Aklıma Estikçe
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Metin Sağlam
Sevgili okurlarım bu günden itibaren her hafta sizlerle bu köşede buluşacağız. Şunu çok iyi biliyorum ki köşe yazısı yazmak çok zor bir iş. Sizlerle her hafta değişik bir konuda bu köşede buluşacağız. Güncel olaylar, tarihsel olaylar konularımız arasında olacak. Tabiki en başta' da Emirdağ ilçesinin sorunları ana konumuz olacak. Özellikle Emirdağ ilçesinin eğitim sorunlarına eğileceğiz. Eğitim den bahsetmişken kısaca bu haftaki konumuzda Emirdağ ilçesinin eğitim ve öğretim faaliyetlerinden bahsedelim. Emirdağ Afyonkarahisar ilinin şansız ilçelerin' den birisidir , bunu herkes biliyor. Şansız derken eğitim konusunu kast ediyorum. Yanlış anlaşılmasın. Bazılarının bu günlerde Emirdağ Eskişehir' e bağlansın fikriyle bir alakası yoktur. Bu konuda' da bazılarının çıkıp' ta hayır öyle bir şey yok demesin. Özellikle 2007/2008 eğitim ve öğretim yılı Emirdağ ilçesi açısın' dan olumsuz başlamış ve olumsuz devam ediyor. Bazı okullarımız' da ücretli bazı okullarımız' da ise vekil öğretmen çalıştırılıyor. Bu çok mu abes belki değil, ama şu bir gerçek ki bu vekil ve ücretli öğretmenlerin bir kısmı ilçe merkezindeki okullar' da görev yapıyor. 1996 yılın' dan bu yana Emirdağ ilçesin' de görev yapan bir eğitimci olarak bu güne kadar bu kadar bol bir vekil ve ücretli öğretmen çalıştırılmamıştı.- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Metin Sağlam
Sevgili okurlarım ANILARIM 5 yazı dizisi ile tekrar karşınızdayım. Bu haftaki Anılarımın konusu oldukça yoğun. Tabiki bu Anılarımı yine mecburi ikamet adresimde yaşadığım olaylardan oluşuyor. Anılrım yazı dizisini nerden yazdığımı ve kast ettiğim kişilerin kimler olduğunu siz degerli okurlarım zaten biliyorsunuz. Bu gün anlatacağım birinci olay buradaki görevli memurun durumu. Küçük bir ceza almış ve sonucunda kısa bir süre aynı bizim yaşadığımız şartlarda yaşıyor. Ben ona takılıyorum" ........ arkadaşım "diye. Gerçekten zor bir durum memur olduğun yerde bir anda ..... olmak. Ama bu da kaderin bir cilvesi olsa gerek. Ama bu insan bu olayı o kadar kafasına takmıyor. Gerçekten sevdiğim ve saydığım bir insan kendisi." Kader " diyor sadece . Evet hayat o kadar acımasızki . İnsanoğlu ne oldum dememeli ne olacağım demeli. İki günlük kısa tatilimi bu arkadaşla bu şekilde geçirdik. Artık ben olaya kanıksadım ve bu iki günlük resmi tatilimi mecburi tatil olarak kabul ettim.- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Metin Sağlam
Sevgili okurlarım Anılarım 1 ve Anılarım 2 yazı dizilerine göstermiş olduğunuz ilgiden dolayı hepinize sonsuz teşekkürler. Anılarım 3 yazı dizisi elimde olmayan nedenler' den dolayı gecikti. Anılarımı bir çoğunuzun bildiği üzere hafta sonlarındaki yaşantımdan seçiyorum. Anılarım 3 yazı dizisi geçen hafta yayınlanması gerekirken hafta sonunda almış olduğum acı bir haber' den dolayı aksadı. Bu acı olay ise çok sevdiğim , hayattaki en önemli dayanağım olan babamın vefatı idi. 82 yıllık ömründe benim için çok değerli bir insan olan babam bu fani dünyadan ebedi dünyaya göç etti. Babamın vefat haberini hangi şartlarda aldığımı bir çok sevenim tahmin ediyor. Hafta sonlarımı geçirmek zorunda olduğum mecburi ikamet adresin' de sabah saat 10.00 da iki görevli memurun " Hocam dilekçe yazacaksın" diye çağırmaları benim için sonun başlangıcı değil ama bir yıkımın başlangıcı olmuştu. İnanırmısınız salonda 15.00 dakika boş boş oturdum. Artık kendi kendime söylenmeye başladım. " Ya koskoca memurlar. Dilekçe yazmayı bilmiyorlar mı? Kendi dilekçelerini kendileri