UMRENİN FAZİLETİ
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Muhterem Müslümanlar
Yüce Allah Hz. Adem’den başlayarak her topluma elçiler göndermek suretiyle insanları kulluk görevini yapmaya çağırmıştır. Bu çağrıya uyanlardan Hz. İbrahim, oğlu İsmail ile beraber ilk olarak Beytullah’ı inşa etmiş, inşaatın bitiminden sonra Cenabı Allah’ın (c.c.) “İnsanlar arasında haccı ilan et ki, gerek yaya olarak gerek uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler”(1) emrini alan Hz. İbrahim insanları hacca çağırmış, bu çağrıya uyan müminler de Mekke’ye gelip Kabe’yi tavaf etmeye başlamışlardır.
Aziz Mü’minler!
İslam’ın beş şartından biri olan Kâbe’yi ziyaret, hac mevsiminde yapılınca büyük hac, diğer aylarda yapılınca küçük hac olarak nitelendirilmiş ve ismine Umre denmiştir. Rabbimiz iki ibadeti de halis bir niyetle yapmayı tavsiye ederek şöyle buyurmuştur: “Haccı da, umreyi de Allah rızası için tamamlayın.”(2) Abdullah ibn-i Ömer’in nakline göre sevgili Peygamberimiz (s.a.v) ömründe dört defa umre yapmış ve umre hakkında: “Umre daha sonraki umreye kadar ikisi arasında işlenen günahlar için kefarettir. Allah katında makbul haccın karşılığı ise ancak cennettir”(3) buyurmuşlardır. Ramazan ayında yapılan umre ise yine Allah Resulü’nün beyanıyla hac ibadetinin sevabına denktir.(4)
Cengiz Sağlam
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Biyoğrafiler
08 Ocak 1971 tarihinde Emirdağ’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Emirdağ’da tamamladı. Yüksek öğrenimine Erzurum Atatürk Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’ni kazanarak başladı. Atatürk Üniversitesi'ndeki ilk sınıfta gösterdiği okul birinciliği başarısından dolayı Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’ne yatay geçiş yaptı ve Yüksek öğrenimini Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi'nde bitirdi.
Üniversite öğrencilik yıllarında, Yükseköğrenim Kredi Yurtlar Kurumu Genel Kurul Üyeliğine, akabinde Yönetim Kurulu Üyeliğine seçildi.
Yönetim Kurulu Üyesi olarak üniversite gençliğinin temsilcisi olarak 3 yıl yönetim kurulu üyeliği yaptı. Yönetim Kurulu Üyeliği döneminde Türk Gençliğini temsilen çeşitli televizyonlarda açık oturum ve konferanslara katıldı.
Meyveli Ağaç Taşlanır
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Mustafa Çınar
Hafta içinde yaşanan bir takım olayların neticesinde,döğer belediye spor maçına takımımız moralsiz çıkmasına rağmen,sayısız gol pozisyona girip,beş tane topun direkten döndüğü maçı 3-1 gibi bir sonuçla kazanmasını bildi.Bu da ne kadar büyük bir takım olduğumuzun bir göstergesidir.
Hafta içinde yönetim kurulu toplanarak, performansından memnun olmadığımız iki arkadaşımızla yollarımızı ayırdık.Bu iki arkadaşımıza bundan sonra ki futbol hayatlarında başarılar diliyorum.Hocamız Ahmet KARAÇÖL ise kendi isteğiyle,istifa edip gitmişdir.Hocamıza hiç kimse git falan demedi.Kendisi giden bir hocaya’da yapacak bir şeyimiz yok.Kısaca hiç kimse Emirdağ’dan ve Emirdağ spor’dan büyük değildir.Buna yönetim kurulu da,hoca da,futbolcular da dahildir.
Ben kendi adıma yanlış bir iş yaptığımıza inanmıyorum.Yönetim olarak bir karar aldık ve sonuna kadar aldığımız kararların arkasındayız.Bakıyorum dışarıda o kadar çok eleştiri var ki,bilen de konuşuyor,bilmeyende konuşuyor.Eleştiri yapılır,ama olumlu eleştiri yapılmalı,Emirdağ spor’un lehine yapılan her türlü eleştiriye de açığız.Emirdağ spor’un lehine yapılan her eleştiriyi’de dikkate alır değerlendiririz.Fakat bilinçsiz ve yönetimi yıpratmak için eleştiri yapılıyor,kasıtlı olarak futbolcuları birbirlerine düşürmek için futbolcular arasında laf söz taşımaya çalışıyorlar.Biz burada olduğumuz sürece,kim olursa olsun bu tür olaylara müsaade etmeyeceğiz.
