Yaşam
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Hakiki Kabakçı

Brüksel onca insana geçim sağlıyor
Peki ama brüksel niçin ağlıyor
Kimi mutlu kimi karaları bağlıyor
Peki ama brüksel niçin ağlıyor
Gülerken anvers’i, lieg’i, namur’u, gent’i
Sokağı, caddesi, mahallesi, semti
Üstelik brüksel avrupa’nın başkenti
Gülmüyor brüksel niçin ağlıyor
Gizli ağlıyor duyulmuyor hıçkırık sesi
Ağlaması flaman valon meselesi
Yani ayrılmak istiyor babasıyla annesi
Ağlıyor brüksel bunun için ağlıyor
Kardeşleri anne babaya olurken parsel
Nasıl ağlamasın ortada kalıyor brüksel
İki gözü iki çeşme, gözyaşı oluyor sel
Ağlıyor öksüz brüksel için için ağlıyor
Sahi brüksel sen bunu hak edecek ne yaptın
Sözde soykırıma ve teröriste kucak mı açtın
Ah mı aldın, cezası mı acaba bu cenab-ı hakkın
Yoksa brüksel bunun için mi ağlıyor
Ülke bölüp destek mi oldun amerikan hülyasına
Anıt dikip kanat mı gerdin ermeni rüyasına
Ben coooook inanırım etme bulma dünyasına
Elleri ağlattığı bicim ağlıyor brüksel.
HAKİKİ KABAKÇI
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Hakiki Kabakçı

Emirdağ’da yoktur dikili taşı
Fakat Emirdağlıdır! her lafın başı
Kısa yoldan köşeyi dönüp; başı
Göğe ERENİN suçu yok mudur?
Esnafı olunca tilkiden kurnaz!
Zamsız etiket, anlamsız bir yaz!
Gurbetçi gardaşı yolunacak kaz
Gibi GÖRENİN suçu yok mudur?
Gavurcu ziyaret eder akrabasını
Emirdağ’a koklatmaz, on parasını
Alışveriş günü gelince arabasını
Bolvadin’e SÜRENİN suçu yok mudur?
Euroya Dolara dikmiştir gözünü
Gelişmiyoruz der, ekşiterek yüzünü
Okutmayıp da oğlunu ve kızını
Gavurcuya VERENİN suçu yok mudur?
Eller her seçimde çıkartırken birini
Emirdağ Meclis’te alamaz mı yerini
Seçimde Emirdağ’ın menfaat defterini
Kendi DÜRENİN suçu yok mudur?
Kavrulurum deyip kendi yağımda
Sade kütüğü bırakıp Emirdağ’ında
Belçika, Hollanda, Fransa bağında
Gonca gül DERENİN suçu yok mudur?
Sevmiyorsak bile onun partisini
Küçümseyip icraatını, görüntüsünü
Görmezden gelerek onca artısını
Başkanı YERENİN suçu yok mudur?
Espridir diyerek geçmiyorsak gülerek
Sonuçta bir ilçeyiz! bunu bilerek
Türkiye mi büyük Emirdağ mı diyerek
Havalara GİRENİN suçu yok mudur?
Denizi yok ki, hadi olsun limanı
İlçeye de lüks kaçmaz mı havaalanı
Sınırımızdan geçmeyen, alt tabanı
Kara TRENİN suçu yok mudur?
Farklı görüşte olanlara kızarak
Başarılı olanın kuyusunu kazarak
Kabakçı gibi ulu orta şiir yazarak
Ortamı GERENİN suçu yok mudur?
VARDIR!
Hakiki Kabakçı
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Hakiki Kabakçı
Ben Afyon'um çok kem bana bakışlar.
Bu Emirdağ neden beni hep dışlar.
Eskişehir’iyse her daim alkışlar.
Haksızsam haksızsın deyin sadışlar.
Çalışanı da emeklisi de Eskişehir'e göçer.
Adamlar inadına Kalabak suyu içer.
Eli boşun günü hamam yolunda geçer.
Peki ama Emirdağ benden niye kacar.
Alışverişte bayramda veya düğünde.
Topyekün ahali Eskişehir yönünde.
Nerelisin diye sorarsan gördüğünde.
Eskişehir der, bağlıyken bana kanun önünde.
Seni benden soğutan halkımın dili mi.
Yoksa aşılması zor olan Köroğlu Beli mi.
Eskişehir Türk de Afyon gavur ili mi.
Emirdağ takınmalı bir an önce aklı selimi.
Hep Emirdağlı Alanönün,Gökmeydanın,Emeğin
Sen onun gözünde hicsin, o senin göz bebeğin.
Emirdağlıyı duyunca yaka silkiyorlar ben ne deyim.
Heba olmuş,Eskişehir icin verdiğin bunca emeğin.
Beni beğenmez de arkamdan haşkeş dersin.
Haşhaşlı ekmeği ciğ böreğe tercih edersin.
Ekmek kadayıfıdır, sucuktur afiyetle yersin.
Ne hikmetse Eskişehir’in devesini güdersin.
Emirdağlı hemşerim içim yanıyor içim.
Paşa gönlünüz bilir, istediğiniz ili seçin.
İster Kalabak suyu, ister Kızılay sodası için.
Sağ ol KABAKÇI hislerime tercüman olduğun için.
HAKİKİ KABAKCI
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Hakiki Kabakçı

