Zekatın Önemi ve Fazileti
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Zekat, dinimizin beş temel esasından biridir. Mali bir ibadet olan ve Kur’an’da 28 yerde namazla birlikte emredilen zekat dinen zengin sayılan kimselerin ihtiyaç sahiplerine malının belli bir kısmından vermesi demektir. Yüce Rabbimiz “Zenginlerin mallarında muhtaç ve yoksulların hakları vardır”(1) buyurmuşlardır.
Zekat dinimizin koyduğu sosyal yardımlaşma mekanizmalarının en güzel örneğidir. İnsanlar arasında sevgi, kardeşlik ve samimiyet bağlarını güçlendirir. Toplumda birlik ve beraberliğin oluşmasına vesile olur. Peygamberimizin ifadesiyle “Zekat islamın köprüsüdür.”(2) Bir başka hadislerinde ise Efendimiz “Mallarınızı zekatla koruyun, hastalarınızı sadaka ile tedavi edin, bela dalgalarına dua ve tazarru ile karşı koyun”(3) buyurmuşlardır. Helalinden kazanıp kazancından Allah yolunda harcamak bir mü’min için en güzel erdemdir.
Nimetlere şükrün bir ifadesi olan zekat’ın ihtiyaç sahiplerinin yaralarını sarmak sıkıntılarını gidermek gibi birçok hikmetleri vardır. Ancak bu ibadeti yerine getirirken, fakir ve muhtaç kimseleri incitmemeye, rencide etmemeye dikkat etmeliyiz. Mümkünse sağ elimizin verdiğini sol elimiz görmemelidir. Kur’an-ı Kerimde; “Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu yedi başak bitiren ve her başakta yüz tane bulunan bir tohum gibidir. Allah dilediğine kat kat verir. Allah lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir”(4) buyrularak, zekata Rabbimiz tarafından büyük bir karşılığın verileceği bildirilmiştir.
Silivri Müftüsü Mustafa Onat
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Biyoğrafiler
Afyonkarahisar İli Emirdağ ilçesi, Tez Köyünde doğdu. 9 kardeşten 3. küçük çocuğudur. İlkokulu Tez köyü'nde babasına ait bakkal dükkanında çalışarak ve zaman zamanda hayvan güderek ve pek çok ta evlerinin bahçesinde bulunan saldırgan horozdan kaşarak bitirdi. İlköğretimini Tez köyünde tamamlayan Mustafa ONAT, 1972-1973 döneminde İstanbul İmam-Hatip Lisesini başarı ile tamamladı.
1978 yılında İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü'nden mezun oldu.İlk görevine Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde Eskişehir İli, Muttalip Kasabası Yeni camiinde İmam-Hatip olarak görevine başladı. Sırası ile 1979-1981 yılları arası Erzincan İli, İliç İlçe Müftüsü olarak görevini tamamladı . Vatani görevini, Tuzla piyade okulunda 4 aylık kısa süre de, yedek subaylık eğitiminin sonunda askerliğini tamamlayarak terhis oldu.Terhisten sonra Gömü Kasabasından Remziye Köken ile evllendi.1981-1985 yılları arası Afyonkarahisar İli, Sultandağı İlçe Vaizi olarak, 1985-1992 yılları arası da Kırklareli İli, Pınarhisar ilçe Müftülüğünde,
Çivrilli Başsağlığı
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Erbaboğullarından (Müslüman) Fakı Çivrilli Eşi Pakize Çivrilli vefat etmiştir. Cenazesi 28 Temmuz Cumartesi öğlen namazına mütakiben Çarşı camiinden kılınacak cenaze namazı sonrası ilçemiz kabristanlıına defnedilecektir. Merhumeye Allah'tan rahmet kederli ailesine başsağlığı diliyoruz.
