Yard.Doç.Dr.Murat Karacasu
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Biyoğrafiler
1973 yılında Emirdağ’ da doğdu. İlköğrenimini 1984 yılında Emirdağ Mithat Paşa İlkokulunda, orta ve lise öğrenimini Emirdağ Lisesinde 1987 ve 1990 yılında tamamladı. 1990 yılında Elazığ Fırat Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümüne girdi. 1991 yılında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1994 yılında bu bölümden mezun oldu. Aynı yıl Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Ulaştırma Anabilim Dalında Araştırma Görevlisi olarak göreve başladı.
Yine bu yılda Osmangazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde Yüksek Lisans öğrenimine başladı.1996 yılında İnşaat Yüksek Mühendisi olarak mezun oldu. 2003 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü İnşaat Mühendisliği Anabilim Dalı Ulaştırma Mühendisliği Programında Doktora çalışmalarını tamamladı.2007 yılında Y.Doç.Dr. kadrosuna atandı.
Halen Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümünde Öğretim Üyesi
Emirdağ Yolları Geçit Vermiyor
- Ayrıntılar
Emirdağ da 28 Şubat saat 16.00 dan itibaren Eskişehir ve Ankara istikametinde yollar kapandı. Otogar civarında yaklaşık 200 araç jandarma tarafından bekletiliyor. Kar yağışı devam etmiyor ama tipi nedeniyle bu günde yolların açılması beklenmiyor.
Bu nedenle taşımalı eğitim veren okullar 29 Şubatta bir gün süreyle kapandı.
Sorumluluk Duygusu
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Her insanın en büyük arzusu her zaman mutlu olmak, barış ve güven içinde yaşamaktır. Bunun gerçekleşmesi ise, kişinin Allah'a ve yaratılanlara karşı görevlerini sorumluluk bilinci içinde yapmasına bağlıdır. Kuran-ı Kerim'de Yüce Allah muhtelif ayetlerde bu sorumluluğu dile getirerek şöyle buyurmaktadır: “Yaptıklarınızdan mutlaka sorguya çekileceksiniz”(1), “Sizi boş yere yarattığımızı ve gerçekten sizleri huzurumuza geri getirmeyeceğimizi mi sandınız”(2), “İnsan kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanır.”(3)
Bizler sadece insan olarak değil, İslam gibi aziz bir dinin mensupları olarak da sorumluyuz. Dinimiz her alanda bilinçli bir şahsiyet olarak hareket etmemizi bizlerden istemektedir. Sıradan bir hayat değil, anlamlı ve kaliteli bir yaşam sürdürmemiz ideal olan bir beklentidir. Fertler olarak üzerimize düşen görevleri en iyi şekilde yerine getirme gayretimiz, ibadet olarak değerlendirileceği gibi, niyetlerimiz de en basit davranışlarımıza bile ibadet sevabı kazandırabilir.
Emirdağ Meydan Düzenlemesi Başladı
- Ayrıntılar
Emirdağ Belediyesi tarafından 24 Ocakta ihalesi yapılan, Emirdağ Meydan Projesi hayata geçiyor. 22 Şubat Çarşamba günü, Büyük projenin alt yapı çalışmalarına başlanıldı. Emirdağ Belediyesi Fen İşleri Amiri Vecdi Yürük “Alt yapı ile projeye bu gün başlıyoruz. Projenin en kısa sürede ve en düzenli şekilde olması için elimizden geleni yapacağız.” Dedi.
Emirdağ Dereköy Köprüsünden başlanan projede öncelik yağmur suyu kanallarına verildi. Yaklaşık 4 ay sürecek olan projede Alt yapı ile birlikte Elektrik ve telefon hatları da yer altına alınarak kötü görünümden kurtarılacak.
Emirdağ Belediyesi Cengiz Pala “ Emirdağ Meydanı ve bağlantılı caddelerimiz en kısa sürede yenilecektir. Bu proje Emirdağ’ın vizyonunu değiştirecektir. Esnaflarımızı mağdur etmeden tamamlamak istiyoruz. Emirdağ’a hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum.” Dedi.
Öfke Kontrolü
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
İnsanoğlunun en çok ihtiyaç hissettiği şey huzur ve güvendir. “İslam” kelimesinde de bu vardır. Oysa son zamanlarda toplumumuzda şiddetin yaygınlaştığını görüyor ve buna hepimiz üzülüyoruz. Öfke doğal bir duygudur. Yaratılışımızda var olan bu duygunun tamamen yok edilmesi mümkün değildir. Ama mutlaka kontrol edilmesi gerekir. İslam terbiyesini taşıyan bir insan, öfkesine sabretmeyi öğrenmesi gerekir. Peygamber efendimiz (sav): “En kuvvetli pehlivan öfkesini yenendir”(1) buyurmuşlardır. Yumuşak huylu, hoşgörülü, affedici, özür dilemeyi bilen insanlar dünyada ve ahirette kurtulanlardan olacaktır.
