Haftanın Hutbesi
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Cenab-ı Hak insanı en güzel suretle yaratmış pek çok meziyetlerle donatmış, sayılamayacak kadar çok nimetler bahşetmiştir. Cenab-ı Hakkın kullarına bahşettiği en değerli nimetlerden birisi de zamandır.
Cenab-ı Hak zamanla ilgili olarak : “Asra (zamana) yemin ederim ki insan gerçekten ziyan içindedir. Bundan ancak iman edip iyi ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır. Müfessirler bu surede zikredilen Asr kelimesini ikindi vakti, ikindi namazı, mutlak zaman, Hz.Muhammed’in (sav) asrı ve ahir zaman gibi farklı şekillerde tefsir etmişlerdir. Bunlar içinde surenin içeriğine ve mesajına en uygun düşeni, ”mutlak zaman” anlamıdır. Buna göre surenin başında zamana yemin edilerek onun insan
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi

- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Mekke şehri mü’minlerin kıblegahı Beytullah’ı bağrında taşıyan, pek çok peygambere ev sahipliği yapmış, tevhidin ve İslam Dini’nin simgesi haline gelmiş, mukaddes ve mübarek bir beldedir. Görünürde bir toprak parçasıdır; ancak O’nu diğer şehirlerden farklı kılan üzerinde pek çok önemli hâdisenin cereyan etmiş olmasıdır.
Mekke şehri Hz. Âdem ve Hz. İbrahim gibi peygamberlerin inşa ettiği, Hanifliğin ve tevhidin sembolü haline gelmiş bir şehir iken, Putperestlerin putlarıyla anılan, kız çocuklarının diri diri toprağa gömüldüğü, vahşetin ve şiddetin yırtıcı hayvanları aratırcasına işlendiği bir şehre dönüşmüştü. Belki de bunlardan daha da acısı, âlemlere rahmet olarak gönderilmiş Rasul-u Sakaleyn, ins ve cinnin peygamberini anlamamış olmaları, ona ve arkadaşlarına her türlü eza ve cefayı reva görmeleriydi.
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Bid'at; Dinin aslından olmayan ve şer'i delillere aykırı olarak icat edilen şeylerdir.
Başka bir ifadeyle; Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (sav)’in sünnetine, Kur'anın açık hükümlerine, sahabi, tabiin ve müçtehitlerin genel görüşlerine tamamen aykırı olarak ortaya çıkan hal, davranış ve işlerdir.
Hiçbir mantıki izahı olmayan, din adına ileri sürüp benimsenen batıl inanç ve davranışlar da hurafe kapsamına girmektedir.
Bid'atların asıl doğuş sebebi dini kaynaklardan uzaklaşmaktır. İslamiyet'i yaşamak, onun emir ve yasaklarına uymakla, getirdiği kaide ve prensipleri korumakla ve reddettiklerinden de kaçınmakla mümkündür.
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
“Önce Allah vardı; O’ndan evvel hiçbir şey yoktu... Sonra O, gökleri ve yeri yarattı.”
Kıymetli Kardeşlerim!
Bu hadisi, yaratılış hakkında soru soran Yemenli bir gruba hitaben söyler Allah Resulü (s.a.s). Yerleri ve gökleri, canlı-cansız her varlığı, geceyi ve gündüzü var eden Rabbimiz, sonra insanı da yaratarak onun dünyadaki serüvenini başlatır. Yüce Allah, ona değer verip kendi ruhundan üfler. Yaratılışının hikmeti olan kulluk imtihanı ile onu baş başa bırakır.
İnsanın imtihana çekileceği mekan olarak yeryüzü seçilir. Ardından kendisine birbirini takip eden iki hayat verilir. Birincisi dünya hayatı; fani, kısa ömürlü ve kazanca dönüştürülmesi gereken bir hayat. İkincisi ise ahiret hayatı; ebedi, ölümsüz... Kişinin dünya tarlasında ektiğini biçeceği, sevap ve günah olarak yapıp ettiklerini eksiksiz göreceği hasat mevsimi.
Kardeşlerim!
Gelip geçici olan dünya hayatına şüphesiz bizler de bir gün veda edeceğiz. “Durun, bana biraz zaman tanıyın. Bu son yolculuğum için gerekli hazırlıkları yapayım” dahî diyemeden. Kim bilir belki de eşimiz, dostumuz ve sevdiklerimizle helalleşemeden. Zira, Rabbimizin kapımızı ansızın çalacak
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Yüce Allah, insanı boş yere yaratmadığı gibi, başıboş da bırakmamıştır. Onu ‘kulluk görevi’ yapmakla yani; kendisine ibadet etmekle sorumlu kılmıştır. İnsanın yaratılış gayesi olan ‘ibadet’ görevini ifa edebilmesi için, mü’min olarak Allah’ın emir ve yasaklarını yerine getirmesi ve salih ameller işlemesi gerekir.
Mü’minin yapması gereken salih amellerin başında da ‘Namaz’ ibadeti gelmektedir. Yüce Rabbimiz (c.c), ilk insan ve ilk peygamber olan Adem (a.s)’ dan itibaren tüm kullarını ‘’namaz’’ ibadeti ile sorumlu tutmuş, bütün peygamberler de ümmetlerine namazı emretmişlerdir.
Sevgili Peygamberimiz’de ‘namaz’ üzerinde ısrarla durmuş, namaz kılanlara mükafat; kılmayanlara ise ceza olduğunu haber vererek, farz olan beş vakit namazın kılınmasını ısrarla teşvik etmiş ve terkinden de sakındırmıştır. ‘Gece ve gündüz melekleri sizi takip ederler. Sabah ve ikindi
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Yüce dinimiz okumaya, öğrenmeye, ilme ve eğitime büyük önem vermiş ve inananları da bu yönde sürekli teşvik etmiştir. İnsanların terbiye edilip gelişmesi ve yetişmesi ancak eğitimle olacağı gibi, eğitim de takdir edersiniz ki; ancak ilim sahibi âlim kişilerle gerçekleşir. Peygamberlerin gönderilmesi, Kur’an-ı Kerim’in indirilmesi ve İslam’ın din olarak seçilmesindeki en büyük sebeplerden biride de insanlara doğru ve aydınlatıcı bilginin aktarılması, insanların ve toplumun huzurlu bir şekilde yaşamasının sağlanmasıdır.
Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim ilk nazil olmaya; ‘Oku, yaradan rabbinin adıyla oku.’(1) ayetiyle başlamış ve her şeyden önce insanların cahillikten kurtulup bilgili olmasını istemiş, ilme önem verdiği gibi âlime de çok büyük önem vermiştir.
İnsanlar doğarken eşit olarak doğarlar. Fakat daha sonra almış oldukları eğitim-öğretim ve terbiye














