EĞİTİME FARKLI BİR BAKIŞ
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler

Öğretmen: Yetenek Avcısı, Gönül Mimarı ve Geleceğin Rehberi
1. ÖĞRETMENLİK: BİR MESLEKTEN DAHA FAZLASI
Öğretmenlik, yalnızca bilgi aktarmak, ders anlatmak ve öğrencileri sınavlara hazırlamak değildir. Öğretmenlik; bir insanın hayatına dokunmak, içindeki cevheri keşfetmek, düşünce dünyasını zenginleştirmek ve geleceğine yön vermektir. Sabır, sevgi, özveri, bilgi ve büyük bir sorumluluk gerektiren bu meslek, toplumların geleceğini şekillendiren en önemli görevlerden biridir.
Bir öğretmenin sınıfta söylediği bir söz, gösterdiği bir ilgi, öğrencisine duyduğu güven veya uzattığı yardım eli, bazen bir insanın bütün hayatını değiştirebilir. Bu nedenle öğretmenlik, yalnızca bir geçim kaynağı olarak görülmemeli; anlamı, değeri ve sorumluluğu yürekten hissedilmesi gereken kutsal bir meslek olarak benimsenmelidir.
2. HER ÖĞRENCİ BİR CEVHER, HER ÖĞRETMEN BİR YETENEK AVCISIDIR
Her öğrencinin içinde keşfedilmeyi bekleyen bir yetenek, geliştirilmesi gereken bir yön ve gerçekleştirmeyi hayal ettiği bir gelecek vardır. Kimi matematikte, kimi edebiyatta, kimi sporda, kimi sanatta, kimi teknolojide başarılı olabilir. Bazı öğrenciler düşünceleriyle, bazıları el becerileriyle, bazıları iletişim yetenekleriyle, bazıları da olaylara farklı açılardan yaklaşmalarıyla öne çıkar.
Öğretmenin asıl görevi, her öğrenciyi aynı kalıba sokmak değil, her birinin içindeki cevheri keşfetmektir.
İşte bu nedenle öğretmenler birer yetenek avcısıdır. Öğrencinin henüz kendisinin bile farkında olmadığı özelliklerini görmeli, ilgi alanlarını keşfetmeli ve yeteneklerini geliştirebileceği fırsatlar oluşturmalıdır. Öğrencinin başarısız olduğu alanlara odaklanıp onu yargılamak yerine, başarılı olabileceği alanları belirleyerek özgüvenini
Öğüt Veren Çok, Örnek Olan Az!
- Ayrıntılar

Sözle Değil, Duruşla; Nasihatle Değil, Yaşayışla İnsan Olmak…
İnsanlık tarihi boyunca nice sözler söylendi, nice öğütler verildi, nice kitaplar yazıldı. Doğruluk anlatıldı, adalet savunuldu, merhametten bahsedildi, vatan sevgisi dile getirildi. Fakat bütün bu sözlerin arasında değişmeyen bir gerçek vardı: İnsanlar, kendilerine söylenenlerden çok, karşılarında gördükleri örneklerden etkilenirler.
Çünkü söz kulağa ulaşır, davranış gönle dokunur. Nasihat bir an düşündürür, güzel bir örnek ise ömür boyu iz bırakır. Bugün toplum olarak belki de en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, bize sürekli ne yapmamız gerektiğini anlatan insanlar değil; doğruluğu, dürüstlüğü, adaleti, merhameti ve vefayı hayatıyla gösteren insanlardır.
Herkes dürüstlükten söz edebilir. Peki, çıkarı söz konusu olduğunda dürüst kalabilen kaç kişi vardır? Herkes adaleti savunabilir. Peki, kendi yakınıyla başkası arasında tercih yapmak zorunda kaldığında adaletten ayrılmayan kaç insan vardır? Herkes vatan sevgisinden bahsedebilir. Peki, kendisine emanet edilen görevi hakkıyla yerine getirerek ülkesine hizmet eden kaç kişi vardır?
Asıl mesele, güzel sözler söylemek değil; söylediğimiz güzel sözlerin hakkını verebilmektir. İşte bu yüzden tarihimize, inancımıza ve kültürümüze yön veren büyük şahsiyetleri yalnızca anmakla yetinmemeli; onların hayatlarından, mücadelelerinden ve insanlığa bıraktıkları değerlerden ders çıkarmalıyız.
PEYGAMBER EFENDİMİZ: SÖZÜN VE DAVRANIŞIN BÜTÜNLÜĞÜ; İnsanlığa örnek olmanın en yüce ölçülerinden biri, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatında görülür. Kur’an-ı Kerim’de, Ahzâb suresinin 21. ayetinde, Allah’ın Resulü’nün müminler için güzel bir örnek olduğu bildirilir. Bu ayet, örnek olmanın yalnızca söz söylemekten ibaret olmadığını; ahlak, davranış ve hayat anlayışıyla insanlara yol göstermeyi de kapsadığını hatırlatır. Peygamber Efendimiz, doğruluk ve güvenilirlikle tanınmış, insanlarla ilişkilerinde merhameti, sabrı, adaleti ve emanete bağlılığı esas almıştır. Onun hayatında söz ile davranış arasında bir bütünlük vardır. Bir insanın gerçek karakteri, yalnızca kendisine saygı gösterenlere nasıl davrandığıyla değil; güçsüzlere, ihtiyaç sahiplerine, kendisinden farklı düşünenlere ve yardımına muhtaç olanlara nasıl davrandığıyla da anlaşılır.
Yunak Yolunda Feci Kaza
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler

