2007-2008 SEZONUNUN SONU
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
2007-2008 Sezonu geçtiğimiz hafta Nevşehir’de oynadığımız 3. lige terfi maçları ile bizim için hiç de istemediğimiz ve beklemediğimiz bir sonuçla bitti. Hedefimiz belliydi 3. lige çıkmaktı.Ama olmadı. Daha maçın başında yediğimiz bir gol ve 70 dakika üstün oynamamıza rağmen gol olmayınca sonuç da olmuyor,iyi oynayan değil,golü bulan turu kazanıyor.Eskişehir Demir spor da sadece golü buldu ve turu aldı.
Bana göre bu yönetim kurulu çok başarılı olmuştur. Türkiye genelinden gelen 160 tane takımdan sadece 5 tanesi 3.lige çıkacak. 160 takımın içinden sıyrılıp ilk beş takım içinde kalmak o kadar da kolay değildi. Bunların içerisinde Bakırköy’ü, Düzce si, Göztepe si var ki her maçını 55000 kişiye oynayıp,maddi hiçbir sıkıntısı olmayan takımlar bunlar.Yani bu kadar kolay değil üçüncü lige çıkmak.Şimdi bu yönetim üçüncü lige takımı çıkaramadı diye başarısız mı? Biz kendimizi başarısız saymıyoruz aksine çok başarılı sayıyoruz.İki yıl boyunca Afyon Süper Amatör liginde üst üste iki defa lig şampiyonluğu bu yönetim döneminde kazanılmıştır.Var mı Emirdağ tarihinde Afyon Süper Amatör liginde iki defa üst üste şampiyonluk yaşatan başka bir yönetim.
İslamda Barış
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Allah'u Teala İslamı insanı iki dünyada mutlu kılmak için göndermiştir. Mutluluğun önemli bir şartı da barıştır. Barış yaratıcıyla ve başta bireyin kendisi olmak üzere yaratılmışlarla barışık olmayı kapsar. Gönderilen tüm Peygamberler barışın gerçekleşmesi amacını gütmüşlerdir. İslam’da barış kuru bir dava değildir. Barışın kaynağı Allah’tır. Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur: ''Allah’ım barış ve esenlik Sensin, barış ve esenlik ancak Senden gelir."(1) Bu sebepledir ki inanan insan Allah’a olan sevgisi, bağlılığı ve saygısı sebebiyle, O'nun yarattıklarını da sevmelidir. Bu açıdan Kur'an barış ve huzur dolu bir hayat kurmayı, insana görev olarak vermiştir. Ayet-i Kerimede şöyle buyrulur: “Ey iman edenler! Hep birden barışa girin. Sakın şeytanın peşinden gitmeyin. Çünkü o, apaçık düşmanınızdır.”(2)
Es-Selam; Allah'ın isimlerindendir; kurtuluş, esenlik ve barış anlamlarına gelir. Mü’minlerin birbirine verdiği selam bir barış ve esenlik duasıdır. Sevgili Peygamberimiz (sav) de hayatı boyunca hep barış elçisi olmuştur. İnsanları kendileriyle, Allah'la ve yaratılmışlarla barıştırmıştır.
Yazar Huriye Saraç
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Biyoğrafiler
Huriye Saraç, 1930 yılında Emirdağ İlçemizin Aslanlı Köyünde doğdu.Küçük yaşlarda annesini kaybetti. Beş küçük kardeşiyle üvey anne hayatlarına eklendi. İkide üvey kardeşi oldu. O yıllarda 3 yıl olan ilk öğrenimini 1941 yılında girerek 1944 yılında tamamladı. 1944 Yılında başladığı Çifteler Köy Enstitüsünü (Şimdiki Mahmuiye Anadolu Öğretmen Lisesi) 1950 yılında tamamladı. 1951 Yılında ilçemizin Ekizce köyünde öğretmenlik görevine başladı. Lakin taihsizlikeri bu yıllarda başladı. Bir ağa tarafından kaçırılır.Ağanın elinden kurtulur ama mesleğinden uzaklaştırılır.Defalarca başvursada öğretmenlik görevine dönemez. Ağabeyi tarafından bir radyo tamircisiyle evlendirilir. Erkek bir evladı olur. Anlaşamadığı kocasından ayrılarak, 1955 yılında tekrar Bakanlık atamasıyla öğretmenlik görevine başlar. 35 Yaşında malulen emekli olarak yurt dışına çocuğunun geleceğini kurtarmak amacıyla işçi olarak gider. Yıllarca çalışır.
