BAYRAMIM BU GÜN!
- Ayrıntılar

İnsan yaratıldım bayramım bu gün,
Elim ayağım düzgün yaratıldı bayramım bu gün,
İslam ülkesinde dünyaya geldim bayramım bu gün,
Ehl-i Sünnet vel- cemaat itikadındayım bayramım bu gün.
Hz. Muhammedin ümmeti oldum bayramım bu gün,
İmam-ı Rabbani Hz.lerine bağlı oldum bayramım bu gün,
Allahın sevdiği kulları tanımakla
Her şeyi bahşetti bana bayramım bu gün.
Eshab-ı Kiram’ın Cenab-ı Resulü tanıması
Ona her şeyin verilmesiydi
Allah-u Tealanın sevdiği kulları tanımak
Bahşedilen en büyük nimetti.
Büyüklere kavuşan, karanlıklarda dolaşmamalı,
Doğruyu ve yanlışı görmemizi sağlayan,
Kazasız, belasız yürümemizi sağlayan,
Bu büyük nimetti.
Ehl-i sünnet âlimlerini tanıttı,
Sevdirdi, yollarında bulundurdu.
Bu ne büyük saadet…
Yalnız bunun için bayram etsek azdı.
Hz. Mevlâna , Hz. Şemseddin
Ne büyük nimettir bilelim
Seçilmiş Konya’ya gelmiş
Bizlere en büyük hediye verilmiş
Bayramımız bu gündür.
Halil Erenoğlu'nun Anısına
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Videolar
HALİL ERENOĞLU’NUN ARDINDAN
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Ahmet Urfalı
Yunus Emre, şiirlerinde cennet karşılığı olarak ‘’uçmak’’ kelimesini kullanır. Tabir, eski Türk inançlarıyla bağlantılı olup Orhun Yazıtlarında ve Divan-ı Lûgat’it Türk’te de ‘’uçtu-uçmağ’’ şekliyle geçer. Ruh (tin) ölümsüz olduğu için vefat edenler için ‘’öldü’’ yerine ‘’uçtu, uçmağa vardı, uçmağa gitti.’’ Sözleri tercih edilir. Böylece ölümün hüzün, keder, elem verici gerçeği hafifletilmeye çalışılır.
Her kültürü ve uygarlığın ölüm ve ölüm sonrasıyla ilgili farklı düşünce ve uygulamaları vardır. Bu konuda din ve gelenek, belirleyici bir özelliğe sahiptir.
Sözü buradan yakın zamanda ‘’uçmağa varan’’ Emirdağ’ımızın mümtaz şahsiyeti Halil Erenoğlu’na getirmek istiyorum. ‘’Her canlı ölümü tadacaktır.’’ ayeti Tanrı buyruğudur.
İbn-i Kemâl; ‘’ Göz yum cihândan aç gözünü kendi hâline
Sen göz yumup açınca bu dünya gelür gider
Âdem gerek durur adın âlemde andura
Âlemde ad ķalur u âdem gelür gider.’’
Kemalpaşazâde; ‘’Eser-i hayr ile kişi diridir
Kendü ölür ise işi diridir.’’ dizeleri kişiler açısından dünyanın ‘’gelimli-gidimli.’’ olduğunu bildirir. İnsanın iyi ve güzel bir isimle anılması için geride bir eser bırakması gerektiği vurgulanır. Bırakacağı eseri olmayanların yerinde ise yeller esecektir. Hz.Mevlâna;’’Âkıl oldur ki koya mülk-i cihânda bir eser
Eseri olmayanın gör ki yerinde yel eser.’’ dizeleriyle bu hususu belirtir.
Halil Erenoğlu; Türk Tarihinde Üç Ata, Taurika (Küçük Hazarya-Küçük Tataristan-İskitya) ve Emirdağ Yazıları adlı kitaplarının yanı sıra sohbet ve anı yazılarıyla hem hemşerilerinin hem de geniş okuyucu kitlesinin beğenisini kazanmıştır. Yadigâr bıraktığı eserler, Türk kültür ve uygarlığının geçmişten geleceğine ışık tutmaktadır. Türkoloji alanında yetkin bir isimdi. Türklüğü; mitleri, efsaneleri, tarih ve kültürüyle bilir, konularla ilgili ayrıntılı bilgiler verir, yorumlar yapardı.
Onun Emirdağ konusunda yazıp söylediklerine ayrı bir başlık aşmak gerekmektedir. Zira yüz yıl önce yarı göçebe bir sosyal yapıya sahip olan Emirdağ halkının köklü bir tarihi, zengin bir kültürü olmasına karşılık, bunları yazıp çizen insanı yoktu desek yerinde olur. İşte Erenoğlu, asker olmasından kaynaklanan bir disiplin içerisinde Emirdağ’ın tarihi, kültürü, sosyolojisi ve sosyal yapısıyla ilgili araştırmalar yapmış, yazılar yazmıştır. Farklı yerlerde görev yapmasından ötürü de mukayeseler yaparak benzerlikleri ortaya koymuştur. Bu bakımdan kendisi yolbaşçı olarak bir izlek kurmuştur. Numune-i misal olma özelliğiyle örnek alınan bir model insan olmuştur. Emirdağ’ın gerçek bir hafızası, gerçek bir bilgesiydi. Şimdi onun açtığı yolda yürüyen onlarca araştırmacı ve yazarımız ondan ilham almıştır. Onun bir vasfı da yapılan araştırmaları takdir ve teşvik etmesiydi. Kıskançlık bilmez, arşivini güzel gönlü gibi herkese açık tutardı.
ESRA YÜCELBAŞ
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Biyoğrafiler