yazamazlar’ mı " diye düşünürken. "Hocam gel" diye çağırmaları ile kendimi toparladım. İdari odaya gidiyoruz ve burada iki yetkili kişi , bir tanesi " Hocam buyur otur" diyor. Bu dakika' dan itibaren içimden bir şeyler kopmaya başlıyor. Bana "Hocam baban yaşlıymış. Bayağıda rahatsızlıkları varmış " sözlerinin arkasından bir yıkımın geleceğini tahmin etmek için medyum olmaya gerek yok. " Hocam başınız sağolsun. Babanız vefat etmiş" sözü ile başım' dan kaynar sular döküldüğünü hissediyorum. Son olarak bana " Sana iki gün izin veriyorum. Bir dilekçe yaz ve git" sözleri beni yıkıyor. Evet ben' de bir babayım 3 tane oğlum var. Ama ne olursa olsun babasız kalmak bir insan için hayatta en acı şeylerden birisi olsa gerek. Annemi yaklaşık 3 yıl önce yine bir kış günü kaybetmiştim. Anneme belki bu kadar üzülmemiştim. Annemin vefatı bana bu kadar dokunmamıştı. Annemi sevmiyor muydum? Tabiki seviyordum. Belki babam' dan daha çok seviyordum. Fakat insan babasını kaybedince sanki hayatta dayanacağı bir güç kalmamış gibi hissediyor kendini. Artık insanlara şunu tavsiye ediyorum. " Babanızın varlığının kıymetini biliniz" . Bu haftalıkta bu kadar .Esen kalın.
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Metin Sağlam
Sevgili okurlarım ANILARIM yazı dizisi ile yeniden karşınızdayım. ANILARIM 1 yazı dizisiyle ilgili bir çok mail aldım. Hepinize binlerce teşekkürler. Sizlerin desteği ile bu yazı dizisi devam edecek Bu konuda benden desteklerinin esirgemeyen Kurum Müdürü ve personeli ile ANILARIMI başta yayınlayan başta koordinatörlüğünü yaptığım www.emirdagimiz.com , www.emirdag.com ve www. emirdagim.com yöneticilerine teşekkür ederim.Bu gün sizlere kısaca oda arkadaşlarımdan ve çalışan personelden bahsedeceğim. Her ne kadar buranın yüzü soğuk olsada çalışan personel ve burada hayatının bir kısmını geçirmek zorunda olan kişiler çok sıcak kanlılar. 7 kişinin kaldığı odada herkes değişik şartlardan dolayı bir araya gelmiş kişiler.
Ama çok sıcak bir arkadaşlık ve dostluk var. Herkesin bir görevi var. Herkes görevini en iyi şekilde yapma gayreti içerisinde. Değişik kültürler' den değişik ortamlardan istekleri dışında bir araya gelmiş kişiler. Bir arada ama kardeşçe yaşıyorlar. Kimisi şen ve şakacı, kimisi ise biraz daha sakin ve ciddi kişiler. Tek bir cümle ile harika insanlar. Burada oda arkadaşlarımın dışında birde çalışan personel var. Müdürün' den memuruna kadar harika insanlar. Hiçbir şey dışardan göründüğü gibi değil. Bu insanların işleri gerçekten zor. Bu personelin maddi sıkıntıları hat safhada . Maddi sıkıntılarının yanı sıra yaptıkları görev gereği ruhsal sıkıntıları var. Bu sıkıntıları görmezden gelemeyiz. '' Bize ne ''diyemeyiz. Bunlar bizim insanlarımız. Bu insanlar ekonomik ve ruhsal sorunlarına rağmen karşısındakinin insan olduğunun bilincindeler. Gerçekten görevlerini büyük bir özveri ile yapma gayreti içerisindeler. Kısaca bu insanlar daha iyi bir hayat standardını hak ediyorlar. Tabi' ki bunu sağlamak benim görevim değil. Ben sadece o insanlarla bir arada haftada iki gün yaşayan birisi olarak dile getiriyorum. Birde bu anılarımın yanı sıra bir roman yazmayı düşünüyorum. İsmini koydum bile '' KARA DEMİRCİNİN KARA GÜNLERİ'' adlı bir kitap yazma girişimim var. Bu romanını kahramanı aynı odada yaşadığım bir mert Anadolu insanın hayat öyküsü olacak. Şu cümlesini hiç unutmuyorum. ''Hoca bu hayat o kadar zor ki. 1 trilyon para yedim. Ama bu Dünya' da yaşayacağımı yaşadım göreceğimi gördüm '' sözünü hafızama kazıdım. Bu günlükte bu kadar ANILARIM 3 de buluşmak dileğiyle. Hoşça ve esen kalın.
