Aş Yemez Yaşar
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler

Bayat’ın ayazı sert olur ya…
Hele bi de insanın içi üşüyünce, o ayaz sokaklarda değil, yüreğin tam orta yerinde eser gari.
Bizim Aş Yemez Yaşar vardı…
Fakirliğin içinden doğmuş, fakirliğin içinde büyümüş.
“Yemez” derlerdi ama… vallahi o “yemez”lik cimrilikten değil, yokluktandı.
Kendi boğazından keserdi, anasına bakardı.
Anası bir lokma yiyecek olsa “Sen ye ana” derdi, kendisi çayın demine talim ederdi.
Kahvede çalışırdı Yaşar…
Sabahın köründe ocağı yakar, çayı demler, bardakları dizerdi.
Kimi müşteri “Yaşar çay taze mi?” derdi,
Yaşar da hep aynı söz:
“Taze abim… taze…”
Ama o “taze”nin içinde ne vardı biliyon mu?
Bir ömürlük yorgunluk.
Bir de tuvalet temizlerdi…
İnsanların yüzüne gülüp, arkasından onların pisliğini yıkardı.
Kimse görmezdi.
Kimse “Yaşar eline sağlık” demezdi.
O ise yine de ses etmezdi…
Çünkü Yaşar’ın dili değil, yüreği konuşurdu.
Sonra…
DOKTOR MURAT TARAKTAŞ ’HATIRA ORMANI’ OLUŞTURDU
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler

Eskişehir Anadolu Hastanesi’nde görev yapan Kardiyoloji Doktoru Murat Taraktaş’ın katkılarıyla; Eskişehir’in Gülpınar (Mamuca) köyünde, gönüllülerle birlikte en az bir fidan dikilmesi ümidiyle fidanlar dikildi ve hatıra ormanı oluşturuldu.
Dr. Murat Taraktaş, ‘’Çocukluk hayalim: Hayat bana öyle bir şans verdi ki; bir orman büyütebileceğim, hepimizin torunlarına bırakabileceğim bir armağan İki kızım, annem ve babam için de olmak üzere toplam 5 tane orman yapabilmek hedefimdir. Allah’ım, 5 ormana da ulaşmayı nasip etsin, inşallah. Gülpınar
Devamını oku: DOKTOR MURAT TARAKTAŞ ’HATIRA ORMANI’ OLUŞTURDU
Zulme Karşı Sessiz Kalmamaya Davet
- Ayrıntılar
Şiir yazarken, özellikle Filistin’le ilgili kaleme aldığım tüm eserlerde yaşanan olayları, acıları ve dünyanın bu acılara karşı takındığı tavrı anlatmam gerektiğini düşündüm. Bu bilinçli bir seçimdi. Filistin’in, Kudüs’ün ve Gazze’nin anlatılması gerekiyordu. Özellikle gençlerin, kendi yaşlarına hitap eden bir müzik diliyle bu sözleri duymasını; şiirlerin insanların kulağına girmesini ve hafızalarda kalmasını istedim. Feyiz kulaktan dolar, kalpten taşar. İnsanlarımız dinliyor ve izliyor.
Müzik; müziğin dili globaldir. Bu coğrafyanın hem acısını hem de direncini daha geniş kitlelere taşıyan güçlü bir dil. Vicdanların susturulmaya çalışıldığı, dünyanın susmaması gereken bir savaşı seyrediyoruz. Bu sebeple ben de, elimden geldiğince eserlerimle yaşananları görünür kılmaya çalışıyorum. “Bana ne” denmemesi, duyarlılığın kaybolmaması adına kaleme aldığım her anlatımı gerçek hayat hikâyelerinden besleyerek yazıyorum. Yazdıklarım kurgu değil; yaşanmışlıkların, tanıklıkların ve sessiz bırakılan acıların bir ifadesidir. Amacım sözü yalnızca okutmak değil, duyurmak ve unutturulmamasını sağlamaktı. Bu nedenle yazdığım şiirlerin seslendirilmesi ve klip olarak yayına girmesi sürecinde Reba Dijital Reklam Şirketi ile çalışıyorum. Aynı zamanda Marmara Müzik YouTube kanalının yayınlarını da üstlenen bu şirketle güzel çalışmalara imza atıyoruz.
Afyonkarahisar Genelinde Eğitime Kar Tatili
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
2 Ocak Cuma günü edilnilen son verilere göre il genelinde -13 ila -15 dereceyi bulan aşırı soğuklar bekleniyor. Don ve buzlanma riskine karşı 02 Ocak 2026 Cuma günü, Afyonkarahisar genelindeki tüm ilk ve orta dereceli okullar ile özel eğitim kurumlarında (kreş ve gündüz bakımevleri hariç) eğitime 1 gün ara verildi.
Ayrıca hamile ve engelli kamu personeli de aynı gün idari izinli sayılacak.
TAKVİMLER, YILBAŞI VE NOEL…
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Ahmet Urfalı

