Türkistan kaynağından önce Horasan’a sonra Anadolu’ya yönelen erenler, kılıçla alınan toprakların yeni sahiplerine taze iman ve ülküler aşılayarak Anadolu’nun vatanlaşması hususunda çok önemli görevleri yerine getirdiler. Göçebe toplulukların özelliği olan gevşek inanç bağları , bu alp-erenler sayesinde pekiştirilerek, cihat ve İla-yı Kelimetullah gibi yüce hedeflere yöneltilerek kuvvetlendirildi. Alp-eren, gazi-derviş, ahi, abdal gibi adlar taşıyan bu idealist insanlar, fethedilen yere yerleşiyor, bir kısmı da yola devam ediyordu.Türkistan kaynağından yeni ve taze güçler; çekirge, karınca sürüleri, bir evden başka bir eve taşınır gibi sürekli akıyordu. Türkistan uluları göç etmeyi ve gurbete çıkmayı övücü telkinlerde bulunuyordu.
Yerli halka asla zulüm yapılmaz, inancında ,işinde gücünde serbest kalırlardı .Cihan fatihi
atalarımızın fetih düsturu olarak kabul ettiği ;’’düşmanlarına galip geldiğin vakit, bu zaferin zekatı olarak onları bağışla. ’’sözü uygulanırdı. Şehirde derhal huzur ve sükun sağlanır, asayiş ve güvenlik temin edilirdi. Şehrin en büyük kilisesi cami yapılır, ilk cuma günü padişah adına hutbe okunurdu.
Gazi-dervişler imar işlerine
başlayarak;cami,yol,kevansaray,köprü,çeşme,hastane,tekke gibi sosyal hayatın ihtiyaçları için yapıları inşa ederlerdi.
Bu inanç erleridir ki, Anadolu'yu canlandırıp, birleştirerek ayakta tutmakla kalmamış, Horasan yaylalarından getirdikleri ″alplık″ havasını, Anadolu bozkırlarında da sürdürdükleri için; ″Afşinlerden, Süleyman Şahlardan, Osman Gazilere, Yavuz Selimlere kadar uzanan anlamlı dönemlerde; yiğit, liyakatli ve dinamik olan başbuğlarla, er oğlu er, yılmaz ve yorulmaz askerlerin gözlerini kırpmadan torunlarına bir vatan armağan etme gayretleri, savaşları, onların gölgesinde kazanılmıştır.
Emirdağ yöresi türbe ve yatırları ziyaret konusunda halkın duyarlılığı bulunmaktadır.Yatırlara bağlanmak,dilek dilemek,adak adamak,şifa ummak,umut beklemek gibi amaçlarla yapılan ziyaretler yoğun olarak yaşamaktadır.Çocuk istemi ile yapılan ziyaret sonunda doğan çocuklara yatırın adı verilir.
Tez köyündeki Ahi Yakup Dede, Bayat’ta bulunan Ahi Yusuf tekkeleri fetih dönemi emanetleridir. Daha birçok yatırımız vardır ki ,bunları sırası gelince yayımlayacağız.













