Şükrü TÜRKMEN ‘Suvermez diyorlar, o benim yurdum/Ne adı duyuldu ne ben duyurdum/Hasretine yandım hayaller kurdum/Ah edip sızlamak neyime benim/Kazın mezarımı köyüme benim’ diye başlayan ‘Vasiyetimdir’ şiiriyle giriş yapıyor kitabına ve ön sözde özetle ‘Fırtınalarla boğuştuğumuzun kimse farkına varmasa da gemiyi limana getirdik.’ diyor.
ESOGÜ Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Osman KÖKSAL’ın, bendenizin, Anadolu Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Aydın Ziya ÖZGÜR, Anadolu Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Şemsettin EDEER ile Burhanettin KORKMAZER’in sunuş yazıları ile devam ediyor kitap.
Prof. Dr. KÖKSAL ’Türk Maarifinin bu yorulmaz, usanmaz, yaşlanmaz emekçisi, köyüne dair ulaşabildiği, temin edebildiği bilgi ve vesaiki titiz bir mesaiyle tevhid edip köyünün, köylülerinin, irfan dünyasının nazarına sunuyor eseriyle. Daha önce mensubu olduğu “Çavuşzadeler” üzerine bir sülale tarihi çıkaran Türkmen’in bu yeni çalışması, sadece tarihî kronolojiye yakasını kaptırmış yalın ve kuru bir “köy tarihi” değil elbet. Kitapta, köyde yurt tutup tavattun edegelen “Muslucalu Aşairi” mensubu yağız Türkmenlerin her birinin ismi, aile elkabı, şeceresi, hatta bulunabildiği ölçüde fotoğrafları da mevcut. Onların sevinçleri, hüzünleri, adetleri, töreleri; bütün bunları dile, söze düşürdükleri analarının ak sütü kadar temiz ve berrak lügat zenginlikleri de burada. Dolayısıyla eser, Suvermez’e, Suvermezlilere münhasır bir Ensap Tarihi, Sosyo-Kültürel Tarih zenginliği de barındırıyor.’ diyerek özetliyor düşüncelerini.
Prof. Dr. ÖZGÜR ‘Günümüzde yerel tarih ve aile tarihi konusunda yapılan çeşitli araştırmalarla bireyler nereden geldiklerini, geçmişlerini, kim olduklarını ve soylarına ilişkin çok önemli bilgilere ulaşmaktadırlar. Suvermez Köyü adlı kitap da Emirdağ’ın en köklü köylerinden birisi olan Suvermez’in hem tarihini farklı bir bakış açısı ile ele almakta hem de köyde tarihsel süreç içinde yaşamış ve halen yaşayan tüm ailelerin soyağacını açık bir şekilde sergilemektedir. Eline sağlık Şükrü Türkmen, köyümüzü ve ailemizi bize yeniden tanıttığın, kaybolmaya yüz tutmuş değerlerimizi bize hatırlattığın için.’diye belirtiyor kanaatini.
Sayın EDEER de ‘Türküleriyle neşelendiğimiz, ağıtlarıyla kederlendiğimiz, bizler için canını seve seve feda eden o yiğit şehitlerimizle gurur duyduğumuz Suvermez Köyü’nde, sülalelerin şecerelerini ortaya koyan ve günümüze kadar olan uzantılarını araştıran bu yapıt Suvermez Köyü ile uzaktan ya da yakından ilgisi/bağı olan herkes için bir danışma kaynaklığı görevini yerine getirecektir.’ diyor.
Köydeki otuz beş sülale ve sülalelerin gelişim süreci ve birbiriyle ilişkileri işleniyor kitapta. Değişik cephelerdeki on dört şehidimizin künye kaydı var kitapta. Sülaleler işlenirken kendi sülalesiyle ilgili olarak kişilerin yazı yazması ve kaybolmaya yüz tutan ağıtların ilgilisi altına yazılmış olması kitaba ayrı bir renk katıyor. Suvermez türkülerinin ardından Haziran 2015 itibarıyla rahmetli olanlardan ulaşılabilen 482 kişinin fotoğrafı ‘Rahmetle Andıklarımız’ bölümüyle kitap sonuna ekleniyor. 1950 yılından bu yana köy muhtarlarının kayıtlarına ulaşılmış. Kitapta Emirdağ’da yetişen ilk müftünün, ilk Profesörün, ilk öğretmenin, ilk Avrupa şampiyonu milli sporcunun, ilk kaptanın, ilk hâkimin Suvermezli olduğu belirtiliyor.
Kapak tasarımını Adnan Durmaz; düzenlemeyi Özcan Türkmen yaptı. 432 sayfadan oluşan kitap 1. Baskı Temmuz 2015’te Öz Baran Ofset /Ankara’da basıldı.( ISBN: 978-605-65776-0-4)
“Hüdavendigar Salnamesi, 1185 (Miladi 1674) yılına ait Emr-i Humayun (Kutlu Emir/Ferman) ve 1870 yılı Vilayetler Salnamesi ile Hüdâvendigâr Vilayeti Salname-i Maarif (1317/1318)’teki Suvermez köyü, kitaba yansıtılmış. Köyün meslek dökümü kitapta etraflıca belirtiliyor.
Kitabın dağıtımı ve tanıtımı 18 Temmuz 2015 saat 18:oo’da (Bayramın ikinci günü) Suvermez’de yapılacaktır. İlgi duyanlar köy muhtarlığı’nın misafiri olacaktır.