Bir gün aklıma takıldı birden hani
Dedim ki bilge birine sorayım yani
Sordum halimiz nicedir pir-i fani
Dedi ki; ruhumuz özümüz bozuldu
Yeni nesilde ne saygı var ne hürmet
Çocuğun elinde telefonla internet
Hem dünya perişandır hem de ahiret
Dedi ki; oğlumuz kızımız bozuldu
Okumayı bırak, unuttuk mimi elifi
Dizi hastası oldu çocuğu, mükellefi
Duydun mu bin bir gecedeki teklifi
Dedi ki; filmimiz dizimiz bozuldu
Müslümanlık icraatte değil lafta
Fener kaç atacak diye bu hafta
Düşünüyorsak namaz kılarken safta
Dedi ki; duamız namazımız bozuldu
İnnedine indallahil İslam ayetini
Duydum hutbeden kaldırılma gayretini
Gizleyemem bu konudaki hayretimi
Dedi ki; hutbemiz vaazımız bozuldu
Kadınların botoksu, estetiği, makyajı
Erkeklerde top sakalmış günümüzün imajı
Artık sakal bırakmaz Hac’dan dönen hacı
Dedi ki; çehremiz yüzümüz bozuldu
Trakya’yı sel vurdu derelerimiz taştı
Ege’de deprem oldu, doğumuzda çığ düştü
Küremiz ısınırken mevsimlerimiz şaştı
Dedi ki; kışımız yazımız bozuldu
İçimiz, dışımız her bir tarafımız futbol
İki kişi konuşurken bulamaz mı orta yol
Biri ofsayt der, diğeri nizami gol
Dedi ki; gönlümüz gözümüz bozuldu
Bestecimiz alkoliktir, sanatçımız keş
Kimine yıldız dedik kimine güneş
Söze bak! Arabada beş evde on beş
Dedi ki; bestemiz sözümüz bozuldu
Türk’e sövünce olunur Nobel adayı
Hepimiz Ermeniyiz der aydınların alayı
Üniversitelere yük oldu bu YÖK olayı
Dedi ki; doktoramız tezimiz bozuldu
Eskiler bir koyunu yiyordu itimat et
Doktorlara kalsak yasakmış kırmızı et
Yediğimiz içtiğimiz diyet oğlu diyet
Dedi ki; midemiz boğazımız bozuldu
Bilim adamları çıkardı bilimin suyunu
Kopyalayınca dolly isimli koyunu
Bozdular merinosumun soyunu
Dedi ki; koyunumuz kuzumuz bozuldu.
HAKİKİ KABAKÇI
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Hakiki Kabakçı

