Haftanın Hutbesi
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Cuma günü sahip olduğu özelliklerden dolayı gerek fert gerekse toplum olarak Müslümanlar açısından büyük önem taşıyan bir gündür. Bu gün yolcu olmayan ve mazereti bulunmayan bütün mükellef erkeklerin katılması farz olan Cuma namazı kılınarak bir bayram havası oluşur. Cenab-ı Hakk: “Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağrıldığınızda, hemen Allah’ın zikrine koşun ve alış verişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır”(1) buyurarak, Cuma namazının önemi vurguladığı gibi, Cuma vaktinde alışveriş yapmayı da haram kılmıştır. Peygamberimiz de bir hadislerinde Cuma namazının önemini şöyle dile getirmiştir: “Bazı kimseler cuma namazlarını terketmekten ya vazgeçerler veya Allah Teâlâ onların kalplerini mühürler de gafillerden olurlar.”(2)
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Şanlı tarihimiz, imanımızdan kaynaklanan milli birlik ruhuyla kazanılmış eşsiz zaferlerle doludur. Malazgirt'te ilk temeli atılan, milletimizin sesini gür bir şekilde duyuran zaferler, İstanbul’un fethiyle daha çok anlam kazanmış, geleceğimizi aydınlatan çok önemli dönüm noktası olmuştur.
Peygamberimizin müjdesine nail olmak isteyen birçok hükümdar İstanbul’u defalarca kuşatmış, fakat almaya muvaffak olamamıştır. Peygamberimizin müjdesi şuydu: "İstanbul elbet fetholunacaktır. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden asker ne güzel askerdir.”(1) İşte genç Fatih’in azmini artıran, uykularını kaçıran ve hep plan yapmakla meşgul olmasına sebep olan bu hadistir.
Genç komutan herkesi hayrette bırakacak bir şekilde fetih hazırlıklarına başladı. Hem maddi hem manevi açıdan askeri hazırlıklarını tamamladı. Karadan gemileri yürüttü. Kendi planı olan büyük çapta toplar döktürdü ve surlar bu toplar sayesinde çöktü. Basta Zağanos Paşa, önde Vezirler ve askerler Topkapı tarafından şehre girdiler.
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Gençlik, Yüce Allah’ın insanlara bahşettiği ömür nimetinin, çok iyi değerlendirilmesi gereken önemli bir dönemidir, bulunmaz bir fırsattır. Çünkü gençlik, çalışıp kazanma, evlenip aile kurma, insanlara yararlı olma ve Allah'a ibadet etme bakımından hayatın en verimli cağıdır. Bunun için her insan, Allah’ın verdiği bütün nimetlerden ve özellikle de gençliğini nerede ve nasıl harcadığından sorguya çekilecektir. Nitekim Cenab-i Allah, bu gerçeği Kur'an-ı Kerim'de şöyle beyan buyurmuştur: "O gün, hepiniz bütün nimetlerden sorguya çekileceksiniz."(1)
Hz. Peygamber (sav)'de, gençliğin önemine dikkat çekerek, "İnsanoğlu kıyamet gününde gençliğini nerede ve ne suretle harcadığından sorguya çekilmedikçe yerinden ayrılamaz”(2) buyurmuştur.
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
2007-2008 Sezonu geçtiğimiz hafta Nevşehir’de oynadığımız 3. lige terfi maçları ile bizim için hiç de istemediğimiz ve beklemediğimiz bir sonuçla bitti. Hedefimiz belliydi 3. lige çıkmaktı.Ama olmadı. Daha maçın başında yediğimiz bir gol ve 70 dakika üstün oynamamıza rağmen gol olmayınca sonuç da olmuyor,iyi oynayan değil,golü bulan turu kazanıyor.Eskişehir Demir spor da sadece golü buldu ve turu aldı.
Bana göre bu yönetim kurulu çok başarılı olmuştur. Türkiye genelinden gelen 160 tane takımdan sadece 5 tanesi 3.lige çıkacak. 160 takımın içinden sıyrılıp ilk beş takım içinde kalmak o kadar da kolay değildi. Bunların içerisinde Bakırköy’ü, Düzce si, Göztepe si var ki her maçını 55000 kişiye oynayıp,maddi hiçbir sıkıntısı olmayan takımlar bunlar.Yani bu kadar kolay değil üçüncü lige çıkmak.Şimdi bu yönetim üçüncü lige takımı çıkaramadı diye başarısız mı? Biz kendimizi başarısız saymıyoruz aksine çok başarılı sayıyoruz.İki yıl boyunca Afyon Süper Amatör liginde üst üste iki defa lig şampiyonluğu bu yönetim döneminde kazanılmıştır.Var mı Emirdağ tarihinde Afyon Süper Amatör liginde iki defa üst üste şampiyonluk yaşatan başka bir yönetim.
