Ulaşım
Ulaşım
Emirdağa Ulaşım
Konaklama
Konaklama
Nerede Kalınır
Nerede Yenir
Nerede Yenir
Yemeklerimiz
Yemeklerimiz
Tarihimiz
Tarihimiz
Emirdağ Spor
Emirdağ Spor

Ahmet Urfalı İzmir Merkez Kumandanı Arif Bey, şehrin işgali üzerine Bursa’ya geldi. Arif Bey , Afyon ve Eskişehir’de asker toplamaya başladı. İstanbul Hükümeti, Arif Bey’in yok edilmesi için harekete geçti. Arif Bey, Afyon ve Eskişehir’deki milli hareketi örgütlediği için İstanbul Hükümeti tarafından sürekli izlenerek haklarında gereğinin yapılması isteniyordu. Ölü veya diri yakalanması emredildi. Arif Bey, Binbaşı Abdullah, Yüzbaşı Nurettin ve bir teğmen ile birlikte silah temin etmek için Seyitgazi Askerlik Şubesi’ni bastılar. Bunun üzerine Eskişehir Mutasarrıflığı, İstanbul Hükümetinin aşağıdaki emri ile Arif Beyi tutuklatmaya çalıştı: ‘’Eskişehir Ahz-ı Asker Kaleminden mevrut 23 Haziran 335 (1919) tarihle 506 numaralı şifreli telgraf özeti: ‘’Kor. Ahz-ı Asker Kıdemi Riyasetine “Refakatlerinde 8. piyade neferiyle tek atlı iki yaylı araba bulunduğu halde Seyyit Gaziye muvasalat eden piyade kaymakamlarından Arif Bey, Binbaşı Abdullah, istihkam Yüzbaşısı Nurettin ve meçhul bir topçu teğmeni dolaştıkları mıntıkalardan asker topladıkları İzmir’i kurtarmaya gidecekleri ve Yunanlılardan intikam almak fikri ile mah-ı hali 21. Cumartesi günü ezani saatle Seyyit Gazi’ye geldikleri Hükümeti mahalliye tarafından Eskişehir Mutasarrıflığından alınan istihzanda derdestleri emir alındığında mahalli jandarma komutanlığı üç defa teslim olmaları teklifine adem-i inkıyatta bulundukları tarafeynden olunan müsademede bir nefer meyyitten, (ölü olarak) Binbaşı Abdullah Efendi ve bir neferde hayyen (sağ olarak) elde edilerek.’’ Olayı bu raporla İstanbul Hükumetine bildirdiler.
Dr.Zafer Koylu, yayımladığı yeni belgelerle Arif Bey’in teşkilatçılığını ortaya koymuştur.Bu arada Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşa, bir beyanname ile milli direniş örgütlerinin kurulmasını istedi: ’’Bir milletin asırlarca uğruna kan döktüğü mukaddesatına tevcih elden tecavüze karşı ihzar edilmekte olan müdafaa-i meşruasına bu dünyada hiçbir mani

olamayacağını her ferde bir defa daha ihtar eylerim. Herhangi bir memur veya şahıs bilvasıta veya bilavasıta teşkilattı işgal, men veya ifsat ile heyecanı mucip olursa mıntıka kumandanlarınca derhal kanunun emrettiği en ağır ceza tatbik edilecektir. İcabında mevki memuriyetimden bittecerrüt ve bir ferd-i millet olarak mübarek vatan ve mukaddes milletin uğrunda çalışmaya devam edeceğimi alenen taahhüt ediyorum.’’
