Haftanın Hutbesi
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Allah Resulü (s.a.s) buyuruyorlar ki:“Cennete giren hiçbir kimse, yeryüzündeki her şey kendisinin olsa bile dünyaya geri dönmeyi arzu etmez. Ancak şehit, cennette gördüğü aşırı itibar ve ikram sebebiyle tekrar dünyaya dönmeyi ve on defa şehit olmayı ister.”
Bu nebevi müjde, şehidin Allah katındaki değerine ve nail olduğu nimetlere işaret eden ne güzel bir müjdedir.
Değerli Kardeşlerim!
Yüce dinimiz İslam din, vatan ve mukaddesat uğrunda can vermeyi şehadet müjdesi içinde değerlendirmiş ve büyük bir şeref kabul etmiştir. Çünkü şehit, Allah rızası için canından geçmiş ve en yüksek mertebeye ulaşmayı arzu etmiştir. Şehitlik mertebesi, cennet ehlinindahî gıpta ile karşılayacağı ne yüce bir mevkidir. Rabbimiz, şehitlerin ulaşacağı bu mevkii ayet-i kerimede şöyle haber vermektedir:“Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler. Rableri katında Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmaktadırlar.”
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Peygamber Efendimiz (s.a.s), Veda Haccı içinMekke’ye doğru yola çıkmıştı. Kafile içerisinde hanımlar da vardı. Yol düzenini sağlayan Enceşe isimli bir genç, coşkuyla şiirler okuyor, güzel sesiyle ezgiler söylüyordu. Bu durum, develerin heyecanlanıp hızlanmasına ve üzerlerindeki hanımların rahatsız olmasına sebep olmuştu. Efendimiz, hanımları sarsıntıdan kurtarmak için olaya müdahale etme gereği duydu. Mübarek ağzından dökülen şu zarif ifadelerle gence seslendi:
-“Ey Enceşe, sakin ol! Kristalleri dikkatli taşı!”
Şefkat Peygamberi, hassas bir varlık olan kadını kristale benzetmek suretiyle onun değerine ve ona karşı ne derece dikkatli davranılması gerektiğine işaret ediyordu.
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Dinimiz İslâm, toplumsal hayatın düzgün bir şekilde ikamesini sağlamak için onu ayakta tutan unsurlara çok önem vermiştir. Bu unsurlardan biri de “doğruluktur”. Arapçası “sıdk” olan kelimenin Türkçemizdeki karşılığı dürüstlüktür. Doğru ve dürüst olmak, davranışlarımızda samimi olmak demektir. Kimseyi kandırmadan, amacımız neyse ona göre hareket etmektir.
Rabbimiz davranışlarında doğruluğu gözeten kullarına şöyle hitab etmektedir: “Bugün, doğrulara, doğruluklarının yarar sağlayacağı gündür. Onlara, içlerinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler vardır. Allah, onlardan razı olmuş; onlar da Allah’dan razı olmuşlardır. İşte bu büyük bir başarıdır.”(1) Ayet-i kerîme’de de görüldüğü üzere, dürüstlüğü kendine şiar edinen, tartıda-ölçüde hile yapmayan esnaf, konuştuğunda yalan söylemeyen memur, vaadine sadık siyaset adamı vb. herkes Allah Teâlâ’nın, o muazzam kıyâmet gününde, cennetini hak edecektir.
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Her insanın en büyük arzusu her zaman mutlu olmak, barış ve güven içinde yaşamaktır. Bunun gerçekleşmesi ise, kişinin Allah'a ve yaratılanlara karşı görevlerini sorumluluk bilinci içinde yapmasına bağlıdır. Kuran-ı Kerim'de Yüce Allah muhtelif ayetlerde bu sorumluluğu dile getirerek şöyle buyurmaktadır: “Yaptıklarınızdan mutlaka sorguya çekileceksiniz”(1), “Sizi boş yere yarattığımızı ve gerçekten sizleri huzurumuza geri getirmeyeceğimizi mi sandınız”(2), “İnsan kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanır.”(3)
Bizler sadece insan olarak değil, İslam gibi aziz bir dinin mensupları olarak da sorumluyuz. Dinimiz her alanda bilinçli bir şahsiyet olarak hareket
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Bugün, Peygamber Efendimiz Hz Muhammed (sas)’in doğduğu gece olan Mevlid Kandili. Prof. Dr. Saffet Köse, bu gece ve devam eden Kutlu Doğum ayının tesbih, kaza namazları ve bol bol salat-ü selamlarla süslenebileceğini, toplu hatimler de yapılabileceğini söylüyor.
