün utandıklarını görüyorum» diyerek azmin önemine vurgu yaptı.

Daha sonra sırasıyla Üniversite öğrencisi Behice Atak, Üç üniversiteli annesi Ayşe Karanfil, Üniversite öğrencisi Tuğba Atak, Fadime Yılmaz yaptıkları konuşmalarda eğitim konusuna önem verilmesine katıldıklarını bu konuyla ilgili olarak kendi yaşadıklarını davetlilerle paylaştılar.

Konferans Türk mutfağından verilen yiyecekler ve ’14 Şubat Sevgililer Günü’ nedeniyle verilen güllerle son buldu.

Gent Türk ocağı Kadın kolları Yönetimi

Comments are now closed for this entry