Beraat Kandili, Şa’bân ayının onbeşinci gecesidir. Ya’ni Çarşamba gecesini Perşembeye bağlayan bu geceye, bereketli ve feyizli bir gece olması sebebiyle "Mübarek Gece"; günahların affı ve kulların temize çıkarılması sebebiyle "Beraat Gecesi" ve kulların ihsâna kavuşmaları nedeniyle de "Rahmet Gecesi" gibi adlar da verilmiştir. Beraat gecesine “Kefâret Gecesi” de denilir. Bu gecenin bir adı da "Şefaat Gecesi"dir. Bu gecenin diğer bir ismi de "Mağfiret Gecesi"dir.
Allahu Teâlâ, ezelde, hiçbir şey yaratmadan önce, her şeyi takdîr etti, diledi. Bunlardan, bir yıl içinde olacak her şeyi, bu gece meleklere bildirir. Kur'ân-ı Kerîm, Levhi’l-Mahfûz’a bu gece indi. Peygamberimiz (s.a.v.)bu gece çok ibâdet ve dûa ederdi.
Şöyle denilmiştir: Yeryüzündeki müslümanların iki bayram günü olduğu gibi, göklerdeki meleklerin de iki bayram gecesi vardır. Meleklerin iki bayram gecesinden biri, Şâ’bân ayının on beşinci gecesi olan Beraat Gecesi; diğeri ise Kadir Gecesi’dir.
Müslümanların iki bayram günü ise; Ramazan ve kurban bayramı günleridir. Bu sebeple Şâ’bân ayının on beşinci gecesi olan Beraat gecesi meleklerin bayram gecesi olarak isimlendirilmiştir.
Bu konuda Peygamberimiz’in (s.a.v.) sözlerinden bazılarını kaydedelim.
“Şa'bân ayının yarısı (Beraat Gecesi) olduğunda, gecesinde kalkın ibadet edin,gündüzünde de oruç tutun! Muhakkak ki yüce Allah, o günde dünya semasına iner ve imsak vaktine kadar şöyle der:" Affedilmeyi dileyen yok mu, affedeyim. Rızık isteyen yok mu, rızık vereyim. Şifa dileyen yok mu, şifa vereyim. Şunu isteyen yok mu vereyim.Bu hâl sabaha kadar devam eder.”
(İbn Mâce Sunen)
"Rasûlullah (s.a.v.) Şa’bân ayının on üçüncü gecesi ümmetine şefaat etmek için dua edip yalvardı; kendisine, ümmetinin üçte birine şefaat etme izni verildi. On dördüncü gecesi yine dua edip yalvardı; bu sefer üçte ikisine şefaat etme yetkisi verildi. On beşinci gecesi bir daha yalvardı, bu sefer de, kaçak develer gibi Allah'tan kaçanlar dışında bütün ümmetine şefaat etme izni verildi." (Ebû Dâvûd,Sunen)
“Rahmet kapıları dört gece açılır. O gecelerde yapılan duâ, tevbe red olunmaz. Fıtır ( Ramazan) Bayramı'nın ve Kurban Bayramı'nın birinci geceleri, Şa’bân’ın onbeşinci (Berât) Gecesi ve Arefe Gecesi.”
“Şa’bân ayının onbeşi gelince, gecesini namazla, gündüzünü oruçla geçiriniz.”
"Kim bayram gecesini ve Şa’bân ayının on beşinci (Beraat) gecesini ibadetle ihyâ ederse, kalplerin öldüğü günde o kişinin kalbi ölmez" (İbn Mâce,Sunen)
"Allahu Teâlâ ,Şa’bân’ın on beşinci gecesi kullarına nazar eder ve yeryüzünde bulunanlardan şirk koşanlarla haset edenler hariç, bütün müminleri mağfiret eder." (İbn Mâce,Sunen)
Diğer bazı hadislerde, bu affın dışında tutulanlar içinde, haksız yere cana kıyanlar, anne babasına asi olanlar, sürekli içki içenler ve akraba ile hukukunu kesenler de zikredilmiştir.
Hz. Âişe vâlidemiz şöyle anlatmıştır:
“Resûlullah (s.a.v) Şâban ayının on beşinci gecesi benim yanımdaydı. Bir ara kendisini yanımda bulamadım; diğer hanımlarının yanına gitti zannettim, içimi bir kıskançlık sardı. Hemen kalkıp aramaya başladım. Hanımlarının odalarını dolaştım bulamadım; sonra dışarı çıktım; kendisini Bakî mezarlığında buldum. Baktım ki mümin erkek ve kadınlarla şehitler için Allah'a dua ediyor, aflarını istiyordu. Onu böyle görünce, içimden:
"Anam babam sana fedâ olsun! Sen Rabbinin razı olduğu iştesin, bizler ise dünya işlerinin derdindeyiz!" dedim ve kendisine görünmeden eve döndüm. Sonra ev teşrif ettiler. Benim nefes nefese kaldığımı görünce,
"-Bu hâlin nedir?" diye sordu; ben de durumu anlattım. Bana:
"-Ey Âişe, Allah ve Resûlü’nün sana haksızlık yapacağını mı düşünüyorsun. Hayır, bu asla olmaz. Fakat bana Cebrail geldi ve şöyle dedi: "Bu gece, Şaban'ın yarısıdır (Beraat gecesidir). Allah Teâlâ bu gecede Kelp kabilesinin koyunlarının tüyü adedince mümini cehennemden azat eder. Ancak Allah şu kimselere rahmet nazarı ile bakmaz: Kendisine şirk koşan, kalbi müminlere karşı kin ve düşmanlık ile dolu olan, akraba ile hukukunu kesen, anne babasına asi olan ve sürekli içki içen."
Allah Resûlü (s.a.v) sonra üzerindeki elbiseyi kenara koyarak bana:
"-Ey Âişe, izin verirsen bu geceyi ibadetle geçirmek istiyorum" buyurdu, ben de:
"Anam babam sana fedâ olsun, izin veriyorum" dedim ve Rasûl-i Ekrem (s.a.v.) kalktı namaza durdu, sonra secdeye vardı. Secdede o kadar uzun kaldı ki, ben ruhu kabzedildi vefat etti zannettim. Elimle ayağına dokunduğumda, saadetli ayağını hareket ettirdi. Kulak verdim ki secdede şöyle dua ediyordu:
"Sana bütün benliğim ve duygularımla secde ediyorum. Kalbim sana iman etti! Nimetlerini ve günahlarımı itiraf ediyorum. Zira senden başka günahları affedecek yoktur. Allah’ım! Gazabından rızana, azabından affına ve senden yine sana sığınırım! Ben seni hakkı ile övüp sena edemem; sen kendini nasıl övüyorsan öylece yücesin." (Beyhakî,Sunen)
Bu gecede namaz kazası olanlar,namazlarını kaza edebilirler. Nâfile namaz olarak teheccüd namazı yanında, tesbih, hacet namazları kılınabilir.
Rabbimiz bu mübârek gece vesîlesiyle dûalarımızı,amellerimizi,tevbelerimizi makbûl,günahlarımızı mağfûr eylesin.
Bu mübârek Beraat Kandili’nin bütün insanlığın kurtuluşuna bir vesîle olması dileklerimle,bütün İslâm âleminin Beraat Kandillerini tebrik ederim.
Dr.Erdoğan Köycü














