Ulaşım
Ulaşım
Emirdağa Ulaşım
Konaklama
Konaklama
Nerede Kalınır
Nerede Yenir
Nerede Yenir
Yemeklerimiz
Yemeklerimiz
Tarihimiz
Tarihimiz
Emirdağ Spor
Emirdağ Spor

Ahmet Urfalı‘’Bizim Eller’’ sözü sılayla gurbet arasında kalmış insanların ruh ve gönül burkuntularının hasretliklerle dolu bir ifadesidir. Bu ifadede anılar, derin iç çekişlerle bazen gözlerde yaş, bazen dudaklarda türkü, bazen de kalplerde söz olur.
Gurbet, karşılığını sılada bulur. Zira gurbet ve sıla birbirine zıt iki kardeştir. Gurbet insanlarının özlem ve hayâlleri sılaya doğrudur. Çünkü sılada maddeden çok manevi anlamda çok şey bırakılmıştır. Sıla, bağ ve ilişki anlamındadır. İnsanın doğup büyüdüğü, yaşadığı, kültürel ortam olan sıla, mahalleden başlayarak bütün vatanı içine alır. Kişi vatan dahilinde memleketini, yurt dışında ise vatanını özler. Aile ocağı, hısım akraba veya doğup büyülen yerler, vatan, memleket gurbet insanın burnunda tüter. Sıla, bir bakıma vuslat arzusu olup insanın farklı hastalıklara düşmesine de sebep olabilir. Gurbetteki insanın dilinden düşürmediği söz; ‘’Kendim gurbet elde, gönlüm sılada.’’ dır.
Baharda sıla daha bir güzeldir. Saba rüzgârı sılaya çağırır insanları, kır çiçekleri yolları gözlemeye başlar, serin derelerin soğuk suları hasretlik yangınını söndürmeye hazırlanır. Gurbet akşamlarında, sıla hatıra düşünce; hasret ateşi yürekte kor olur. Kuşlar yurduna yuvalarına dönerken, kanat çırpışlarına iç geçirilir. Suya inen akşamlar, daha bir kasvetlidir.


Abdil Göktekin, gurbette yaşayan bir şair olarak duygularını dizelerle okuyucusunu gurbet-sıla ikileminde sunmaktadır. Ondaki şair duyarlılığı, sıla özleminin özlü duyuşlarıyla gönüllere seslenmektedir:
‘’Kurudu bağım sulamaya yetmez elim
Ünleye ünleye tutuldu dilim
Yazar çizer usanmaz Abdil’im
Tüter oldu burnuma bizim eller’’
Abdil Göktekin’in ‘’Bendeki Sen’’ şiir kitabını değerlendirme yazımda şunları söylemiştim:’’ Şair Abdil Göktekin’in şiirlerini okuduğumda engin bir gönlün coşkusunu, hüznünü, sıla, vatan sevgisini, gurbetin kahrını, hasretlerini ve sonu hüsranlarla biten aşklarını gördüm. Onu en iyi anlatan ifade, yine kendisine ait bir söz olarak karşımızda dururken duyuşun ve deyişin doruklarına doğru kanatlandım: ‘’Gurbet elde bir yaban gülüyüm.’’ Onun bu sözü beni maveraî duygular içinde çocukluğumda yaşadığım yayla mevsimlerine alıp götürdü.’’
Göktekin, ‘’Bizim Eller’’ şiir kitabında da duru Türkçe’nin görkemli sesini Avrupa’nın ortasından bütün dünyaya seslenmektedir. Sadece kendi soydaşları için değil, Belçika’da yaşayan bütün insanlara Türk’ün kültürel değerlerini ifade ederek gerçek anlamda bir tanıtım da yapmaktadır. Kültürler arası etkileşim sayesinde toplumlar birbirini daha iyi tanıma imkânı bulmaktadır.
Şair, ‘’Bizim Eller’’ de yerelden ulusala, ulusaldan evrensele ulaşmanın yolunu bularak memleketinin güzelliklerini kendi üslubuyla yansıtmaktadır.
‘’ Yükledim göçü Anadolu’dan Avrupa’ya
Gün be gün artar hasretim sılaya
Göremez oldum önümü ağlaya ağlaya
Tüter oldu burnuma bizim eller.’’
Göktekin, vatandan ayrılmanın acısını içinde her zaman taze tutmuş, bu yara onda kabuk bağlamamıştır. O, tıpkı Yahya Kemal’in;
‘’ Ölmek kaderde var, bize ürküntü vermiyor;
Lâkin vatandan ayrılışın ıztırâbı zor.’’ beyitindeki duyguyla özdeş bir anlayışa sahip olmuştur.
Göktekin, şiirlerinde çokça konu ettiği vatan sevgisini şahsen bir sıla-rahim yapmak olarak algılıyorum. Şairin gönül dilinden düşürmediği bu kara sevda, her dillenişinde memleketin dağını ovasını, taşını toprağını bir derviş edasıyla ziyaret etmektedir.
Göktekin’in şiirini, Türk halk şiirine yakın bir duruşta görmekteyim. Bu görüşüm, halk şairlerimizin ‘’gurbete çıkmak’’ kavramıyla da ilişkilidir.
Halk şiiri geleneğinde belli bir olgunluğa erişen şair, sazını omzuna alarak gurbete çıkar. Gurbetin garipliği insanı olgunlaştırıp hüznünü artırır. Sıla hasreti, duyguların yoğunlaşmasına sebep olur. Böylece halk şairi, şiirini zenginleştirir, yeni güzelliklere kapı aralar. Eski zamanlardaki haberleşme imkânlarını düşünülürse halk şairinin durumu daha iyi anlaşılacaktır. Göktekin, gurbete çıkmayı genç yaşında gerçekleştirmiş, şiirini bu yönde geliştirmiştir.
‘’Bizim Eller’’ kavramı, memlekete bağlılığın Abdil Göktekin’in dilinde tam da yerini bulmuş, vatan hasreti çeken insanların duygularına tercüman olmuştur. Sanatçının görevi; yaşadığı çağın aynası olmak, maşeri şuuru içselleştirerek anlatabilmektir.
Abdil Göktekin’i kültürümüze yeni bir eserle katkı sağladığı için kutluyorum.
‘’Bizim Eller’’ burnumuzda tüten memleketten yeni haberler, yeni sesler, yeni duyuşlarla gönül evimizde saygın bir konuk olarak yerini almıştır.
Şiir yolunda oluşturduğun güzellikler daim olsun sevgili Abdil...