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Metin Sağlam
İnsanoğlunun kendine yaptığı kötülüğü hayatta hiç kimse yapamaz. 43 yıllık hayatımda bunu çok iyi anladım. İnsanoğlu bazı şeylerin kıymetini kaybedince anlıyor. Elinde o fırsatlar olunca değerini bilmiyor. Yıllar önce Üniversite' de okurken bir arkadaş hatıra defterime bir cümle yazmıştı. "Tecrübe hayatta yenilen kazıkların bileşkesidir " diye . Bu cümleden' de bir çok dersler çıkarılabilir. Önemli olan bu tecrübelerden ders çıkarabilmektir. Hayatımız boyunca küçük veya büyük bir çok sorunla karşılaşıyoruz. İnsan bazen ihmalkarlık bazen’ de dalgınlığının kurbanı olabiliyor. Yıllar önceki bir yanlış yatırımın faturası bana çok ağır oldu. Yapmış olduğum bu yanlış yatırıma bir de dalgınlığım eklenince varın gerisini siz düşünün. Bazı nedenlerden dolayı bazı kısımları üstü kapalı olarak anlatacağım. Zaten beni tanıyanlar ne demek istediğimi anlayacaklardır.Yazmaya karar verdiğim anılarım 2007 yılının son günlerinde yaşadığım olaylar zinciri ile başladı. Size hayatınızda hiç "Dolgulu Köfte " yediniz mi ? diye sorduğum' da bir kısım insanların "Ya buda sorumu tabi’ ki yedik " dediklerini duyar gibiyim. Bir kısım okurlarımın da " O ne nasıl , bir yemek dediklerini tahmin ediyorum. İşin garibi bu "Dolgulu köfte" yemeğini bir erkeğin yapması. Şimdi sizlere dilim döndüğünce "Dolgulu Köfte" in tarifini vereceğim. "Dolgulu Köfte " dügür dediğimiz bulgurun biraz daha küçük halinden yapılıyor. İçerisinde kıyma , soğan, salça, maydonuz, baharat kullanılıyor. Yoğrulan dügür ve malzemeler kıvama gelince top şeklinde yuvarlanıyor, içine kıyma ve soğan dolduruluyor. Kaynamış suya bırakılıyor. 10 dk kaynatılıyor. Servise hazır oluyor . Sosu' da üzerine ekleniyor. Afiyet olsun. Gerçekten hayatımda yediğim en güzel yemekti. Bu ilk anı denememdi hata ve önerilerinizi msn yoluyla bildirebilirsiniz. Anılarım 2 de buluşmak üzere . Hoşça kalın.
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Metin Sağlam
Sevgili okurlarım Anılarım 4 yazı dizisi ile tekrar birlikteyiz. Yaklaşık bir aylık bir süredir beraberliyimiz var. Anılarım yazı dizisi siz değerli okurlarım tarafın' dan ilgi ile takip ediliyor. Bilindigi üzere ANILARIM yazı dizisi Emirdağ internet sitelerindeki yayınlanıyor. Anılarımı üç tane ilçemizin sayılan ve sevilen siteleri yayınlıyordu. İlçemizin yüksek bir okuyucu kitlesine sahip sitesi daha anılarımı yayınlamak istedi. Bu haftadan itibaren Anılarım yazı dizisi ilçenin en kaliteli ve en çok takip edilen dört sitesin' de bir den yayınlanmaya başlayacak. Tüm bu internet sitesi yöneticilerine beni sizlerle buluşturduğu için sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Bu girişten sonra sizlere bu hafta sonun' da yaşadığım enteresan konulardan bahsedeceğim. Sizlere hayat okulun' dan ve bu hayat okulun' da yaşayan insanlardan bahsetmek istiyorum.