Canan gide rindan dağıla mey ola rızân
Böyle gecenin hayr umulur mu seherinde
Ziya Paşa (Terkib-i Bend -V-)
İnsanoğlu, takvimleri gök cisimlerinin hâl ve hareketlerine göre düzenlemiştir. Takvim; doğrultmak, düzeltmek; değerini belirlemek anlamlarına gelmektedir. Takvim kelimesi terim olarak; bir olayın belli bir başlangıca göre akıp giden zaman içerisindeki yerini, boyutlarını verme ve bunu veren belge demektir. Söz konusu boyutlar yıl, ay, gün sayısı ve gün adı şeklinde belirlenmiştir.
Tarihte Türk devletleri değişik adlarda türlü takvimler kullanmıştır. Bunlar; On iki Hayvanlı Türk Takvimi, Hicri Takvim, Celali Takvimi, Rumi Takvim ve son olarak 1 Ocak 1926’da kabul edilen Miladi Takvim’dir. Bugün için Hicri Takvim yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte dini bayramlar, kutsal günler ve aylar bu takvime göre uygulanmaktadır.
Bizim gençlik yıllarımızda “kültür emperyalizmi” diye dillendirilen bir olgu üzerinde önemle durulur, buna karşı milli kültürün yaşanması ve yaşatılması üzerinde ısrarla tembihleme yapılırdı. İktisadi yönden ilerlemiş Hıristiyan ülkelerin popüler kültür adı altında kendi dini değerlerini benimsetme gayretleri her zaman var olagelmiştir. Popüler kültür, evrensel bir değerler topluluğu biçimde sunularak asıl niyet maskelenmektedir. Oysa kapitalist batının örttüğü gerçek amaç, kendi değerleriyle ürettiği mal arzına talebin artırılmasıdır. Onlar, markalaşmış mallarını orta ve geri düzeydeki ülkelerin insanlarına bir tüketim çılgınlığı içerisinde aldırmak ve çabucak tükettirmek amacındadırlar. İnsan olmanın yolunun tüketmekten geçtiğini söyleyen egemen/küresel güç, dünyanın hiçbir sorununu çözememiş, aksine sorunlar yumağı iyice büyümüştür. Çünkü uluslar arası sorunlar, güçlülerin kâr marjını alabildiğine artırmaktadır.
Köşe Yazarlarından ‘Emirdağ Birlik Beraberlik Platformu’na Anlamlı Ziyaret
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler

Eskişehir’de bulunan ‘Emirdağ Birlik Beraberlik Platformu’;
Eskişehirdenhaber.net’in köşe yazarlarını “hayırlı olsun” ziyareti kapsamında
ağırladı. Sıcak ve samimi bir atmosferde gerçekleşen ziyaret, karşılıklı iyi dilekler
ve Eskişehir’e dair görüş alışverişiyle anlam kazandı.
Ziyarete Eskişehirdenhaber.net köşe yazarlarından Prof. Dr. Murat Karacasu
Ahmet Urfalı, Behçet Uyanık, Necmettin Başkut, Necibe Çetinkaya, Mahizer
Bilgetecan (AstroMah), Hüseyin Turhan, Tonyukuk Boran, Aydın Çetinkaya,
Ayla Cermen Tüfekçi, Yusuf Balcı, M. Uğur Yücel, Neyyir Arıbaş, Muharrem
Akaydın, Tülin Onar, Ertuğrul Altınel ve İbrahim Gülbay katıldı.
Platformun Hedefi: ‘Birlik, Dayanışma ve Kültürel Buluşma’
Eskişehir’de kurulan ve 10 derneğin birleşimiyle oluşturulan ‘Emirdağ Birlik
Beraberlik Platformu’, yakın zamanda düzenlediği basın toplantısıyla
kuruluşunu kamuoyuna duyurmuştu. Platformun amacı: ‘’Yurt içi ve yurt
dışında yaşayan Emirdağlıları; sosyal, kültürel ve dayanışma temelli etkinliklerle
bir araya getirmeyi amaçlamaktadır’’. Ziyarette; platformun bu hedefleri
doğrultusunda, Eskişehir’e değer katacak çalışmalar yapacağı vurgulandı ve
hedeflendi.
Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Platform Başkanı Habib
Umutoğlu, Eskişehirdenhaber.net yazarlarını tek tek selamlayarak şunları
söyledi: “Eskişehirdenhaber.net’in değerli yazarlarına nazik ziyaretleri için
Devamını oku: Köşe Yazarlarından ‘Emirdağ Birlik Beraberlik Platformu’na Anlamlı Ziyaret
KIŞ ŞİİRLERİ
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Ahmet Urfalı

Uzun kış gecelerinde lapa lapa kar yağardı. Sokak lamlarının solgun sarı ışıklarının etrafında kar taneleri, telaşsız, acelesiz birbirleriyle oyunlar oynayarak soğuk toprağın üstünde yığınlaşırdı. Kar, Cenap Şahabettin’in tasvirinde anlattığı benzetmelerle gönül dünyamıza güler yüzlü bir konuk gibi düşerdi:
‘’ Bir beyaz lerze, bir dumanlı uçuş;
Eşini gaib eyleyen bir kuş
gibi kar
Geçen eyyâm-ı nevbahârı arar...
Göklerden emeller gibi rîzân oluyor kar,
Her sûda hayâlim gibi pûyân oluyor kar.’’
Kış; fırtınası, boranı ve soğuğuyla büyük bir mücadelenin beyaz saçlı bir savaşçısı olarak baharda geleceği müjdelenen mutluluk ve huzuru hazırlamaya çalışırdı. Çünkü bahar, az olanın çoğaldığı, zayıf olanın da güç kuvvet kazandığı bir mevsimdi. O gelişi tabiat, nevruz çiçekleriyle insanlar türkülerle karşılardı.
Tanpınar;
‘’Ne güzeldi o kış bahçesinde
Güllerin çok derinlerde çalışan uykusu
Sana bir bahar hazırlamak için.’’
Kemalettin Kâmi, bütün zorluk ve kısıtlamalarına rağmen kışın güzelliklerini görebilen şairdir:
‘’Diyorlar ki, mevsimlerin en güzeli yazdır,
Bence kışın yanakları daha beyazdır;
Ülüşleri daha oynak, daha dalgalı,
Sarar beyaz kollarıyla her çıplak dalı.
Ne yazık ki;
Dokunmadan ellerinin serinliğine
Dalınamaz gözlerinin derinliğine.’’














