Gündemden
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Yüksel Peker
Demir dağı her ne kadar Emirdağ’ı çağrıştırsa da ızdırabın, çekilen çilelerin, hüzün günlerinin beldesidir. Bir yerde de ‘’kutlu bir misafiri’’ korumuş kutlu bir yurdun adıdır…
‘’Türk illerinde Türk oku ötmeyen, Türk kolu yetmeyen, Türk'e boyun eğmeyen bir yer yoktu. Bu durum yabancı kavimleri kıskandırıyordu. Yabancı kavimler birleştiler, Türklerin üzerine yürüdüler. ‘’ diye başlayan Ergenekon destanında anlatılanlar bu günde yaşanıyor. Demirden dağlarla çevrili olan yurdun adıdır Ergenekon. Bu yurdun bugünkü yeri Türkiye’dir. Koca bir coğrafyadan el çektirilen insanımız Ergenekon misali Türkiye ye hapis edilmiştir. Dünyayı 9 asır sulh, adalet ve hoşgörü ile yöneten Türklere bu vazifeden el çektirenler ülkemiz ve koca dünyayı yetim bırakmıştır. Yetim kalan ülkemiz ve dünyanın hali içler acısıdır... El çektiren zihniyetin adı da Ergenekon’dur.
Tiran bozması derin yapılar ülkenin üzerine karabasan gibi çökmüş, dolayısı ile ülkemizin ve tüm dünya insanlığının kanını emmektedir… Yılardır görünmez dağlarla kuşatılan insanımıza kötülük ve düşmanlık yapmaktan usanmayan, menfur emellerini gerçekleştirmek için plan üstüne plan, entrika üstüne entrika, komplo üstüne komplo kurup duran hak ve hakikat düşmanlarından kurtulma zamanıdır. İnsanımızı hatta dost bildiklerimizi dahi şeytana taş çıkartacak hilelerle, desiselerle kuşatmışlar, yalanlarla aldatmaya devam etmektedirler.
Ülkemizi kuşatan derin yapılar bugün kuşattıkları ittifaklarla çıkış yolu arıyorlar. Bir araya gelmesi muhtemel olmayan unsurların ittifakları dikkate şayandır. Dün aldananlar bu günde aldanıyorlar, aldatılıyorlar. Bu vatanı sahipsiz sanan güruh karşısında dik duran memleketin asli unsurları bugün ayaktadır… Doğruların, hakkın ve hakikatin tercümanlığını yapmaktadır. “ Nefsini bilen, Rabbini bilir” hadisi şerifi ışığında aklın derinliklere dalarak, kendimizle ilgili karar noktasında artık aldanmamalı akli ve vicdani muhasebe yaparak dik duran bu sese kulak vermeli, bir değil on değil belki on bin defa düşünüp doğru karar vermeli ve asırlık planları bozmalıdır.
Sığındığımız son karakolda her türlü imkân ve müsaitlerini geliştiren insanımız Türkiye ye sığmıyor. Gelişen, olgunlaşan kabına sığmayan Türkiye Ergenekon destanında olduğu gibi yurdundan çıkmaya çalışıyor. Türkiye de bugün yaşanan olaylar bu çıkışın sancılarıdır. Bu çıkış demirden dağları eritmekle değil, belki sineleri eritmekle, vicdanlara hakkı ve hakikati duyurmakla olacaktır. Demir dağından çıkış son aşamaya gelmiş, sahip çıkılan nesiller meyveye durmuş ülkemizde ve koca dünyada hak ve hakikat için gönüller devşirmeye başlamışlardır…
Bu çıkışın sonu da tarihimizde olduğu gibi yine muhteşem olacaktır. Anadolu insanı ülkemizle birlikte Koca yaşlı dünyanın ve insanlığın beklentilerine cevap verecek, asırlardır sinelerde hasreti çekilen sevgiyi, kardeşliği ve huzuru tesis edeceklerdir. Bu çıkış demir dağının son yokuşudur, yalanlarla aldatılan insanımız, dostlarımız bu oyunları artık görmeli, bu seçimlerde ona göre karar vermelidir.
02/06/2011 Mimar Yüksel Peker