Deveciler Başsağlığı
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Aslen Suvermez Köyünden olan Abdilkadir Deveci(55), Fadime Deveci (52) ve Ömer Deveci (48) elim bir trafik kazası sonucu hayatını kaybetti. Cenazeleri 28 Temmuz Cumartesi İkindi namazına mütakiben köy kabristanlığına defnedilecektir. Hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, kederli ailesine başsağlığı dileriz.
Sevgi Ve Barış Dili: Selâm
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Peygamberimiz (s.a.s)’in haber verdiğine göre: Yüce Allah, Hz. Adem'i yarattığında ona şöyle seslendi: “Ey Âdem! Git, şuradaki meleklere selâm ver! Selâmını nasıl alacaklarına dikkat et! Çünkü meleklerle aranızda geçecek olan bu selâmlaşma, bundan sonra senin ve neslinin selâmlaşması olacaktır.” Bunun üzerine Hz. Âdem meleklere; ‘es-selâmü aleyküm’ dedi. Onlar da; ‘es-selâmü aleyke ve rahmetullâh’ diyerek karşılık verdiler.
Kardeşlerim!
Yüce dinimiz İslam, kardeşliğin devamını bazı prensiplere bağlamış, kardeşlerimize karşı bize birtakım hak ve sorumluluklar yüklemiştir. İşte bu hak ve sorumluluklarımızdan biri de Hz. Adem’den günümüze kadar uzanan selâmdır.
Selâm saygının, sevginin ve kardeşliğin kapılarını açan bir anahtardır. Selâm gönülden dile, bireyden topluma, toplumdan insanlığa yansıyan barış dilidir. Paylaşmanın, kaynaşmanın, huzura ermenin, Allah’a sığınmanın adıdır selâm. Selâm, kardeşimize esenlik dilemek, onun hayrını istemektir; Ona olan dostluğumuzun güvencesidir. Bizler, “es-selâmü aleyküm” diyerek kardeşimize esenlik, güvenlik, rahmet ve bereket dileklerimizi dile getirmiş oluruz.
Emirdağ da Köprü de Buluşalım
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
Açıldı Türklere Avrupa yolu
Bir dilim ekmek için hep dolu
kimisi ayağın yitirdi kimisi kolu
Gelin Emirdağında Köprü de Buluşalım
Sizinle aramızda köprü ola
Sağ salim helallaşarak düştük yola
Gelin vatanı severek kol kola
Gelin Emirdağında Köprü de Buluşalım
Kimin yerin altında kimi üstünde
Gurbet bu ne oldu küstünde
adam kusur ararmı dostunda
Gelin Emirdağında Köprü de Buluşalım
Kolu anavatanında ayağı uzakta
tanışalım gel köprüye yaklaşda
hasret giderelim ana vatanı gezekte
Gelin Emirdağında Köprü de Buluşalım
Ben Oruçluyum Diyebilmek
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Ramazan ayının rahmet, bereket, huzur, mağfiret ve duygu yüklü havasını teneffüs etmekteyiz. Hikmet dolu sahurlarıyla, şükür ve paylaşımın zirveye ulaştığı iftar sofralarıyla, ibadetin coşkuya dönüştüğü teravihleriyle hayatımıza ayrı bir derinlik ve zenginlik katmaktadır Ramazan ayı. Bunların içinde orucun, şüphesiz ayrı bir yeri vardır.
Kul ile Yüce Yaratan arasındaki muhabbetin doruğa ulaştığı duygu yüklü bir ibadettir oruç. Kul, oruçta Rabbi ile adeta baş başadır. “İnsanoğlunun yaptığı her şey kendisi içindir. Oruç müstesna. O benim içindir ve onun mükâfatını ben vereceğim…” kudsî hadisi ile orucun manevî karşılığına dikkat çekilmiştir. Yine, “Kim imân ederek ve sevabını Allah’tan umarak Ramazan orucunu tutarsa önceki günahları affedilir.” sözüyle Efendimiz (s.a.s.), riyadan uzak bir şekilde sadece Allah rızası için tutulan orucun manevî mükâfatına işaret etmiştir.