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Allah'u Teala İslamı insanı iki dünyada mutlu kılmak için göndermiştir. Mutluluğun önemli bir şartı da barıştır. Barış yaratıcıyla ve başta bireyin kendisi olmak üzere yaratılmışlarla barışık olmayı kapsar. Gönderilen tüm Peygamberler barışın gerçekleşmesi amacını gütmüşlerdir. İslam’da barış kuru bir dava değildir. Barışın kaynağı Allah’tır. Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur: ''Allah’ım barış ve esenlik Sensin, barış ve esenlik ancak Senden gelir."(1) Bu sebepledir ki inanan insan Allah’a olan sevgisi, bağlılığı ve saygısı sebebiyle, O'nun yarattıklarını da sevmelidir. Bu açıdan Kur'an barış ve huzur dolu bir hayat kurmayı, insana görev olarak vermiştir. Ayet-i Kerimede şöyle buyrulur: “Ey iman edenler! Hep birden barışa girin. Sakın şeytanın peşinden gitmeyin. Çünkü o, apaçık düşmanınızdır.”(2)
Es-Selam; Allah'ın isimlerindendir; kurtuluş, esenlik ve barış anlamlarına gelir. Mü’minlerin birbirine verdiği selam bir barış ve esenlik duasıdır. Sevgili Peygamberimiz (sav) de hayatı boyunca hep barış elçisi olmuştur. İnsanları kendileriyle, Allah'la ve yaratılmışlarla barıştırmıştır.
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Namaz, dinimizin ifasını emrettiği ibadetlerin en önemlisidir. Kelime-i şehadetten sonra, İslam binasının üzerine kurulduğu beş temel esastan birincisidir. Akıllı ve ergenlik çağına ulaşan her müslümana, farzdır. Terk edilmesi ve meşru bir mazeret bulunmaksızın kazaya bırakılması büyük günahlardan biridir. Namazı vaktinde eda etmek o kadar önemlidir ki; ölüm tehlikesi gibi ağır şartlar oluşmadıkça, güç yettiği ölçüde, ayakta, oturarak ya da yatarak, gerektiğinde yalnız baş iması ile namazın kılınması istenmiştir. Hz. Peygamber (s.a.v.) de namazın vaktinde ve cemaatle kılınmasına çok önem vermiştir. Hatta bazı savaşlarda "korku namazı" kıldırmış, düşman korkusu yüzünden namazı kazaya bırakma yolunu tercih etmemiştir. Cemaatle kılınan namazda ise safların düzgün tutulmasını ve aralarda boşluk bırakılmamasını ısrarla tembih etmişlerdir. Cabir (r.anh) anlatıyor: “Bir gün Rasûlullah (sav) yanımıza geldi ve; ‘Allah’ın huzurunda meleklerin saf tuttukları gibi siz de saflarınızı düzgün tutmaz mısınız?’ buyurdu. Sahabeler: ‘Ya Rasûlallah! Melekler Allah’ın huzurunda nasıl saf tutuyorlar?’ diye sordu. O da; ‘İlk safı tamamlarlar ve perçinlenmiş gibi birbirine bitişik dururlar’ cevabını verdi.”(1)
Cemaatle kılınan namazda safların en faziletlisi ön saftır. Sonra sırayla diğerleri gelir.
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi

Bağımsızlık ve egemenlik bir millet için en önemli değerlerdir. Bu değerlerin kaybedilmesi asla kabul edilemez. Anadolu insanı bu değerler uğrunda büyük fedakarlıklar sergilemiştir. İşte yakın tarihimizin önemli dönüm noktalarından birisi de bağımsızlığımızı simgeleyen Türkiye Büyük Millet Meclisinin 23 Nisan 1920 tarihinde açılışıdır. Açılıştan iki gün önce bütün valiliklere telgraf çekilerek şu müjde tebliğ edilmiştir: “Büyük Millet Meclisi’nin açılış gününü Cuma’ya rastlatmakla, o günün kutsallığından yararlanılacak ve bütün milletvekilleriyle Hacı Bayram Veli Camiinde Cuma namazı kılınarak, Kuran’ın ve namazın nurlarından feyiz alınacaktır.” Namazdan sonra, Peygamberimizin Sancak-ı Şerîf-i ve Sakal-ı Şerîf-i taşınarak tekbirlerle, salât-ü selâmlarla, şimdi Ulus meydanı altında müze olan Meclis binasına gelinmiştir. Kesilen kurbanlardan, yapılan dualardan sonra 120 milletvekiliyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi açılıp tarihî görevine başlamıştır.
Tarihi incelediğimiz zaman bu günlere kolay gelinmediğini görmek hiç de zor olmayacaktır. Savaşların ardı arkası kesilmediği bir dönemde; yoksulluk, açlık ve sefaletin hüküm sürdüğü bir devirde Mehmet Akif’in: “Asım’ın nesli diyordum ya nesilmiş gerçek İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek”
dizelerinde dile getirdiği hakikat bütün Anadolu coğrafyasından tüm dünyaya gösterilmiştir.














