Kilim

Gösterim: 2194

Istar ağacında kilim dokudum

Kilimi başında türkü okudum

İç içe giydirdim rengi deseni

Her rengin içine sevgi dokudum.

Gönül okudum.

 

İpi kulaç ettim dalbara astım,

Sonra menik ettim kalbura bastım,

Bindallı kilimi dokumak kastım,

Iydım ilmeğine sevgi dokudum.

Gönül okudum.

Karşıma asıpta süzdüm örneği,

Elimde girgene dizdim örneği,

Mektup yazar gibi yazdım örneği,

Motifin üstüne sevgi dokudum.

Gönül okudum.

 

Birisi seleser, biri oymalı,

Biri koç boynozu, biri burmalı,

Sol yanı yelenli, sarı sırmalı,

Aynalı kilime sevgi dokudum.

Gönül okudum.

 

 

Çuhaya eşledim mor kadifeyi,

Türküde söyledim al Fadime’yi,

Nice nağmelerde buldum sevgiyi,

Ezgiye ram ettim sevgi dokudum.

Gönül okudum.

 

Çomçalı kilime çektim tilifi

İmece getirdim komşu Elif’i,

Kara döşemeye ördüm zilifi,

Kirkitin ucunda sevgi dokudum.

Gönül okudum.

 

Erişin ucuna tuttum kücüyü,

Yanıma çağırdım gelin bacıyı,

Hele bir çağırın karlı sucuyu,

İçtim karlı sudan sevgi dokudum.

Gönül okudum.

 

 

Istar: Kilim dokunan tezgah

Kulaç: Kilim ipinin boyanmaya hazır olan hali

Dalbar: Çamaşır vesaire sermek için bir yerden bir yere gerilmiş ip

Menik: Küçük parçalar halinde iplerin eriş arasına geçecek şekilde hazırlanışı

Bindallı –(mindallı): Kilimin model adı

Iymak : Kilim ıymak ilk hazırlık tezgaha geçmeden önceki hali

Girgene: Kilimi dokuyan demirden yapılmış alet.

Seleser, oymalı,  koçboynozu, aynalı, çomçalı bunlar kilimlerin model adları.

Tilif : Motiflerin kenarına çekilen ince sürmeli çizgi, zilif Genç hanımların yanağının üstüne süsledikleri saç parçası (zülüf)

Yelen: Yüklük kilimlerinde bir tarafına özellikle konulan farklı bir model

Kirkit:  Girgeneden daha büyük, ucu tarak gibi olan, demirden yapılmış kilim dokumaya yarayan bir alet.

Çuha: Giyside kullanılan kumaş, siğ giyside bir parçaya verilen isim

Kücü: İp ağacında önemli bir yer tutar, ıygılanmış eriş kücülenmeden dokumaya hazır olmaz.

Karlı su: bir zamanlar buzdolapları yoktu. O günlerde ağustos sıcağında bazı kimseler Emirdağ’dan eşeklerle kar getirip heybelerde saman içinde muhafaza edilerek bu şekilde suyu soğutmak amaçlı kar satarlardı, çokta alıcısı bulunurdu.

Kilim dokurken rengarenk kadife elbiselerimizi giyerdik, Emirdağ’da ellili yıllarda al Fadime’m türküsü pek meşhurdu, hem dokur hem söylerdik.  Kilim başında Emirdağ türküleriyle ezgilenirdik. O yıllarda televizyon yoktu, radyo çok nadirdi biz kulaktan kulağa aktarılan türküleri söylerdik. O türkülerden şimdilerde meşhur olanlar var. Harmana sererler sarısamanı, Al Fadimem, Emirdağlarına kara gidelim, Emirdağ’la şu Urfa’nın arası, Gacerli çeşmesi gibi daha pek çok Emirdağ türküleri günümüzde söylenmektedir.

 Rabia BARIŞ

Add comment


Security code
Refresh