İSLAM, ALLAH KATINDA GEÇERLİ OLAN DİNDİR
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Muhterem Müslümanlar!
Din akıl sahibi, şuurlu insanları hür irade ve istekleriyle iyi ve güzel olan şeylere sevk eden ilahi mesajlar bütünüdür. Din, insanın yaratıcısı olan Allah, insanlar ve beraber yaşadığı diğer canlılarla olan ilişkilerini düzenleyen ilahî bir rehberdir. İnsanoğluna değişik zaman ve mekânlarda Peygamberler vasıtasıyla tebliğ edilen bu ilahî nizam, insanın yaratıcısına ve diğer yaratılanlara karşı görevlerini, yaratılış gayesini, hangi işlerin iyi ve hayırlı, hangi işlerin de kötü ve zararlı olduğunu öğretir.
Tarih içerisinde insanlar, zaman zaman ilahî vahyin öğretisinin dışına çıkarak dinin getirdiği inanç, akide ve ahlaki saflığı bozmuşlardır. Yüce Yaratıcı, bozulan akideyi yeniden hatırlatmak ve tahrip olan ahlak anlayışını insana yakışır hâle getirmek için değişik dönemlerde Peygamberler göndermiştir.
Allah din gönderirken insanı, onun imkânlarını, sosyal ve kültürel çevresini ve yaşamını sürdürebilecek ihtiyaçlarını dikkate almıştır. Allah tarafından gönderilen dinler arasında dil, coğrafya ve tarihî süreç farklılıkları olmakla birlikte inanç esasları ve ibadet, adalet, ahlak, doğruluk, sevgi ve yardımlaşma gibi iyiliği emreden kavramlar hep aynı olmuştur. Bu kabullere uymayan davranışlar ise yasaklanmıştır. Bu bağlamda ele alındığında, ilahi dinlerin iyilikleri tavsiye ettikleri, kötülüklerden de sakındırdıkları hususu müşterek özellikler olarak ortaya çıkmaktadır.
Hicret
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Muhterem Müslümanlar!
Allah kelamı Kur'an, geçmiş peygamberlerin ve onlara iman eden insanların, kafirler tarafından hicret etmeye zorlandıklarından ve bunların imanları uğrunda yurtlarını bırakıp başka yerlere göç ettiklerinden söz eder.
Peygamberimiz ve ilk müslümanlar da, daha önceki Peygamberler ve ümmetlerin akıbetine maruz kaldılar. Mekke müşrikleri Peygamberimize karşı İslam’ı tebliğ etmeğe başladığı andan itibaren karşı bir tavır takındılar. Bu tavır, sadece İslam’ı reddetmekten ibaret kalmadı. Peygamberimiz alaya alındı, müminlere baskı uygulandı ve bu baskılar İslam’ın Mekke'de yayılmaya başlaması üzerine eziyet ve işkenceye dönüştü. Müslümanların başına gelenlere çok üzülen Peygamberimiz (s.a.v.), ilk olarak bir grup Müslüman’ın Habeşistan’a hicret etmesine izin vermiştir. Müslümanlara uygulanan üç yıllık boykotun ardından Peygamberimizin en büyük destekçisi olan amcası Ebu Talib'i kaybetmesi, müşriklere fırsat verdi.
Onların işkence ve baskıları dayanılmaz hale geldi. Böyle bir ortamda İslam’ı tebliğ edemeyeceğini anlayan Rasûlullah (s.a.v.), Taife giderek yeni bir çevrede İslam’ı anlatmaya çalıştı. Ancak sert bir tepkiyle karşılaştı, Mekke’ye dönmek zorunda kaldı.
Bu sırada Akabe'de tanıştığı Medineliler, Hz. Peygamberi ve Müslümanları şehirlerine davet ettiler ve Medine'ye geldikleri takdirde canlarını ve mallarını kendi çocuklarını korudukları gibi koruyacaklarına söz verdiler.