Ali Fuat Paşa’nın bu beyannamesi ve Arif Bey’in faaliyetleri İngiliz Yüksek Komiserliğini tedbirler almaya sevk etti. Komiserlik, Yüzbaşı Misterhol ile Dahiliye Nezareti müfettişlerinden Talat Bey’i konuyu soruşturmak üzere görevlendirdi. Görevliler, 2 Temmuz-11 Ağustos 1919 ‘da asayişle ilgili araştırma yaparak Arif Bey olayının önemsiz olduğunu, konu ile ilgisi olanların tutuklandığını rapor ettiler. Ancak İstanbul Hükümeti, Eskişehir’de ‘’Arif Bey çetesine yardım ve yataklık etmek ‘ ’iddiası ile ilgili olarak tutuklamalar yaptırdı. İstanbul Hükümeti, Arif Bey’in peşini bırakmadı. 2. Ordu Müfettiş Vekili Mirliva Selahattin, Arif Bey ve arkadaşlarının Seyitgazi ve çevresinde olmadığını yazdı. 28 Temmuz 1919’da olayı ayrıntılı olarak İstanbul’a bildirdi: ’’İzmir Araştırma Heyeti üyelerinden olup işgal üzerine Bandırma’ya gelen ve bilahare Eskişehir ve Afyonkarahisar yoluyla 17.Kolorduya katılma emrini alan Kaymakam Arif Bey ve arkadaşlarının Seyitgazi civarından geçerken işgal facialarını anlatması, Eskişehir Mutasarrıfı tarafından hükümet aleyhinde bir ittihat taraftarlığı kabul edilmiş ve üniformasını giymiş olan Arif Bey ve arkadaşlarına bir şaki gibi muamele edilerek sağ veya ölü ele geçirilmesi emri verilmişti. Bu emri alan Seyitgazi Jandarma Takım Kumandanı Rodoslu Mülazim Aydın Efendi halkı da beraber alarak, Seyitgazi’den Aziziye ve Karahisar yakınlarına kadar takip ve üzerlerine ateş etmiştir. Hükümetin bu şekilde takip etmesinin bir yanlış anlamadan ileri geldiğini takdir eden Arif Bey, kendini müdafaa için bile silah kullanmaktan kaçınmış ve durumun devam etmesi sebebiyle kısrak ve eşyasını da terk etmiştir. Bu şiddetli takip esnasında Arif Bey ‘in arabası delindiği gibi maiyyetindeki neferlerden Tireli İsa’da şehit olmuştur. Meclis-i Vükela kararıyla asayiş ve sorumluluğu müfettişliğe ait olan ve yabancı kontrolü altında bulunan mühim bir mıntıkada ve en nazik bir zamanda bu gibi asayişsizliğe sebep olacak olayların hükümetçe ihdas edilmesinin sebepleri ve adı geçenden alınan kısrakla eşya ve mütekait Binbaşı Abdullah Efendinin 100 lira parasının nereye teslim edildiği ve takip edenler asker olup asayiş hususunda mevki kumandanıyla Mutasarrıf Bey’in teşrik-i mesai etmesi emredilmiş iken bu takibata askerin ortak edilmesi sebebi Eskişehir Mutasarrıflığından sorulmuştur. Eskişehir Mutasarrıflığının bu tarz hareketi orduya yönelmiş haksız bir taarruz ve tecavüzden ibaret olduğu maruzdur.’’
Bütün bu baskı takibata karşılık Arif Bey, Kuva-yı Milli hareketinden vazgeçmedi. Karakeçli Alayını kurdu. Mustafa Kemal paşa ile sürekli haberleşti. Çevre il ve ilçelerde milli direnişin teşkilatlanması için çalıştı. Müdafaa-i Hukuk ve Redd-i İlhak cemiyetleri kuruldu.
15 Mayıs 1919’da İzmir’in işgaliyle başlayan teşkilatlanma hareketi kısa zamanda tamamlandı. Asayiş sağlandı, iç isyanlarınların bastırılmasında etkin görevler üstlenildi.
Milli direniş, Eskişehir ve Afyon yöresinde Arif Bey’in yaktığı alevle büyüdü. Bu yörelerde teşkilatlanmasını tamamlayan milli kuvvetler düşmanı Misak-ı Milli sınırlarından atmak üzere faaliyete geçti. Direniş, adım adım büyüdü, milli ordu toparlandı.