Haftanın Hutbesi
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), bir hadislerinde tövbe ve istiğfarın adabını şöyle anlatıyor: “Bir kimse bir günah işler de ardından güzelce abdest alır, sonra kalkıp iki rekât namaz kılar ve Allah’tan mağfiret dilerse, Allah onu mutlaka bağışlar.” Daha sonra Peygamberimiz (s.a.s), söylediğini teyit maksadıyla şu ayeti tilavet ediyor: “Onlar, bir kötülük yaptıklarında ya da nefislerine zulmettiklerinde Allah’ı hatırlayıp günahlarından dolayı hemen tövbe ve istiğfar ederler. Zaten günahları Allah’tan başka kim bağışlayabilir ki? Bir de onlar, işledikleri kötülüklerde bile bile ısrar etmezler.”
Aziz Kardeşlerim!
Hepimiz insanız. Nefsani zaaflarımız var. Heva ve heveslerimiz var. İstek ve ihtiraslarımız var. Bencillik ve kıskançlıklarımız var. Açgözlülük ve tamahkârlıklarımız var. Zaman zaman işlediğimiz
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
İslâm âlemi olarak Pazar’ı Pazartesi’ye bağlayan gece mübarek Miraç Kandili’ni idrak edeceğiz.
İsrâ ve Miraç, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in bir gece Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksâ’ya, oradan da Yüce Mevla’nın sonsuz ayet ve kudretini müşahede etmek için semaya yaptığı, içinde pek çok ilahî hikmet ve bereketi barındıran manevî bir yolculuktur. Bu kutlu yolculuk, okuduğum ayet-i kerimede şöyle dile getirilmektedir:
“Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı ne yücedir. Hiç şüphesiz o, hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.”
Miraç, bir yükseliştir. Her şeyden önce yükselme yollarının yegâne sahibinin Allah olduğunun
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Andolsunki, biz sizi biraz korku ve açlık ile bir de mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmek suretiyle imtihan ederiz. Sabredenleri müjdele! Müminler, bir musibetle karşı karşıya kaldıklarında ‘İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râciûn/Biz Allah’a aidiz ve O’na döneceğiz.’ derler.”
Okuduğum hadis-i şerifte ise Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Müminin durumuna şaşılır! Her hâli kendisi için hayırlıdır. Bu durum yalnız mümine mahsustur. Başına sevinecek bir hâl geldiğinde şükreder; bu onun için hayır olur. Başına bir sıkıntı geldiğinde ona sabreder; bu da onun için hayır olur.”
Milletimizin yüreği, Soma’da, maden faciasında hayatını kaybeden evlatları için yanıyor. Yüzlerce insanımız, çocuklarına ekmek getirmek için girdiği kara toprağın bağrında can verdi. Bu defa ateş, düştüğü yeri de yaktı, düşmediği yeri de. Çünkü ateş, bütün memleketin bağrına düştü.
Hayatını kaybeden kardeşlerimize Cenab-ı Hak’tan sonsuz rahmet diliyoruz. Mekânları cennet
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Yüce dinimiz, anneye ve anne sevgisine özel bir yer vermiş, cenneti annelerin ayakları altına sermiş, vaktinde kılınan namazdan sonra en sevimli işin anneye iyilik etmek olduğunu, Allah'ın rızasını kazanmanın, cennete ulaşmanın en kestirme yolunun anneye hizmetten ve anneyi gereği gibi sevmekten geçtiğini, tam tersi olarak da onları üzene de Cehennemden iki kapı açılacağı bildirilmiştir.
Sevgilerin en güzeli annenin sevgisidir. Anne şefkati demek daha doğrudur ona. Karşılık beklemeden vermenin ve sevmenin adıdır şefkat. Allah’ın Rahim isminin en güzel aynasıdır o.
Kur’an-ı Kerim’de ve hadis-i şeriflerde Allah’a kulluk ve itaatten hemen sonra anne ve babaya iyi davranmanın gerekliliği vurgulanmıştır. Bir insanın Allah’a şirk koşması, anne ve
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Okuduğum ayet-i kerimede Rabbimiz şöyle buyuruyor: “De ki: Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm hepsi âlemlerin Rabbi Allah içindir. O’nun ortağı yoktur. Bana sadece bu emredildi ve ben Müslümanların ilkiyim.”
Okuduğum hadis-i şerifte ise Sevgili Peygamberimiz (sas) şöyle buyuruyor: “Allah, ancak ihlas ve samimiyetle sadece kendisi için ve rızası gözetilerek yapılan ameli kabul eder.”
Şu dünya hayatında hepimiz her gün imanımızla, ibadetimizle, amelimizle, sözümüzle, işimizle, yapıp ettiklerimizle hâsılı her hâlimizle ihlas ve samimiyet sınavına tabi tutulmaktayız.
Kalplerine hakiki imanı, Allah ve peygamber sevgisini yerleştirebilen, gönül Kâbe’sindeki putları
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Andolsun ki Allah, müminlere kendi içlerinden bir peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur. O peygamber ki, onlara Allah’ın ayetlerini okur, onları arındırır, onlara kitabı ve hikmeti öğretir. Hâlbuki daha önce onlar apaçık bir dalalet içinde bulunuyorlardı.”
Okuduğum hadis-i şerifte ise Allah Rasulü (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Benimle ümmetimin durumu (geceleyin) ateş yakan kimsenin hâline benzer. Böcekler ve kelebekler o ateşe düşmeye başlar. İşte ben de sizler ateşe girerken kuşaklarınızdan tutup engellemeye çalışıyorum.”
Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in bir kutlu doğumunu daha idrak ediyoruz. Bu vesileyle Peygamberler zincirinin son halkası, hâtemü’l-enbiya Ahmed-i Mahmud Muhammed Mustafa’ya,
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Ve şöyle niyaz et: Rabbim! Gireceğim yere doğruluk, dürüstlük ve sıdk ile girmemi sağla; çıkacağım yerden de doğruluk, dürüstlük ve sıdk ile çıkmamı sağla. Bana yüce katından tarafından, hakkıyla yardım edici bir kuvvet ihsan eyle!”
Hadis-i şerifte ise Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Doğruluktan ayrılmayın, zira doğruluk sizi iyiliğe, iyilik de cennete götürür. Kişi sürekli doğru söyler ve doğrunun peşinde olursa Allah katında doğrulardan yazılır. Yalandan kaçının, zira yalan sizi kötülüklere götürür. Kişi sürekli yalan söyler, yalanın peşinde olursa Allah katında yalancılardan olduğu yazılır.”
Hz. Ebu Bekir’den gelen bir rivayete göre Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) bu sözü son vasiyetleri arasında zikretmiştir. Başka bir hadisinde, “Her kim Allah ve Rasulü’nün kendisini sevmesini