Akrabaya hısıma ziyarettir
Eşe dosta verilen ziyafettir
Esnafa tüccara ticarettir
Bizde bayramlar
Beynamaza kıbleye dönüştür
Mahkumlara açık görüştür
Dargınlıklar için barıştır
Bizde bayramlar
Sabiye sübyana şekerdir
Öksüze yetime kederdir
Turizmciye ekstra seferdir
Bizde bayramlar
Çocukların topladığı paradır
Öğrencinin eğitimine aradır
Gurbetçinin içindeki yaradır
Bizde bayramlar
Deliye her gün bayram bizde
Oruçluya ödüldür dinimizde
Zengine tatildir Akdeniz’de
Bizde bayramlar
Yaşlılar için, öpülen elidir
Kimsesizin kapıdaki çalan zilidir
Trafikte onlarca ölüdür
Bizde bayramlar
HAKİKİ KABAKÇI
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Hakiki Kabakçı
Ta kalkıp da göç etmişler Musul’dan.
Azziye’nin dibine sokulmuşlar usuldan.
Kabakçı adını almışlar ektikleri mahsulden.
ELHAN, kavunu karpuzu çok satan köyümüz.
Yiğidi öldür ama ver demişler hakkını.
Gidip de gördünüz mü Karacalar Parkı’nı.
Bu da gösteriyor diğerlerinden farkını.
KARACALAR, ilklere imza atan köyümüz.
Amorium geçiyor eski ismi Hisar’ın.
İçleri altın doluymuş burdaki mezarların.
Köylüsüyüz Ezop isimli ünlü yazarın.
HİSAR, buram buram tarih kokan köyümüz.
Sulu tarım ile diğer köylere bir örnek.
Pınarbaşı ile pek gururlanır şu Pörnek.
Pınarbaşı suyunda hem balık var hem ördek.
PÖRNEK, ağzıyla bile balık tutan köyümüz.
Lezzetli suyu var; çevre köylerin içtiği.
Adı gibi köy, köylünün dağıldığı, göçtüğü.
Otuz hane köyden, milletin vekil seçtiği.
DAĞILGAN, en son mebus çıkan köyümüz.
Bizler, köylü desek de onlar kasabalılar.
Dört bir yanına yapılmış muhteşem yapılar.
Evler naftalin kokulu, kilitlenmiş kapılar.
PİRİKLİ, Brüksel’e bile semt kuran köyümüz.
Tarlasında yeşeriyor pancarın yaprağı.
Su kıyısında dizili söğüdü, kavağı.
Tozundan kumundan geçilmese de sokağı.
AVEREN, ismi önüne yeşil koyan köyümüz.
Karakuzda oynaşıyor oğlak ile keçi.
Her hanede en az üç beş gurbetçi.
Gurbeti Emirdağ’a icat eden Güveççi.
GÜVEÇÇİ, sel olup yut dışına akan köyümüz.
Rahimli,abbaslı,ordan güzle mahallesine.
Köylü saygı duyuyor Alınca dedesine.
Dilekler tutuyor Ahi Yakup türbesine.
TEZKÖYÜ şehitliği bile olan köyümüz.
Bir köy düşün Türk Lirasına el dokunmayan.
Gönderine, semasına ay yıldız takınmayan.
Minaresiz camisinde ezan okunmayan.
Kabakçı der ki BELÇİKA, çan çalan köyümüz.
HAKİKİ KABAKÇI
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Hakiki Kabakçı

Bin dokuz yüz altmışlı yıllar sırası
Herkesin gönlünde bir Avrupa sevdası
Ana baba günüydü İstanbul Haydarpaşası
Biletçi dedim; kaç para İstanbul Alamanya arası
Boş ver gardaş dedi, yere batsın Avrupası
Atılırda gidilir mi şu memleketin havası
Kalmam dedim, dönerim kazanınca öküz parası














