Kültürel Eserlerımız Ve Kisisel Kültürel Yozlasma
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
Zalım Poyraz türküsünü ve hikayesini yazacağım ,bu türkünün kaynak kişisi gerçek yakanı üreteni, Halis Erenoğlu’dur ,ikinci dörtlüğünde geçen sözler de değiştirilmiştir,Asıl acı olan yaşarken emeğine ve bunun gibi birçok türküsüne başkalarının kendi emeği imiş gibi kolayca isimlerini yazmaları.Bu türküde kaynak kişi olarak geçen şahıs dünyada yokken bu türkünün hikayesi yaşanmış ve duygulardan söze dökülmüştür.Bu türkü ve Emirdağı Gacerli mahallesinde bu sevdayı ve bu türküyü bilmeyen yoktur. Emirdağımıza ait türkülerin birkaç tanesi hariç tamamı yerel çalgıcı dediğimiz abdallar tarafından düğünlerde çalınıp söylenerek yada bu kültüre hizmet ettiğini söyleyen sözde araştırmacı denilen şahsiyetler tarafından melodisi ritmi sözleri değiştirilerek özünden uzaklaştırmışlardır. Emirdağımıza ait belli kalıplaşmış günümüze taşınan bu türkülerden başka ağıtlardan başka yorumları bozulmamış türkülerimiz ve ağıtlarımız vardır.Soruyorum neden birden ozanlarımız üretkenlikten mi vaz mı geçti de aynı türkülerden başka üretim yapamaz hale geldiler,çünkü özde kendilerine ait değil de ondan.
Bu türkü hüzün ayrılık kavuşamama kokan gerçek bir sevda türküsüdür,
İkinci dörtlük ,emirdağla şu urfanın arası,emirdağın ardın göl garabası,sevdim sevdim alamadım dünyamda,onulmaz bu yüreğimin yarası da goygun yarası.Tamamını da yazarım .ve istenirse bu türkünün derlemecisi sn .Hale Gür hanıma babamdan nasıl ne şekilde alınıp taşındığını ben yazmayayım kaynak kişi olan şahıs yazsın.
Devamını oku: Kültürel Eserlerımız Ve Kisisel Kültürel Yozlasma
Üç Aylarda İbadet
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Samimi kulların af ve mağfiretle ödüllendirildiği, Allah Teala’nın lütuf ve ihsanının sağanak sağanak yağdığı üç aylar diye adlandırılan mübarek zaman dilimleri Recep, Şaban ve Ramazan aylarına kavuşmuş bulunmaktayız. Bu sebeple Yüce Rabbimize ne kadar şükretsek azdır.
Üç aylar; ibadetlerle ulvileştiğimiz, Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başladığı, oruç ibadetinin yerine getirildiği aylardır. Bu sebeple bu aylarda oruç tutmak, beş vakit namazımıza daha bir özen göstermek, bol bol nafile namaz, kaza namazı kılmak, Kur’an okumak ve anlamaya çalışmak hedefimiz olmalıdır.Sevgili Peygamberimiz üç aylar girdiğinde: “Allah’ım! Recep ve Şaban aylarını bize mübarek kıl ve bizi Ramazan ayına ulaştır”(1) diyerek dua ediyordu. Yüce Rabbimiz de: “Ey müminler! Hep birden Allah'a tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz”(2) buyurmak suretiyle kurtuluşa ermenin reçetesinin tövbe etmek olduğunu bizlere bildirmektedir. Öyleyse Rabbimizin affının çok bol olduğu bu zaman dilimlerindeki fırsatı kaçırmamalıyız.
Dr. Mustafa Emeksiz
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Biyoğrafiler
1 Ocak1960 yılında Afyon'un Emirdağ ilçesinde doğdu. 1966 yılında girdiği Mithatpaşa İlkokulunu 1971 yılında tamamladı. 1971 ve 1974 yılları arasında Emirdağ’da Ortaokul eğitimini tamamlayarak. Liseyi Eskişehir'de Atatürk lisesinde 1974 ve 1977 yılları arasında bitirdi. 1977-1982 yıllarında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinde okudu. 1984 yılında Eskişehir Anadolu Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu. 2 yıl Kars SSK Dispanserinde çalıştı. Sonra yine Eskişehir’e döndü 15 yıl kadar da Eskişehir SSK Hastanesi ve Dispanserinde çalıştı.
Eskişehir’e özel Tıb merkezi açan Mustafa Emeksiz, halen Özel Emeksiz Polikliniği, Özel Sakarya Sıhhiye Tıp Merkezi ve Özel Eskişehir Sakarya Hastanesinin Yönetim Kurulu Başkanlığını yapmaktadır.
Üç Aylar ve Regaib Kandili
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Üç aylar dediğimiz Recep, Şaban, Ramazan ayları peş peşe gelen, içinde kutlu gecelerin serpiştirildiği, manevi derecesi pek yüksek, rahmet ve bereket aylarıdır. Bu aylar Yüce
Rabbimizin bize ikram etmiş olduğu fırsat aylarıdır. Hayatın çeşitli sıkıntıları ve imtihanlar neticesinde yıpranan ve yorgun düşen ruhlarımız bu mukaddes zaman dilimlerinde yenilenme fırsatı bulur. Asırlardır ecdadımız bu mübarek üç aylara büyük önem vermişlerdir. Bu üç ayların içindeki mübarek geceler, bir kaybı olanın karanlıkta onu kandille aramasına benzetilmiş ve bu maksatla tarihimizde onlara "kandil geceleri" denilmiştir.