Emirdağ–Yunak kara yolunda, Emirdağ Hisar Köyü civarında meydana gelen trafik kazasında Süleyman Başaran, Soner Ertuğrul, Şaban Ayhan ve Hatice Ayhan hayatını kaybetti.
Edinilen bilgilere göre, Çeltik istikametinden gelen 42 DVU 92 plakalı otomobil ile 34 CBB 110 plakalı otomobil kafa kafaya çarpıştı. Feci kazada, Konya'nın Çeltik ilçesi tarafından gelen araçta bulunan 4 kişi yaşamını yitirdi. Diğer araçta bulunan 4 yaralı ise Emirdağ Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alındı.
İhbar üzerine olay yerine sevk edilen Afyonkarahisar AFAD ekipleri, araçlarda bulunan ölü ve yaralıları çıkarmak için çalışma yürüttü. Hayatını kaybeden vatandaşların cenazeleri Emirdağ Devlet Hastanesi morguna kaldırılırken, yaralıların tedavilerinin sürdüğü öğrenildi. Kazayla ilgili savcılık tarafından soruşturma başlatıldı.
Hayatını kaybeden Süleyman Başaran, Soner Ertuğrul, Şaban Ayhan ve Hatice Ayhan'a Allah'tan gani gani rahmet; ailelerine, yakınlarına ve tüm sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyoruz.
İnsan önce dirisinin kıymetini bilmeli ki, Ölüsünün ardından keşkeleri kalmasın!
- Ayrıntılar

Mevlânâ’nın gönül ikliminden, Peygamber Efendimizin merhametinden ve İslam büyüklerinin hikmetinden insanlığa bir çağrı: “İnsanların kıymetini öldükten sonra anlamak, gönüllerin en acı pişmanlıklarından biridir. Bir güzel sözü hayattayken söylemek, bir gönlü hayattayken kazanmak, bir insanın yüzünü hayattayken güldürmek varken neden sevgimizi son vedaya bırakalım?”
İnsan, hayatın koşuşturması içinde çoğu zaman en önemli gerçeği unutuyor: Bu dünyada hiçbirimiz kalıcı değiliz. Bugün yanımızda oturan, sesini duyduğumuz, elini tuttuğumuz, birlikte güldüğümüz insanlar yarın bir hatıraya dönüşebilir. Bir zamanlar aynı sofrada oturduğumuz, dertleştiğimiz, sevincimizi ve kederimizi paylaştığımız insanların ardından bir gün yalnızca dualarımızla konuşabiliriz.
Ne var ki hayat devam ederken çoğu zaman sevgimizi göstermeyi erteliyoruz. Bir telefon açmayı, bir gönül almayı, bir özür dilemeyi, bir dostun kapısını çalmayı sonraya bırakıyoruz. Kimi zaman gururumuz, kimi zaman kırgınlıklarımız, kimi zaman da bitmeyen işlerimiz aramıza duvar örüyor.
Sonra bir gün ölüm haberi geliyor. İşte o zaman söylenemeyen sözler boğazımızda düğümleniyor. Gidemediğimiz evler, ertelediğimiz ziyaretler, gönlünü alamadığımız insanlar birer birer aklımıza geliyor. Mezarlıkta toprağa bırakılan bir çiçek, içimizde yıllardır sakladığımız özlemin sembolüne dönüşüyor.
İnsan o an kendisine şu soruyu sormadan edemiyor: “Madem bu kadar kıymetliydi, neden hayattayken ona sevgimi yeterince gösteremedim?” Bu soru yalnızca bir insanın değil, hepimizin üzerinde düşünmesi gereken bir hayat muhasebesidir.
Devamını oku: İnsan önce dirisinin kıymetini bilmeli ki, Ölüsünün ardından keşkeleri kalmasın!
Emirdağ Ticaret Odası Seçime Gidiyor
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Emirdağ Ticaret ve Sanayi Odası başkanlık seçimleri, 7 Kasım 2026 Cumartesi günü gerçekleştirilecek. Başkanlık için şu ana kadar Volkan Biçer, Kazım Şahin ve Yücel Poyraz adaylığını açıklarken, mevcut Başkan H. İbrahim Aktepe’nin henüz adaylık açıklaması yapmadığı öğrenildi.
Emirdağ’da iş dünyasının yakından takip ettiği Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinin tarihi belli oldu. Emirdağ İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı tarafından Türkiye’nin resmî ilan portalı ilan.gov.tr ve Emirdağ Gazetesi’nde yayımlanan ilana göre seçimler, 7 Kasım 2026 Cumartesi günü saat 09.00 ile 17.00 arasında gerçekleştirilecek. Seçim, 15 Temmuz Şehitler Caddesi üzerinde bulunan Emirdağ Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı Salonu’nda, gizli oy ve açık tasnif esaslarına göre yapılacak. Meslek gruplarını gösteren listeler 3 gün askıda kalacak Seçim süreci kapsamında, Emirdağ Ticaret ve Sanayi Odası’nda meslek gruplarını gösteren seçim listeleri de ilan edilecek. Söz konusu listeler, 21, 22 ve 23 Ekim 2026 tarihlerinde oda hizmet binasının giriş kapısında üç iş günü boyunca askıda kalacak. Listeler, her gün saat 09.00 ile 17.00 arasında üyelerin incelemesine açık olacak.
Üç aday yarışacak Dört yılda bir gerçekleştirilen Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinde, yeni dönemde odayı yönetecek başkanın belirlenmesi için yarış giderek kızışıyor. Şu ana kadar başkanlık için adaylığını açıklayan isimler arasında Sarar Giyim Mağazası’ndan Volkan Biçer, Şahin İnşaat’tan Kazım Şahin ve Poyraz-Pen’den Yücel Poyraz bulunuyor. Mevcut Emirdağ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı H. İbrahim Aktepe ise henüz yeni dönem başkanlığına ilişkin bir açıklama
ŞAİR VE YAZAR AHMET URFALI TRT 2’YE KONUK OLDU
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler

