İletişim20 Aralık 2010 Pazartesi günü Emirdağ Belediyesi Kültür Merkezinde, Sabah Orta dereceli  Okul Öğretmen idarecilerine,Öğleden sonra İlköğretim Okulu öğretmen ve idarecilerine verilen seminerde;” İnsanların giderek birbirlerine karşı yabancılaşmaya başladığını belirten kişisel gelişim uzmanı Sıtkı Aslanhan, "Aile içinde bireyler birbirleriyle konuşmaz oldular. Anne dizilerle, çocuklar bilgisayar ve telefonlarla, babalar da kahvelerde yaşam sürdürür hale geldi." dedi.
Aslanhan, "Evinde internet olan aileler sürekli internete giriyorsa evliliklerine Allah rahmet eylesin. Son zamanlarda yapılan araştırmalara göre boşanmak isteyen 10 çiftten 7'sinin boşanma sebebi birbirlerinden bulamadığı ilgiyi sanal âlemdeki tuzak ne olduğu belli olmayan ilişkilerden bulduğunu zannederek yuvasını dağıtıyor." şeklinde uyarıda bulundu.
Aslanhan, bu milletin aile hayatının yok edilmesi için bin bir türlü tuzak kurulduğunu söyledi. Gıda da halkın aldatıldığı gibi çocuk yetiştiriciliğinde de 'çocuklarınızla arkadaş gibi olun', 'hayır demeyin' mesajlarının bilinçaltına işlendiğine dikkat çeken Sıtkı Aslanhan, "Malesef çocuklarımız mutfaktan bir bardak suyu getirmeye, evdeki çöpü atmaya aciz hale geldiler. Anne babalar çocuklarının hizmetçisi konumuna büründüler. Çocuklarımızın dersleri ve okulu ile ilgilendiğimiz kadar onların ahlak, vicdan, terbiye, kimlik, karakter, kültür, örf, adet ve inancıyla da ilgilenmemiz gerekir. Anneler, babalar uyutuluyoruz, lütfen uyanın." diye konuştu.
`Öğrencilere özgüven verilmeli`
Kişisel gelişim uzmanı Sıtkı Aslanhan, öğretmenlerin öğrencilerine özgüven vermesini ve onlara çok önemli olduklarını hissettirmesini istedi.
Türk diline sahip çıkılmasını isteyen Aslanhan, şunları söyledi: `Bugün dilini kaybeden bir ülke kendini de kaybetmeye mahkûmdur. Bakın son günlerde Avrupa`dan gelen bir söz `Babana dahi güvenme` bu ne demek. Beni  büyüten, bu yaşlara getiren bir insana güvenmeyeyim de kime güveneyim sana mı. Arkadaşlar bakın bunları boş verin. Hele bir de bu devirde iyi komşu bulmak çok zor. Peki sen iyi bir komşu musun, nerede o eski öğrenciler. Peki sen iyi bir öğretmen misin. İğneyi önce kendimize sonra çuvaldızı başkasına batıralım arkadaşlar. Öncelikle insan olarak birbirimize güvenmesini öğretmeliyiz.` dedi.
Model olma konusuna da değinen Aslanhan, öğrencilerin öğretmenlerini de model alabileceklerini anlattı. Aslanhan, şöyle devam etti: `Sınıfta nutuk atmaktansa tek bir konuşma onlar için yeterli olacaktır. Gençlik çağındaki çocukların sadece sırtının sıvazlanmasına ihtiyaç var. İşte bu durum onlara sen özelsin, sen önemlisin gibi mesajlar verir.`
Sıtkı Aslanhan, ailelerin, çocukların büyüme ve gelişme dönemlerindeki sıkıntıların farkına varmasının ve çözüm yolları üretmesinin çok önemli olduğunu söyledi. Aslanhan, "Çocuğunuzu karşınıza alın, her türlü derdini sorun, yoksa o gece yarısı telefonla dert yanacak birilerini bulur." dedi.
Konuşmasını esprili bir dille yapan Aslanhan, çocuk eğitiminin önemine değindi. Günümüzde çocukların maruz kaldıkları tehlikelere dikkat çeken Aslanhan, arkadaş ortamları ve teknolojinin olumsuz etkilerinin çocuklara verdiği zararları anlattı.
Aile içinde eşler arasındaki karşılıklı diyalogların önemine değinen Aslanhan, çocukların çok hızlı büyüdüğünü belirtti. Aslanhan, "Çocuk 12 yaşında ergenlik dönemine giriyor, 25-30 yaşına kadar bu devam ediyor. Çocuğunuzu karşınıza alın, her türlü derdini sorun. Olumsuz gördüğünüz durumlarda taviz vermeyin. Yoksa çocuk gece yarıları telefonla dert yanacak birilerini buluyor. Size, yani anne, babasına söyleyemediği şeyleri, hiç tanımadığı kişilere gönül rahatlığı ile söylüyor." uyarısını yaptı.
Aslanhan "Günümüz dizileri ve filmleri aile temellerini yıkmaları için özellikle senaryo ediliyor." diyerek televizyon tehlikesine karşı da uyarıda bulundu.
Konuşmasını genç yaşta beyin kanamasından kaybettiği arkadaşına duyduğu özlemi dile getirerek, sevdiklerine sımsıkı sarılıp,onları sevdiğinizi söylemekten çekinmeyin diye tamamladı