Ferda Boz Güneri
- Ayrıntılar
Çocukluğumda sana bakardım,
Ne kadar güzel benim teyzem derdim,
Kıvırcık dalgalı saçların
Gözlerinde doğal sürmeli.
Sesin tatlı ve sakin,
Burnun hokka gibiydi,
Bakışların manalı,
Ağzın güzel laf yapardı.
Eniştem seni istemeye geldi,
Beni aranıza elçi etti,
Sana dediklerini ,
Bana emanet etti.
Senin siyah papuçların ,
Önü fiyonklu çivi topuklu,
Nede yakışır dantelli tayyörün,
Elindeki çantan ,dantelli eldivenin.
Tam hanımefendisin,
Yeğenin çok sevdi seni,
İnsanlığın merhametin ,
Başlı başına yetti.
- Ayrıntılar
Camiler yapılır ibadet için,
Ezanlar namaza çağırır.
Saf olunur bir saf, ikinci belki ?
Ne caminin hakkını veriyor, ümmet !
Hac ve umre için
Kâbe’ye yüz sürülür,
Ahlak , maneviyat unutulur,
Ne Kâbe’nin hakkını veriyor, ümmet !
Kapanacaksın Allah’ın emri !
Yarı açık ,yarı kapalı.
Tesettüre riayet eden yok,
Ne tesettürün hakkını veriyor, ümmet !
Selâlar,ezanlar uyarıyor,
Ölüm var, gel hazırlık yap diyor,
Duyanda duymaz oluyor,
Ne selalar ne de ezanlar uyarıyor ,ümmeti !
- Ayrıntılar
Anadolu erenlerinden,
Akyazılı Sultan Efendi,
Boyu posu uzun,heybetli,
Kar gibi beyaz tenli.
Hoca Ahmed Yesevi,
Hacı Bektaş-i Veli ,
Mürşid-i Kâmili,
Öyle oldu,öyle okudu ki,
İcazet verdi Hacı Bektâşi Veli.
Ey oğul icazet diplomanı,
Hak ettin almaya,
Emir verdi padişah,
Gideceksin rum diyarına.
Yanına verdi kırk mürid,
Yollara revan oldular,
O diyar bu diyar derken,
Bugünki Varna şehrine geldiler.
Bulgaristan göç diyarı,
Karamanoğlu dağılmış ,
Konmuşlar Balkanlara,
Yurt salmışlar topraklara.
Kavim göçleri olmuş,
Karadeniz üzerinden,
Gagaus Türkleri
Yerleşmişler bölgeye.
Evlenmiş barklanmışlar,
Karışmışlar bir haylice,
Dini yaşatan hatırlatan ,
İhtiyaç olmuş bölgede.
Din yaşanıp, yaşatılacak,
Dini nasihat yapılacak
Karşıladı halkı,
Hoca geldi diyerek.
Kebap yapmışlar,
Çubukla ateşte pişen kebap,
Misafirler yemişler,
O anda bir ses gelmiş.
Akyazılı Sultana gelen seste,
“Yanmış yağlı çubuğu ,
Toprağa dik “diyerek,
Dikmiş yanmış, yağlı çubuğu toprağa.
Anında yeşermiş,yaprak vermiş,
Meyve vermiş,kestane ağacı işte.
“Ey evlatlarım bu ağaç,
Bu vadinin koruğu olsun.
- Ayrıntılar
Bekler seni ömrünce,
Hayalini kurur önce,
Kokusunu ,gözünü,elini,yüzünü,
Hayal eder durur her gece...
Bedene düştüğünde bilir,
Kendindeki hali,bereketi,
Duygular karışır,
Hassaslaşır her bir işe.
Kokular alır,
Yemeklerden uzak durur,
Hele sabah bulantısı,
Can'ından can alır.
Büyürsün aylar boyunca,
Her hareketin mucize.
Doğum geldi çattı kapıya,
Heyecan zirve yaptı doruğa.
Selam verdin annene,
Ağlayarak feryatla,
Anne ağladı,
Bebeği ağladı..
Dua düştü dile,
Şükür etti Rab'bine,
En güzel hediye,
Kucağı doldu,anne ol diye.
- Ayrıntılar
İlk iman eden sahabelerden ,
Oldu Bilal-ı Habeşi.
Hem köle , hem efendi,
Hem Efendimizin müezzini !
Kâbe putlardan temizlendi,
Oku ezanı Bilal dendi,
Bilal okudu ezanı,
Tevhit nağmeleri yankılandı.
Peygamberine aşık Bilal,
Bir an olsun demez aman,
Vefat etti efendisi,
Medine'yi terk etti Bilal.
Hz.Ebu Bekir ısrarlı,
Kal burada sevdalı,
Eğer sen beni azat ettiysen,
Bırak gideyim,
Nefsin içinse beni yanında alıkoy!
Gitti Bilal Şam dolaylarına,
İçinde sevgiliye özlem,burukluk,
Ayrılığın hasreti,bitti eridi,
Dayanamadı kalmadı Medine'de Bilal.













