Ferda Boz Güneri
- Ayrıntılar

Kadınlarımız var bizim
Güneş güzelleri
Sıcak oldumu
Atar minderini kapı önüne
Başlar günlük sohbeti
Bir kadın derken iki olur,
“Ne ediyon bacım?” diye seslenir biri,
Gören gelir, katılır sohbete,
Kapı önü kalabalıklaşır fark etmeden.
Önlerinden geçenler
Göz ucuyla bakar, takip ederler
Ardından fısıltıyla konuşulur
Ne koyudur sohbetler
Yalnız çekindikleri,
Görünce pır pır dağıldıkları
Adamlar da var mahallede,
Yusuf Ağa’nın gölgesi,
Mahallenin bilgesi…
- Ayrıntılar

Ah annem ah özlemin sardı kalbimi
Sonsuz deryalarda yüzen hüzünler gibi
Badem ağacının çiçeği açmaya başladığı
Can suyunun ağaca yürüdüğü bir mevsimde
Toplayıp yiyorduk senle çağlalardan çatlatarak ağzımızda
Annecim kalbime dolan ay bakışınla
On sekiz yaştı aşka tutunmuşum
Kelebekler misali sessizce uçmuşum
Şu gurbet varya uzak denilen hani
Kâf dağının ardında olduğu söylenen gurbet
Dağ çizdim kafamda ardını hayallerle doldurarak
Sonu gelmez ayrılıkları çağırarak
Ah özlem içime yokluk eken özlem
Mezar taşlarına delerek bakan özlem
Sekiz basamaklı taş merdiven
Sekizinci basamak
Ne yukarıdayım ne aşağı
Sadece tam buradayım
Kapı üzerindeki no gibi beklemenin kendisiyim
- Ayrıntılar
Şiir yazarken, özellikle Filistin’le ilgili kaleme aldığım tüm eserlerde yaşanan olayları, acıları ve dünyanın bu acılara karşı takındığı tavrı anlatmam gerektiğini düşündüm. Bu bilinçli bir seçimdi. Filistin’in, Kudüs’ün ve Gazze’nin anlatılması gerekiyordu. Özellikle gençlerin, kendi yaşlarına hitap eden bir müzik diliyle bu sözleri duymasını; şiirlerin insanların kulağına girmesini ve hafızalarda kalmasını istedim. Feyiz kulaktan dolar, kalpten taşar. İnsanlarımız dinliyor ve izliyor.
Müzik; müziğin dili globaldir. Bu coğrafyanın hem acısını hem de direncini daha geniş kitlelere taşıyan güçlü bir dil. Vicdanların susturulmaya çalışıldığı, dünyanın susmaması gereken bir savaşı seyrediyoruz. Bu sebeple ben de, elimden geldiğince eserlerimle yaşananları görünür kılmaya çalışıyorum. “Bana ne” denmemesi, duyarlılığın kaybolmaması adına kaleme aldığım her anlatımı gerçek hayat hikâyelerinden besleyerek yazıyorum. Yazdıklarım kurgu değil; yaşanmışlıkların, tanıklıkların ve sessiz bırakılan acıların bir ifadesidir. Amacım sözü yalnızca okutmak değil, duyurmak ve unutturulmamasını sağlamaktı. Bu nedenle yazdığım şiirlerin seslendirilmesi ve klip olarak yayına girmesi sürecinde Reba Dijital Reklam Şirketi ile çalışıyorum. Aynı zamanda Marmara Müzik YouTube kanalının yayınlarını da üstlenen bu şirketle güzel çalışmalara imza atıyoruz.
- Ayrıntılar

Bismillah ile açıldı gönül defteri
Rahmetinle başlıyor her kulun seferi
Üç aylar erişirken kapımıza ya Rab
Affınla silinsin ömrümüzün kederi.
Niyet ettik nefsimizden hicret etmeye
Kalbimizle sükût ederek varmaya
Kiriyle dünyayı ardımıza almaya
Kulluk acziyle, izzetine sığınmaya.
Dilimize özümüze doğruluk giydir
Kalbimize takva edep mührünü vurdur
Beni bana bırakma bana ısmarlama
Beni Sana bırak affı bol olan Gafûr.
Resûlün izinden yürüyen kullarını
Ya Rabbi yolunda sabit kıl ayağını
Sözde değil, özde ümmet eyle kulunu
Amelimi niyetimle bir kıl Allah’ım.
Receb’in, Şaban’ın, Ramazan üç ayların
- Ayrıntılar

Devamı yapılacak bir program olduğu ifade edildi; gelecek yıl da yeni isimlerin ödüllendirileceği müjdelendi.
Emirdağ insanımın bu azmine, bu başarısına bir kez daha hayran kaldım.
Onları bir arada görmek, gayretlerinin ışığını yüzlerinde okumak, her birinin kendi alanında gösterdiği üstün çabayı duymak…
Yüreğimde tarifsiz bir övünç, derin bir şükran ve içten bir gururla gözyaşlarımı tutarak izledim.
Ne güzel insanlarsınız siz, Emirdağ’ın temiz yürekli evlatları…
Her adımınız çalışkanlık, her sözünüz vefa, her emeğiniz bereket saçıyor.
Sizleri görmek, bu memleketin topraklarında böyle cevherlerin yetiştiğini bilmek bana inanılmaz bir haz verdi. Allah sayılarınızı artırsın. Vatanından doğduğu topraklardan uzakta olsa insanım toprağının kendisine kattığı değerle yol alıyor ve o değere sahip çıkıyor. Gönlünde taşıdığı o kadim kültür, anne kokusu gibi sarmalayan o memleket havası, nereye giderse gitsin ona yön veriyor.
Bir adım atarken bile çocukluğunun sokaklarını, büyüklerinin öğütlerini, toprağının mertliğini içinde taşıyor.
Bu yüzden nerede olursa olsun, Emirdağlı insanım çalışırken de üretirken de kendini memleketinin bir parçası olarak hissediyor.
Devamını oku: 7 Aralık 2025 Emidağ’ın Miladında Birleşme Noktası













