İnsanoğlunu diğer canlılardan ayıran ve üstün kılan en önemli özellik onun akıl sahibi olmasıdır. Akıl sayesinde insan dünyadan en iyi şekilde istifade eder ve karşılaştığı problemleri de rahatlıkla çözer.
Bazı meseleler tek bir insanın aklı ve düşüncesiyle çözülemeyecek kadar zor ve karmaşık olması sebebiyle kolektif akla ihtiyaç duyulmaktadır. Kolektif akıl da, ancak fertlerin bir araya gelmeleri, karşılıklı görüşmeleriyle ortaya çıkar.
İstişare, meşveret etmek, danışmak ve konuyu uzmanlarıyla görüşmek manalarına gelir. En doğru ve en uygun kararlar almak için gereklidir. Sonunda pişmanlık duyulacak, toplumda zararlara yol açacak yanlış kararlardan korunmak yerine getirilmesi emredilen İslami bir prensiptir. Tarih yalnız
kendi aklını beğenen karar vereceği konularda bilgili ve güvenilir kişilerin görüş ve deneyimlerine başvurmayan kimselerin acı sonlarına şahitlik etmiştir.
İstişare, değişik görüş ve tecrübeleri dinleyip değerlendirerek en uygun kararı almayı kolaylaştıracağı gibi fikri danışılan ve kendisine söz hakkı tanınan kimseye değer verildiğini ve güven duyulduğunu hissettirip aralarındaki itimat ve muhabbeti güçlendirmesi bakımından önemlidir. Atalarımız “akıl akıldan üstündür” demişlerdir. Atalarımız her meselede başkalarına danışılmasını, onların bilgi, fikir ve tecrübelerinden faydalanılmasını bizlere tavsiye etmişlerdir.
Allah Teala Ali İmran suresinde “iş hakkında onlarla müşavere et, danışıp kararını verdiğin zamanda artık Allah’a güven, çünkü Allah kendisine dayanıp güvenenleri sever” (¹) buyurarak danışma prensibinin İslam daki istişarenin önemini açıkça ortaya koymaktadır.
Hz. Peygamber (S.A.V.) de yönetimle ilgili işlerde karar vermeden önce daima ashabıyla istişarede bulunmuştur. Mesela Hicret sonrası Medine de yeni bir toplum oluşturma gayretlerini sürdürürken Allah Rasülü burada yaşayan Yahudilerle görüşmeler yapmış, onların fikirlerini almıştır. Bedir savaşında ashabıyla istişare etmiş hem muhacir hem de ensarın ayrı ayrı görüşlerini almış onlarla mutabakat sağladıktan sonra Mekke kervanı üzerine seferler düzenlenmesi talimatını vermiştir. Bir hadisi Şeriflerinde “İstişare pişmanlığa karşı bir kaledir”(²) buyurmuştur.
Lokman Hekimin oğluna istişare ile ilgili tavsiyesinde; “yapacağın işi daha önce bunu denemiş tecrübeli kimseye danış, çünkü o kendisine pahalıya mal olmuş doğru görüşleri sana bedavaya bedelsiz takdim eder” demiştir. Gerek aile içinde gerekse toplumda bir karar verirken eş ve arkadaşlarımızla istişare edip onların görüşlerini almak kararlarımızın daha isabetli olmasına vesile olacaktır.
1- Al-i İmran Suresi (159)
2- Hadis (İ. Maverdi)
Mustafa ALTIN
Dombay Köyü Camii İmam Hatibi
DİNAR/Afyonkarahisar














