Ulaşım
Ulaşım
Emirdağa Ulaşım
Konaklama
Konaklama
Nerede Kalınır
Nerede Yenir
Nerede Yenir
Yemeklerimiz
Yemeklerimiz
Tarihimiz
Tarihimiz
Emirdağ Spor
Emirdağ Spor

Rabbimiz bizlere sayısız nimetler vermiştir. Bu nimetler arasında öyleleri vardır ki, dünya nimetleri ve güzellikleri çok basit kalmaktadır. Öncelikle bizi var etmiş, sonra hayat sahibi yapmış, canlılar arasında varlıkların en şereflisi olan insan etmiştir. Verdiği bu nimetleri İslam nimeti ile tamamlamıştır. Bütün bu nimetler büyük ve kapsamlı bir şükür istemektedir. Aksi halde sahip olduğumuz nimetlerden hesap vermemiz zor olacak ve bu nimetler elimizden çıkıp gidecektir. ”Kıyamet gününde size verilen nimetlerden hesaba çekileceksiniz”(1) buyuran Rabbimiz bir başka ayette ise: “Eğer şükrederseniz, elbette size (nimetimi) artıracağım ve eğer nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir!”(2) buyurmuştur.


Şükür vazifesini yerine getirmenin en güzel yolu Rabbimizin emri olan farz ibadetleri yerine getirmektir. Sevgili Peygamberimiz bazı geceler mübarek ayakları şişinceye kadar ibadet ederdi. Hz. Aişe annemiz bir gün: “Ey Allah'ın Resûlü, geçmişte işlenmiş ve gelecekte işlenmesi muhtemel bulunan günahlarını Allah Teâlâ bağışladığı halde niçin bu kadar yoruluyorsunuz?” deyince, Peygamber Efendimiz: “Ya Aişe, Allah'a şükreden bir kul olmayayım mı?”(3) buyurmuşlardır.    Şükür vazifesini yerine getirmek üzere ibadet eden müminlere, bir başka hadis hem asıl yapılması gerekeni hem de kolaylığı gösterir: “Amellerin Allah’ü Teala’ya en sevimli olanı, az da olsa devamlı yapılanıdır.”(4)

Kulluk, süreklilik ister. Kullukta inkıta yoktur. Devamlılık onun temelidir. Bu açıdan kullukta tatil, izin, ara verme, istirahat gibi dünyevi işlerde görülen kavramlar yoktur. Ancak kullukta, insanın fıtri özelliklerine, sağlık durumlarına ve hayat şartlarına göre özel kurallar ve ruhsatlar vardır. İnsan, ergenlik çağından, ruhunu teslim edinceye kadar Allah’ü Teala’ya kulluk yapmakla mükelleftir. Hazret-i Aişe validemiz: “Allah Resulü’nün ameli, hafif ve devamlı yağan yağmur gibiydi”(5) buyurarak Efendimiz’in başladığı bir ibadeti sürekli yaptığını, onu hiçbir zaman terk etmediğini bildirmiştir. Kuran-ı Kerimin çeşitli ayetlerinde de ibadete devamlılığın esas olduğu bildirilmektedir. Rabbim bizleri “Sana yakin (ölüm) gelinceye kadar Rabbine ibadet et” (6) ilahi emrine uyanlardan eylesin.

(1) Tekasür, 8
(2) İbrahim, 7
(3) Buhari, Teheccüt, 6
(4) Müslim, Misafirin, 218
(5) Buhari, Savm, 64; Müslim, Müsafirin, 217
(6) Hicr, 99