‘’Gökyüzüne bir şeyler anlatıyor bulutlar
Sanki eski bir hüznü taşıyor omuzunda
Hikâyeler değişmiyor, değişir yaşayanlar
Zaman içine geçmiş, kök salmış tüm zamanlar…’’ Şair, gökyüzüne bakarak bulutların eski bir hüznü taşıdığını, yaşayanların değiştiğini, buna karşılık hikâyelerin değişmediğini ve zamanın, zaman içine kök saldığını ifade ediyor. Bulutun taşıdığı metaforik anlamı şairden başka kim ifade edebilir? Şair, hayâl dünyasının uçsuz bucaksız bozkırında, yelesi rüzgârda dalgalanan bir atın üstünde bütün kaygılardan azade dolaşıp durur.
Yahya Kemâl, Deniz Türküsü başlıklı şiirinin sonunda;
‘’ Çıktığın yolda, bugün, yelken açık, yapyalnız,
Gözlerin arkaya çevrilmeyerek, pervâsız,
Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!...
İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar.’’ diyerek insan olmanın temel özelliklerinden birini vurgular. Hayâl kurmak, şiirin vazgeçilmez bir vasfıdır.
Mustafa Kaya, şiirlerinde sadece hayâl kurmakla kalmaz, hayâlin felsefesi üzerinde de durur.
Düşünürler, şiirin sanatsal bir faaliyet olduğunu belirterek insan için gerekli bir ihtiyaç hali bulunduğunu vurgularlar. Onlara göre şiir; üstün yetenekli kişilerin işi olup kimsenin duymadığını duymak, görmediğini görmek, bilmediğini bilmektir.
Şiirin bir duygu taşkınlığı olduğu ifade edilerek onda çıplak düşüncenin yer almaması gerektiği sanatın tarihsel sürecinde zaman zaman savunulmuştur. Şiirin estetik-bedii unsurlarla donatılarak doğrudan insanın iç dünyasına seslenmesi hususu özellikle
belirtilir.
Mustafa Kaya, ‘’Tutuldum Gözlerine’’ adlı eserinde okuyucusuna sevda duygularının yanı sıra hikmetli söyleyişleriyle de farklı duyumlar, esinlenmeler sunmaktadır. Şiirin bir izah ediş olmadığı Mustafa Kaya’nın şiirlerinde bir kez daha görülmektedir. Onun şiirlerinde, derinlikli bir duygu akışının kalpten kalbe nasıl yol bulduğunu görmek mümkündür. Saf, temiz ve duru hisler, Türkçe’nin yüksek şiir dili yeteneğiyle birleştirilerek nağme nağme ruhlara dolmaktadır.
Mustafa Kaya; ilham ve hayâlini, sanat anlayışıyla bütünleştirerek şiir alanına yeni mevziler kazandırmakta, yeni renkler katmakta ve yeni sesler duyurmakta, zihinlerde hoş bir seda bırakmaktadır. Kaya, şiirlerinde; kelime-kavram seçimi, söz dizimi ve yeni imgelerle oluşturduğu bu anlayışın, şair camiasında takdir toplayacağı anlaşılmaktadır.
Türk şiirinin zirve ismi Fuzuli bir gazelinin beyitinde;
‘’Mende Mecnûn'dan füzûn âşıklık istidadı var
Âşık-i sâdık menem Mecnûn'un ancak adı var’’ ‘’Bende Mecnun’dan daha çok âşıklık yeteneği var. Sadık âşık benim Mecnun’un ancak adı var.’’ demiştir. Tıpkı Fuzuli gibi Mustafa Kaya da sevda şiirleriyle öne çıkarak bir aşk şairi olduğunu ’Tutuldum Gözlerine’’ adlı şiir kitabıyla pekiştirmektedir.
Kaya’nın şiirlerinde; Türk Halk, Divan ve İkinci Yeni izlerine sıkça rastlanmakta, imgesel tarzın örnekleri de bolca verilmektedir.
Onun Asırlık Düş şiiri Türk Halk Edebiyatının doyumsuz tadını verir:
‘’Sımsıcak bir gündü
Seni görmüştüm
Sanki gerçek oldu
Asırlık düşüm
Çölleşmiş yüreğime
İlkbahar oldun
Kaybolan ruhumu
Bir tek sen buldun
Yağmurum oldun
Gönlüme yağdın
Nice güller açan
Eşsiz bir bağdın
Çiçek açtı sonra
Ne varsa bende
Ümidim, hayalim
Artık hep sende
Ferimsin gözlerimde
Yüzümde gülüşüm
Ne olur hiç bitme
Asırlık düşüm’’
Şair’in aşk-maşuk beraberliğinde Divan Edebiyatının platonik sevda anlayışından esintiler görülmektedir:
‘’Tanıştık Bezm-i Elest’ te
Biz o yâr ile
Değişti devran
Geçti zaman
Rakipler girdi araya
Hile üstüne hile
Canım, cananım, diğer yarım
Üzüntüm, sevincim, efkârım
Ne yaptıysam nafile
Vuslat yok ne yazık bize
Kavuşturmuyor bizi
Ayrılık değil
Ölüm bile’’
Kaya’nın Bir Avuç Kiraz şiirinde İkinci Yeni tavrını görmek mümkündür:
‘’Yârin elinden bir avuç kiraz
Ruhumu okşar, dinlendirir biraz
Anlatmaya yetmez, kelimeler az
Yârim sırlarımı bu kirazlara yaz
Toplarken kim bilir ne düşündün
Nasıl mutluydu bana sunarken yüzün
Bir avuç kiraz geldi, bitiverdi hüzün
Kalbe şifaydı o, cenazeme düğün
Bir avuç kiraz mı sandın sadece
Aşkımı anlatır bana hece hece
Ona bakarım biter sayısız bilmece
O varsa, güne döner şimdi gece
Bir avuç kiraz yârim, bir avuç kiraz
Hep başkasını düşündün, bizi düşün biraz
Nasıl anlatsam sevgimi inan ki hepsi az
Yaz beni ey sevdiğim n’olur kalbine yaz ‘’
Şair Mustafa Kaya’nın bu güzel eseri, Türk şiir kitaplığında seçkin bir yere sahip olacağının ümit ve temennisiyle kendisini kutlar, şiir yolunda yeni başarılara ulaşmasını dilerim.