Köşe yazarımız, şair ve yazar Ahmet Urfalı, Türkiye’nin kültür-sanat ekranı TRT 2’ye konuk oldu. Misyonu nitelikli ve tematik kültür-sanat yayıncılığı yapmak olan kanalda, değerli yazarımızın edebi dünyası ve çalışmaları ekrana taşındı. Şiir, düşünce yazıları, yerel kültür ve tarih araştırmalarıyla tanınan Ahmet Urfalı; yayımlanan eserlerinin yanı sıra millî kültür alanında verdiği seminer ve konferanslarla, katıldığı televizyon programlarıyla ve hazırladığı kitlesel projelerle kültür hayatımıza katkı sunmaya devam ediyor. Urfalı, program boyunca sunucu ve yapımcı Deniz İyidoğan’ın sorularını içtenlikle yanıtladı. Programın kamera çekimlerini Deniz Eryılmaz ile Yasin Güngör üstlenirken, ulaştırma hizmetlerinde ise Abdurrahman Çobanoğlu görev aldı.
Çekimleri Ahmet Urfalı’nın evindeki zengin kitaplığında ve Eskişehir’in köklü eğitim yuvalarından Eti Sosyal Bilimler Lisesinde gerçekleştirilen program, izleyicilere keyifli ve öğretici bir atmosfer vad ediyor.
Devamını oku: ŞAİR VE YAZAR AHMET URFALI TRT 2’YE KONUK OLDU
Emirdağ ve Emirdağlılar
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler

Her yıl olduğu gibi bu yıl da temmuz-ekim ayları arasında Emirdağ’daydık.
Temmuz, ağustos, hatta eylül ayının başlarına kadar Emirdağ oldukça kalabalık oluyor. Üstelik bu yıl tam da bizim sokağa festival kuruldu. Curcuna ki ne curcuna…
Ama asıl söylemek istediğim başka.
Ben doğma büyüme Emirdağlıyım. Çocukluğum Emirdağ’da geçti. Ortaokulu burada okudum. Yıllarca Emirdağ Gençlikspor’da futbol oynadım.
1962-1964 yılları arasında öğretmen, 1973-1980 yılları arasında ise lise müdürü olarak Emirdağ’da görev yaptım.
Babam da meslek hayatının tamamını Emirdağ’da nüfus müdürü olarak geçirdi. Herkes onu “Nüfusçu Derviş” olarak tanırdı.
Demem o ki, bence Emirdağ’da öyle kolay kolay tanınmayacak biri değilim.
Gel gör ki o kalabalık yaz aylarında sokakta beni tanıyan tek bir Allah’ın kulu yoktu. Bir tek kişi bile…
İşin ilginç yanı, ben de kimseyi tanımıyordum. Hiç ama hiç kimseyi…
Önceleri bunu yaşıma bağladım. Kendi kendime, “Eee, bizim nesilden kim kaldı ki?” diye düşündüm.
Eylül ayından itibaren sokaklarda tek tük de olsa tanıdık yüzler görmeye, selamlaşıp hâl hatır sormaya başladım. Günler geçtikçe tanıdıkların sayısı biraz olsun arttı. Ama sadece biraz…
İşte o zaman anladım ki Emirdağ, artık bizim bildiğimiz Emirdağ değil.
Zamanın akışı, hayatın acı gerçekleri ve değişen şartlar, tıpkı her şeyi değiştirdiği gibi Emirdağ’ı da değiştirmiş. Hem de öyle böyle değil, bambaşka bir yer hâline getirmiş.