24 Ocak 1996 tarihinde, Belçika'nın Brüksel şehrinde dünyaya geldi. Doğumu kış mevsiminin ayaz bir çarşamba gününde akşam üzeri olmuştu. Bu gün aynı zamanda Ramazan ayının da dördüncü günüydü.. Büyük annelerine, dedelerine, rahmetli babasına, anne ve kardeşlerine nazaran daha rahat bir hayata gözlerini açmıştı. Esra adeta ağzında altın kaşıkla doğmuş gibiydi. Üç ağabeyden tam on yıl sonra katıldığı ailede evin hem en küçüğü, hem de tek kızı olmanın çok ekmeğini yedi.
Bütün eğitim hayatı Brüksel'de geçti. Anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise ardından da iletişim (radyo, televizyon, reklam) fakültesinden mezun oldu. 2 yaşında başladığı, uzun uzadıya geçirdiği 24 yıllık bir eğitim hayatı yaşadı.
Edebiyata olan ilgisi 8-9 yaşlarında iken başladı ve bugüne dek hiç eksilmedi. Daha o küçücük yaşında ileride iyi bir yazar olmak istiyordu. İlk şiirini 10 yaşında yazdı. O yaşlarda şiirin ne olduğuna ve nasıl yazıldığına dair fazla bilgisi yoktu. İçinden geçenleri mürekkep yardımıyla kağıda döküyordu. Yaşı ilerledikçe şiir ile alakalı daha çok bilgi edindi. Üstelik kendini sadece Türkçe şiirler yazmakla kısıtlı tutmadı. Fransız dilinde de yazmış olduğu şiirleri de mevcuttur.
10 yaşında siir ile ilgili yazmış olduğu ilk yazı : « Bir kâgıt ile bir kalem seni yargılamaz. Mürekkebi vardır ama dili yoktur kalemin. Tam aksine, düşüncelerini özgürce yazmana yardımcı olur. Yazarak insanın içini rahatlatır. » ; sonrasında da yüzlerce şiir yazdı.
16 yaşında yazmış olduğu dörtlüklerden biri ise şöyle :
Sadece iki renkten ibaretti hayatım,
Sadece siyah ve beyaz vardı,
Gökkuşağının renklerini seninle tanıdım,
İlk sende gördüm kırmızıyı, sarıyı, yeşili, maviyi.
2019-2020 yılları arasında, eğitimi nedeniyle, o zamanlar Brüksel’de bulunan Aktif TV’de hem kamera önü, hem kamera arkası ile ilgili belli çalışmalarda yer aldı. Kısa bir süre de olsa « Edebiyat Saati » isimli programı sunma imkânı verildi. Aynı yıllarda, Aktif Haber’de güncel haber metinleri de yazdı.
Ekim 2021 – Nisan 2022 tarihleri arasında Brüksel’in ilk Türk radyosu Gold Fm’de hem teknik anlamda (reji), hem sunuculuk tekniği, müzikal programlama ve daha bir çok alan ile alakalı bir çok çalışması oldu.
HAKİKAT
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Hakiki Kabakçı
Ben bir gözlük taktım, manayı gören
Koskoca aslanı pinekler gördüm
Bukalemun gibi her renge giren
Gündüz kurt, gece it, dönekler gördüm
Arılar kör olmuş görmez çiçeği
Kumrular yalnızmış atmış kocayı
Bit kendini sanır uğur böceği
Sırtında sahtekar benekler gördüm
Dalda karga gördüm türkü çağıran
Panda vardı bin bir nazla doğuran
Sahibine günlük çifte savuran
Ele yular veren binekler gördüm
Erken öten horoz düşmüş kaşığa
Can verir kelebek aşkla ışığa
Ya bir pislik ya da bir bulaşığa
Koşuşup üşüşen sinekler gördüm
EMİRDAĞ KOCA ÇINARINI KAYBETTİ!
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler

En son İzmir Narlıdere Huzurevine ziyaretine gitmeden önce aradım. Eşim ve kızım Aybüke’yle huzurevine gidince kapısında bizi beklediğini gördüm.
“Dayı biz küçükken Salı günleri yaylada Emirdağdan gelen yaylacıları gözlüyorduk, bizlere meyve getirecek diye sende aynı yayla yolunu gözler gibi bizimi bekliyorsun dedim.”
Uzanınca süre sohbet ettik konumuz tabii ki Emirdağ İdi!
Dayımdan duyduğum Emirdağ ile ilgili bilinmeyen olayları yakın zamanda kaleme alacağım.
Bu vesile ile Tüm sevenlerine Başsağlığı diliyorum…
Emekli Albay Halil Erenoğlu Aşık Veysel’in dünyayı iki kapılı bir hana benzettiği kapının birinden geldi bugün diğerindende çıktı…
MHP İlçe Merkezindeki Sonuçlara İtiraz Etti
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler

31 Mart yerel seçim sonuçlarına göre Emirdağ'da 130 farkla seçimin kaybedilmesi ve sonuçlara göre 546 oyun geçersiz sayılmasından dolayı, MHP Emirdağ İlçe Başkanı Mehmet Orbay Divrikli, MHP İl Yönetim Kurulu Üyesi Av. Fahri Fevzi Kartal, MHP Emirdağ Belediye Başkan Adayı Hüseyin Duran ve çok sayıda partili, seçim sonuçları ile ilgili Emirdağ İlçe Seçim Kuruluna itiraz dilekçelerini teslim etti.
MHP Emirdağ İlçe Başkanı Mehmet Orbay Divrikli, yaptığı açıklamada, "Pazar günü yapılan yerel seçimlerle ilgili resmi itirazımızı ilçe seçim kuruluna yaptık. Genel Başkan Yardımcımız İzzet Ulvi Yönter’in bilgisi dahilinde, Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Fethi Yıldız başkanımızın
Sayfa 23 / 497














