Haftanın Hutbesi
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Şu fani dünyaya gelen herkes ahiret yolcusudur. Belki yarın, belki yarından da yakın, ama bir gün o kara toprağa mutlaka girecektir. Kabir, dünya gözüyle göremediğimiz, dönüp gelen de olmadığından haber soramadığımız gâib ve bilinmez bir âlemdir. Ancak bizler, ötelerden haber veren Sevgili Peygamberimizi tasdik eden müminler olarak, onun sadık haberleri sayesinde kabir hayatı diye bir hayatın varlığına iman ederiz. Efendimiz (s.a.s)’in ifadesiyle “kabir, âhiret hayatının ilk durağıdır. Kişi bu duraktan rahat geçerse sonraki duraklarda işi kolay olur. Bu durağı rahat geçemezse sonraki duraklarda işi zor olur.” Bundan dolayıdır ki Efendimiz (s.a.s)’in hemen her namazın ardından kabir azabından Allah’a sığındığı bilinmektedir.
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Kur’an Kerim, Allah’ın insanları bir erkekle kadından yarattığını, birlikte rahat, huzurlu, kardeşçe bir hayat yaşasınlar; iyilik, güzellik, fazilette yarışsınlar diye onları ırklara, boylara ayırdığını belirtmiştir.
Tüm insanlar Âdem ve Havva’nın çocuklarıdır. İslama göre, ırk, renk, zenginlik, güzellik, makam, şöhret ve güç gibi özellikler kendi başına bir üstünlük sebebi değildir. Üstünlük sadece takvadadır. İslamiyet, aynı Allah’a iman edenleri kardeş ilan etmiştir.
İslam dini; birlik, beraberlik ve dayanışma duygularıyla huzur ve sükûn içerisinde yaşamalarını sağlamak için mü’minleri kardeş ilan etmiştir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de, “Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin”(1) buyrulmuştur.
Dinimiz, bu kardeşlik hukukunu korumak ve sağlıklı bir şekilde devamını sağlamak için bir takım sorumluluklar ve ilkeler ortaya koymuştur. Selamı yaymak, ziyaretleşmek, hediyeleşmek, infak, isar, yardımlaşma,
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Yüce dinimiz İslam’ın, en önemli esaslarından biri sevgidir. Sevgi hayatın vazgeçilmez şartıdır. Nitekim yüreği sevgi dolu Peygamberimiz (s.a.s) “İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de kamil mü’min olamazsınız”(1) buyurmuşlardır.
Bir milletin bireylerini ve nesillerini bir araya getirip kaynaştıran sevgidir. Toplum muhabbetle kaynaşır, huzurla yaşar. Birbirlerini seven insanlar kendi mutluluklarını düşündükleri kadar diğer insanların yarar ve mutluluklarını da düşünürler. Böylece aralarındaki birlik ve kaynaşma artar.
Mevlana'nın ifadesiyle “Sevgi; acıyı tatlıya, bakırı altına, hastalığı şifaya, zindanı saraya, belayı nimete ve kahrı rahmete dönüştürür.” İnsanı hayata bağlayan zincirin en güçlü halkası ve insanı yaratanına ulaştıracak en sağlam merdiven de yine sevgidir.
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Muharrem ayına girmiş bulunmaktayız. 24 Kasım Cumartesi günü yani yarın, aşure günüdür. Fecr suresinin ilk ayetlerinde, Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Tan yerinin ağarmasına and olsun, On geceye and olsun, Çifte ve teke and olsun, Aktığı zaman geceye and olsun, Şüphesiz bunlarda, akıl sahibi kimse(ler) için yemin edilmeye değer özellikler vardır.”(1) Bazı âlimler, bu surede Allah’ın yeminine konu olan “on gece”den maksadın, Muharremin ilk on günü olabileceğine işaret buyurmuşlardır.(2)
Aşure, içinde bulunduğumuz Muharrem ayının onuncu günüdür. Peygamberimiz Medine’ye geldiğinde, Yahudiler’in bu günde oruç tuttuklarına şahit olmuştur. Bunun ne orucu olduğunu sorduğunda, Yahudiler; Allah’ın bugünde Hz. Musa’yı ve İsrailoğullarını düşmanlarından kurtardığını, Hz. Musa’nın ve kendilerinin de bu sebeple oruç tuttuğunu söylemişlerdir. Bunun üzerine Hz. Peygamber, “Ben Musa’ya sizden daha yakınım” demiş ve bugünlerde oruç tutulmasını tavsiye etmiştir.(3) Başka bir hadiste ise Resul-i Ekrem Efendimiz, aşure günü tutulan orucun faziletine dikkat çekmiş, İslam âlimleri de, Muharrem ayının onuncu gününün bir gün öncesi veya bir gün sonrası ile beraber, oruç tutmanın müstehap olduğunu ifade etmişlerdir.
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Ülkeler, nüfuslarıyla varlıklarını sürdürürler. Nüfus, ülkelerin kalkınmasında, tanıtılmasında, doğal kaynakların işletilmesinde, üretim ve tüketim üzerinde son derece önemlidir.
Nüfus, ülkelerin kalkınması, siyasi ve kültürel etki alanlarını genişletebilmesi için gereklidir.
Nüfus, üretimi arttırır. Genel olarak bir bölgede, gelişmişlik düzeyi aynı olan iki ülkeden nüfusu fazla olan, nüfusu az olana göre daha fazla üretim yapmaktadır. Üretimi artan ekonomiler gelişmektedir.
Ülkelerde nüfus artışı; yerleşme, ulaşım, sanayileşme, eğitim, beslenme ve sağlık hizmetlerini doğrudan etkiler. Mal ve hizmetlere talep artmasına ve yeni sanayi kollarının doğmasına yol açar. Böylece piyasa genişler, yeni yatırım sahaları açılır. Ayrıca nüfusun fazla olması üstün yeteneklilerin, dâhilerin de sayısını doğru orantılı olarak artıracaktır.
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi

İslam alemi olarak, dini bayramlarımızdan biri olan Kurban bayramına ulaşmanın mutluluk ve sevinci içerisindeyiz. Birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularımızı pekiştiren rahmet ve bereket dolu bu günlere bizleri kavuşturan Yüce Rabbimize sonsuz hamd ve senalar olsun.
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Bize ihsan ettiği nimetlere karşılık olarak yüce Rabbimize bir şükran borcu olarak ve aynı zamanda O’na yaklaşabilmemiz ve O’nun sevgisini kazanabilmemiz için yapabileceğimiz ibadetlerden biri de kurban ibadetidir. Bu kutsal vazife, mahiyet itibari ile farklı olsa da Hz. Âdem’e kadar uzanmaktadır. Kur'an-ı Kerim'de Yüce Mevla şöyle buyurmaktadır: "Her ümmet için Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık."(1)
Hiç şüphesiz, kurban ibadeti öncelikle Yüce Allah’a yaklaşmayı temin eder. Rabbimiz Kur’an’da, “Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. Fakat O’na sadece sizin takvanız ulaşır”(2) buyurarak bize yol göstermektedir.
Kurban; Allah’ın emrine boyun eğdiğimizin, malımızı Allah rızasını kazanabilmek için feda edebileceğimizin açık ifadesidir. Kişi kurban kesmekle, Allah'ın emrine boyun eğmiş ve kulluk bilincini koruduğunu canlı bir biçimde ortaya koymuştur. Kurban aynı zamanda Allah sevgisini bütün sevgilerin üstünde tuttuğumuzun, hak yolunda fedakârlığımızın bir göstergesi de olmuş olur.