Emirdağın Gücü Yeter
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Yavuz Öztuncer
Geçtiğimiz Perşembe günü Emirdağ Spor’un 29. kuruluş yılı için düzenlenen yemeğe davetliydim. Bu nazik davete icabet ettim. Gördüm ki Kaymakamımız, Belediye Başkanımız, Savcımız, Kurum amirleri, banka müdürleri, siyasi parti temsilcileri, iş adamları, odalar başkanları, esnaflar ve birçok misafir davetliydi. Kısa zamanda organize edilmesine rağmen güzel bir davetti. Özellikle Emirdağ Spor için oldukça faydalı olduğuna inanıyorum. Çünkü davetliler, maddi olarak hiçte azımsanmayacak destekte bulundular.
10 yıldır Emirdağ’dayım. 6 yıl Emirdağ Sporda futbol oynadım ve bu takıma bu kadar sahip çıkıldığını ben ilk kez görüyorum. Bunun için Ceylan KURT başkana teşekkür edilmesi gerekir. Bu işi gerçekten ciddiye alıyor.
Bilenler vardır ben Amasyalıyım. Amasya’nın ilçesi Merzifon nüfus olarak Emirdağ kadar, hatta Avrupa’da yaşayanları dahil edersek Emirdağ’dan oldukça az nüfusa sahip. Nüfus güçtür. Ama Merzifon Spor yıllarca 3. ligde top koşturdu. Burası kadar maddi gücü olan insanlara da sahip değil. Ama işi ciddiye aldılar, istediler, başardılar. Görüyorum Emirdağ’da 3. lig istiyor. Bunun için herkes destek vermeli, tabiri caizse elini cebine atmalı. Bu arada şunu da belirtmeliyim ki Allah korusun bu sene 3. lig’e çıkamaz, gruplardan dönerse takım, kaygım, “O kadar yardım ettik. O kadar paralar harcadık olmadı. Bir daha da yardım etmem. Boşa gitti paralar” denilmesi. Asla denmemeli. Bu sabır işi. Mücadele işi. Umuyorum ki Emirdağ en kısa zamanda 3. lig ile tanışacaktır. Emirdağ’ın buna gücü yeter.
Alkollü İçecekler Haramdır
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Muhterem Müslümanlar!
Allâhu Teâlâ; insanları yaratmış, yeryüzünü onların yaşayışlarına uygun olacak gıdalarla dolu bir nimet sofrası haline getirmiştir. Fakat insan sağlığına zarar verecek şeyleri de haram kılmıştır. Aynı zamanda İslamiyet, aklı, canı, nesli, malı ve dini korumayı esas almış, bu değerlere herhangi bir şekilde zarar verilmesini de şiddetle yasaklamıştır. Bu sebeple dinimiz, insanlara yararlı ve temiz olan şeyleri helal, zararlı ve temiz olmayanları da haram kılmıştır. Dolayısıyla dinimizde sarhoşluk veren maddeler ve her türlü uyuşturucular yasaklanmıştır. Nitekim Cenab-ı Hak, “Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz”(1) buyurmuştur.
Değerli Müminler!
İçki ve uyuşturucu, insanın akıl, ruh ve beden sağlığını bozar ve dolayısıyla onun ailevi, sosyal ve mesleki hayatını, olumsuz yönde etkiler. İçkinin verdiği zarar, yalnız onu içenle sınırlı kalmaz, toplumun diğer fertlerini de etkiler. Çünkü sarhoşluk sebebiyle akli dengesi bozulan bir kişi, tavırlarını kontrol edemez. Kendisine ve başkalarına olan saygısını yitirir. Taşkın hareketleriyle kırgınlık, dargınlık, kavga, cinayet ve trafik kazaları gibi çeşitli zararlara sebep olur.
Böylece hem kendisine hem de başkalarına zarar vermiş olur. Nitekim bu husus Kur'an-ı Kerim'de şöyle açıklanmaktadır: “Şeytan içki ve kumar yoluyla ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi, Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçtiniz değil mi?”(2) İçerisindeki alkol nispeti düşük veya yüksek olsun, hangi ismi alırsa alsın, sarhoşluk veren her şey haramdır. Çoğu sarhoşluk veren şeyin azı da haramdır.














