Ulaşım
Ulaşım
Emirdağa Ulaşım
Konaklama
Konaklama
Nerede Kalınır
Nerede Yenir
Nerede Yenir
Yemeklerimiz
Yemeklerimiz
Tarihimiz
Tarihimiz
Emirdağ Spor
Emirdağ Spor
İslam dininin şartlarından biri de hac ibadetidir. Akıllı ve mükellef olup, sağlığı yerinde olan hacca gidip gelecek kadar malı bulunan her Müslümana ömründe bir defa hac etmesi farzdır. Hac; kulluğun en üst seviyede tezahürü, yıllardır özlem duyulan mukaddes mekanlara kavuşma, maddi ve manevi kirlerden arınmadır. Bu hususta sevgili Peygamberimiz (sav); “Suyun kiri yıkadığı gibi, hac da günahları yıkar”(1) buyurmuşlardır. Bir başka hadiste ise “İçine günah karışmamış ve kabul olunmuş bir haccın karşılığı ancak cennettir”(2) buyurmuşlardır.


Hacca giden kimse; Yüce Allah’ın “İnsanları hacca çağır; yürüyerek veya binekler üstünde uzak yollardan sana gelsinler, taki kendi menfaatlerine şahit olsunlar. Allah’ın onlara rızık olarak verdiği hayvanları belirli günlerde kurban ederken onun adını ansınlar..” (3) çağrısını duymuş, gönlü Allah aşkı ile tutuşmuş İslam aşığıdır. Bir hadisi şerifte şöyle buyrulmaktadır: “Hacceden kimseler, Allah’ın kulları arasından seçtiği heyetleridir. Allah onları davet etti, onlar da emr-i ilahi’ye icabet ettiler.” (4)

Hac ibadetini yerine getirirken ziyaret edilen her mekanın ve yapılan her amelin, sembolik bir anlamı ve önemi vardır.

İhram; kişinin üstündeki bütün giysilerden sıyrılıp, sonradan edindiği mal, mülk, rütbe ve makamı geride bırakarak tek farkın şahsi faziletten ibaret olduğu gerçek eşitliği yaşamaktır.
 Tavafın her bir dönüşü, insanın özünde var olan ve onu tutsak haline getiren, Rabbi ile beraber olmasına engel olan dünyevi duygu ve düşünceleri aşmayı ve bir olana varmayı anlatır.

Arafat; mahşeri kalabalığın içinde nefsi ile başbaşa kalarak, göz yaşı dökmenin; tövbeleri kabul edilen Hz. Adem ve Hz. Havva’nın yaşadıkları sevinci yaşamanın; kendileri için zor bir imtihanı başarı ile geçen, imanın ve teslimiyetin en güzel örneğini veren Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in hatırasını yaşatmanın; bütün insanlık için dua edebilmenin; mebrur bir hac şerefine nail olmanın ve ümitleri yeşertmenin mahallidir.

Bir Müslüman için sevgili peygamberimiz (sav)’in dünyaya geldiği ülkeyi, İslam güneşinin doğduğu şehri, Kur’an-ı Kerimin inmeye başladığı Mekke’yi ve diğer kutsal mekanları ziyaret etmek ve bu kutsal mekanlarda meydana gelen tarihi olayları düşünerek hac yapmak ne kadar hoştur. Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: “Kim çirkin söz söylemeden ve günah işlemeden haccederse, annesinden doğduğu günkü gibi geri döner.” (5)

(1) Et-Terğib vet-Terhib, c. 2, s. 166

(2) Et-Terğib vet-Terhib, c 2, s. 163

(3) Hac, 27–28

(4) Et-terğib vet-Terhib, c. 2, s. 167

(5) Et-Tac, Kitabu’l-Hac