Aile çatışmalarının çoğu öfkenin sonucudur. Öfke öyle bir ateştir ki; ne eşler arasında ne evlad ile ana-baba arasında ne akrabalar arasında ve ne de komşular arasında huzur bırakır. Hızla yayılan bir yangın gibi bütün ilişkileri koparır insanlar arasında bir gerginlik oluşturur ve telafisi güç zararlar açar. Atalarımız “Öfkeyle kalkan zararla oturur” diye boşuna söylememişlerdir.
Maksude Sağlam Başsağlığı
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
İlçemiz eşrafından merhum Süleyman SAĞLAM'ın eşi, topakev.be'nin sahibi Şükrü SAĞLAM'ın ve merhum Zeki SAĞLAM (Baba Zeki) anneleri Belçika'da ikamet etmekte olan Maksude SAĞLAM Hakk'ın rahmetine kavuşmuştur. Cenazesi, 11 Şubat Cumartesi öğle namazına müteakip ilçemiz Çarşı Camii'nde kılınan cenaze namazından sonra ilçemiz kabristanlığına defnedilmiştir. Merhumeye Cenab-ı Hakk'tan gani gani rahmet, eş-dost ve yakınlarına BAŞSAĞLIĞI dileriz. emirdag.com.tr
Nimetlere Şükretmek
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Şükür, bizleri şerefli ve mükemmel bir varlık olarak yaratan, çeşitli kuvvet ve kabiliyetlerle donatan, varlık aleminin sayısız nimetlerini önümüze seren Rabbimize tazimde bulunmak ve nimetlerine karşı şükran borcumuzu yerine getirmektir. Yaratanımıza karşı yaptığımız şükrün sonucunda dünya mutluluğunu elde etmenin yanında Ahiret mutluluğu da söz konusudur. Nitekim hutbemize başlarken okuduğum ayet-i kerime’de Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır. “Andolsun, şükrederseniz elbette size olan nimetimi artırırım. Eğer nankörlük ederseniz, hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir.”(1)
Biraz düşündüğümüz zaman anlamaktayız ki, Cenab-ı Allah’ın bize vermiş olduğu maddi ve manevi birçok nimeti var. Bütün nimetler ise, bir şükür ister. İşte bu nimetlere sadece dille şükür yeterli değildir. Bize verilen malın şükrünü zekat ve sadaka vermekle yerine getirebiliriz. Gözümüzün, kulağımızın, bedenimizin şükrü bize verilenleri Allah’ın istediği doğrultuda kullanmaktır. Öğrendiklerimizi başkalarına aktarmak ilmin şükrüdür. Yaşadığımız hayatın şükrü ise Yaratanımızın emirlerine ve yasaklarına uygun bir hayat sürmektir. Rahman suresinde Yüce Rabbimiz bilere verdiği bazı nimetleri hatırlatıp otuz bir yerde “O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz”(2) diyerek, biz kullarını nimetleri hususunda uyarmaktadır.
Bizlere verilen sayısız nimetlerin önemini onlardan mahrum kaldıktan sonra daha iyi anlıyoruz. Bir gözün, bir kulağın, bedenimizdeki herhangi bir organın, bazen eksikliğini hissettiğimiz bir damla suyun, bir parça ekmeğin ve her bir nefesin şükrünü elbette yerine getirmeliyiz. Buna rağmen Allah’ın verdiği nimetlerin bedelini tam olarak ödemeye kimsenin gücü yetmez. Hal böyleyken şükretmemek ise nankörlüğün en büyüğü değil midir? Bize en küçük iyilik yapana teşekkür ediyorken, bizlere verilen bunca nimet için Allah’a şükürle mukabele etmek boynumuzun borcu değil midir?
Şükrün ölçüsü kanaat etmek, bulunduğu hale rıza göstermektir. Şükürsüzlüğün ölçüsü ise hırstır, israftır, hürmetsizlik ve Allah’a isyandır. Bizi varlıklar içerisinde en şerefli yaratan, yaratılışımızı güzelleştiren, bize düşünebileceğimiz aklı, idrak edeceğimiz gönlü veren, nimetlerin en büyüğü iman ile bizi şereflendiren ve bizleri Sevgili Peygamberimize ümmet yapan Rabbimize sonsuz şükürler ediyor, verdiği bütün bu nimetleri tamamlamasını O’ndan niyaz ediyorum.
(1) İbrahim, 7
(2) Rahman,13
Sayfa 417 / 497