Rasulullah Efendimiz (sav) üç aylara kavuştuğu zaman şöyle dua etmiştir: "Allah’ım Recep ve Şaban aylarını hakkımızda hayırlı ve mübarek kıl, bizi Ramazan ayına ulaştır."(1) Yine Resul-ü Ekrem Efendimiz başka bir hadis-i şeriflerinde; “Recep Allah’ın, Şaban benim, Ramazan da ümmetimin ayıdır”(2) buyurmuşlardır.
Bu mübarek zaman dilimleri kainatın sahibi Cenab-ı Hak tarafından bizlere verilmiş büyük bir ganimettir. Bu aylar ve içindeki müstesna geceler adeta Yüce Rabbimizin bizi bağışlaması için bir bahanesidir. Bizler de bu mübarek ayların değerini bilip hürmet göstermeli, bu manevi atmosferden olabildiğince istifade etmeliyiz.
Metem Türkü Gecesinden 2 Türkü
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Videolar
Metem Türkü Gecesinden Koro Halinde 2 Türkü
-Daha Senden Gayrı Aşıkmı Yoktur (Kayseri Anonim)
-Oy Bahçenize Ben Giremedim (Hilmi Yarayıcı)
Yaz Kuran Kurslarının Önemi
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Rahmet ve merhamet sahibi Yüce Allah, insanı en güzel şekilde yaratmış, onu üstün yeteneklerle donatmıştır. İnsanoğlunu ilahi kitabın muhatabı kılarak onurlandırmış ve ona sorumluluk yüklemiştir. İnsanın yüklendiği bu büyük sorumlulukta onu yalnız bırakmamış, inançsızlığın karanlığından çıkartıp iman ve güzel ahlakın aydınlığına kavuşturabilmek için rahmetinin eseri olarak peygamberler ve kitaplar göndermiştir. Yüce Rabbimiz insanlığa en son kitap olarak Kur'an-ı Kerimi göndermiştir.
Oku”(1) emriyle inmeye başlayan son ilahi kitap olan Kur'an-ı Kerim'i okumak başlı başına bir ibadettir. En büyük manevi zevk ve mutluluk onu tilavet ederken yaşanır. Aynı zamanda bazı ibadetlerimizi de ancak Kur'an okuyarak ifa edebiliriz. Millet olarak yükselmemiz, maddi ve manevi huzura erişmemiz de büyük ölçüde buna bağlıdır. Zira insanı Yaratan Yüce Kudret insanın dünya ve ahiret saadetini Kur'anla çizmiştir. Kur'andan uzak yetişen nesillerin topluma ne kadar zarar verdiğini hep birlikte müşahede ediyoruz.
Rahmet ve merhamet sahibi Yüce Allah, insanı en güzel şekilde yaratmış, onu üstün yeteneklerle donatmıştır. İnsanoğlunu ilahi kitabın muhatabı kılarak onurlandırmış ve ona sorumluluk yüklemiştir. İnsanın yüklendiği bu büyük sorumlulukta onu yalnız bırakmamış, inançsızlığın karanlığından çıkartıp iman ve güzel ahlakın aydınlığına kavuşturabilmek için rahmetinin eseri olarak peygamberler ve kitaplar göndermiştir. Yüce Rabbimiz insanlığa en son kitap olarak Kur'an-ı Kerimi göndermiştir.
Oku”(1) emriyle inmeye başlayan son ilahi kitap olan Kur'an-ı Kerim'i okumak başlı başına bir ibadettir. En büyük manevi zevk ve mutluluk onu tilavet ederken yaşanır. Aynı zamanda bazı ibadetlerimizi de ancak Kur'an okuyarak ifa edebiliriz. Millet olarak yükselmemiz, maddi ve manevi huzura erişmemiz de büyük ölçüde buna bağlıdır. Zira insanı Yaratan Yüce Kudret insanın dünya ve ahiret saadetini Kur'anla çizmiştir. Kur'andan uzak yetişen nesillerin topluma ne kadar zarar verdiğini hep birlikte müşahede ediyoruz.
O'nu Altın İmparatoru Olarak Biliyorduk,"Gönüller Fatihi"Olarak Uğurladık
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
Dünya A-lem O'nu, kaybettiğimiz gün daha iyi tanıdı. Bilmeyenler, Ömer Halaç Kardeşimizin memleket için büyük bir kayıp olduğunu, ancak öğrendi o gün anladı. Emirdağ’lı hemşerilerimiz O'nun eşi bulunmaz bir cevher olduğunun ciddiyetini, O'nun ebediyete gönderdiğimiz 12 Mayıs Salı günü kavrayabildik. Çünkü o, kendi başına ve kendi istikametinde, büyük başarılara imza ata ata sessiz sedasız konuşturuyordu. Disiplinli, vakur, saygın, alçak gönüllü, gelişimci, girişimci, büyük işler yapmak için yaratılmış, seçkin iş adamlarımızdan birisiydi. Koştura koştura kendi mesleği ve işi istikametinde büyük işleri kucaklamaktaydı. Son zamanlarda Türkiye bile O'nun erişilmez iş yeteneğine dar gelmeğe başlamıştı. “O” 25 m2'lik bir işyerini büyüte büyüte, Türkiye'mizin altın damarı haline getirmişti. Artık dış ülkelerde bulup keşfettiği altın kaynaklarını Türkiye ekonomisi için işletmeğe girişmişti. Birden bire altın sektörümüz, O'nun yüreğindeki, kabiliyetindeki, öz cevherin farkına varıp O'nun arkasına düşerek Türkiye Kuyumculuk Sektörünün güçlendirme kararı alıp O'nun liderliğini kabullenmişti. Herkes ve bilhassa altın sektörümüz O'nun liderliğinde altıncılığın Dünya Zirvesine yükseleceğini anlamıştı. Devamını oku: O'nu Altın İmparatoru Olarak Biliyorduk,"Gönüller Fatihi"Olarak Uğurladık