Peygamber Efendimiz’in (sas) doğumuyla beraber yaşananlar, mucizeler şiirlerle anlatıldı. Fakat en çok 15. yüzyılda Süleyman Çelebi tarafından yazılan ve asıl adı Vesîletü’n Necât olan Mevlid sevildi. Öyle ki okunması gelenek haline geldi. Yaklaşık 6 yüz yıldır devam eden bu gelenek, Efendimiz’in (sas) tanıtılmasına ve sevdirilmesine vesile oluyor. Ümmeti O’na salat ü selamlar getiriyor.
Bu gün saat 14.00 da Emirdağ Müftlüğünün kadınlara özel Emirdağ Kültür Merkezinde programı var. Akşam ve Yatsı namazları arasında Çarşı camiinde Mevlid Programı, yatsı namazının ardından saat 19.00 Emirdağ Belediyesi tarafından organize edilen Mevlid programı Emirdağ Kültür Merkezinde yapılacaktır.
Mevlid kandiliniz Mübarek, dualarınız kabul olsun.
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Önümüzdeki Çarşamba günü Peygamber Efendimiz (sav)’in doğum günü olan Mevlid Kandilidir. Sevgili peygamberimiz 571 tarihinde Rebîül evvel ayının 12’sinde pazartesi günü dünyaya şeref vermişlerdir. Onun kutlu doğumu alemlere rahmet, tüm insanlığa huzur ve saadet getirmiştir. Zira Peygamber Efendimiz (sav) dünyayı şereflendirmeden önce insanlık en karanlık dönemini yaşıyordu. Sevgi ve şefkat duyguları kaybolmuş, haktan, hakikatten ve adaletten hiçbir eser kalmamıştı. Zulme uğrayanların, diri diri toprağa gömülen kız çocuklarının feryadını kimseler duymuyordu. Cehalet dünyanın her yerini kaplamış, akıllara durgunluk verecek, insanın kanını donduracak kadar günahın her türlüsü açıkça işleniyordu. Merhum Akif’in dediği gibi:
“Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta;
Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi.”
İşte böyle bir zamanda alemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimiz (sav) insanlığın mâkus talihini değiştirdi. Mekke’nin ufkunda parlamaya başlayan Nübüvvet nuru ile kalplerimiz münevver oldu. Onun sayesinde insanlık, yeniden insan olduğunun farkına vardı. Onun sayesinde, yitirilen insani duygular yeniden kazanıldı.
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyor: “Allah (inkârcılara): ‘Yeryüzünde kaç sene kaldınız?’ diye sorar. Onlar, ‘Bir gün, ya da bir günden daha az bir süre kaldık. Hesap tutanlara sor!’ derler. Bunun üzerine Allah şöyle buyurur: “Çok az bir zaman kaldınız. Keşke bunu (daha önce) bilmiş olsaydınız.” “Sizi boşuna yarattığımızı ve bize tekrar döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?”
Zaman hızla akıyor, ömür sermayesi tükeniyor. Günleri “dün” eyledikçe, sayılı günlerimiz azalıyor. Yılları eskittikçe, hesap gününe biraz daha yaklaşıyoruz. Önümüzdeki Salı günü yeni bir yıla gireceğiz. Duvarlarımıza yeni takvimler asacağız. Tıpkı bir sene önceki gibi. Nasıl da tükendi 365 gün! Nasıl da göz açıp kapamak kadar çabucak geçti yüzlerce gün, binlerce saat!
Şair ne güzel ifade ediyor bu hakikati!
“Geldi geçti ömrüm benim, şol yel esip geçmiş gibi