Emirdağ im Yüreğimde Kor Gibi
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
Bahar gelmiş dağlarında karın erimiş,
Emirdağ’ ım senden ayrılmak ne de zor imiş.
Ellere diken iken, bana gül imiş,
Emirdağ’ ım yüreğimde kor gibi..
Burnumda tütüyor Adaçal’ ın dumanı,
Badem çiçek açmış bahar zamanı.
Özlemin almış takatimi, dermanı.
Emirdağ’ ım yüreğimde kor gibi..
Namazda Saf Düzeni ve Önemi
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Namaz, dinimizin ifasını emrettiği ibadetlerin en önemlisidir. Kelime-i şehadetten sonra, İslam binasının üzerine kurulduğu beş temel esastan birincisidir. Akıllı ve ergenlik çağına ulaşan her müslümana, farzdır. Terk edilmesi ve meşru bir mazeret bulunmaksızın kazaya bırakılması büyük günahlardan biridir. Namazı vaktinde eda etmek o kadar önemlidir ki; ölüm tehlikesi gibi ağır şartlar oluşmadıkça, güç yettiği ölçüde, ayakta, oturarak ya da yatarak, gerektiğinde yalnız baş iması ile namazın kılınması istenmiştir. Hz. Peygamber (s.a.v.) de namazın vaktinde ve cemaatle kılınmasına çok önem vermiştir. Hatta bazı savaşlarda "korku namazı" kıldırmış, düşman korkusu yüzünden namazı kazaya bırakma yolunu tercih etmemiştir. Cemaatle kılınan namazda ise safların düzgün tutulmasını ve aralarda boşluk bırakılmamasını ısrarla tembih etmişlerdir. Cabir (r.anh) anlatıyor: “Bir gün Rasûlullah (sav) yanımıza geldi ve; ‘Allah’ın huzurunda meleklerin saf tuttukları gibi siz de saflarınızı düzgün tutmaz mısınız?’ buyurdu. Sahabeler: ‘Ya Rasûlallah! Melekler Allah’ın huzurunda nasıl saf tutuyorlar?’ diye sordu. O da; ‘İlk safı tamamlarlar ve perçinlenmiş gibi birbirine bitişik dururlar’ cevabını verdi.”(1)
Cemaatle kılınan namazda safların en faziletlisi ön saftır. Sonra sırayla diğerleri gelir.
23 Nisan Şiir Dalında birinci
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
23 Nisan 2008 etkinlikler kapsamında Şiir dalında birinci olan Emirdağ İlköğretim okulu 8-A Sınıfı Öğrencisi Sevgi Uçak'ın şiiri :EN BÜYÜK BAYRAM
Bizleri coşturan,
Tarihi anlatan,
Atatürk’ten armağan,
23 Nisan.
Egemenlik milletin oldu,
Türk milleti sevinçle doldu.
O büyük günde Türkiye,
Sanki bir cennet oldu.
Cennet gibi bir günün ışığı, bütün vatanı sardı,
Türk milleti, karanlık çağlardan sıyrılmayı başardı.
Artık Türk halkının düşüncelerinde,
Çağdaşlık vardı.
23 Nisan günü,
Çağdaşlık kapıları açıldı,
Atatürk’ün önderliğinde,
Büyük adımlar atıldı.
Atatürk’üm! bu armağanla,
Bütün vatan aydınlandı,
Senin ilkelerinin doğrultusunda,
Türk milleti, çağdaşlığa yol aldı.
Türk evladı, büyük adımları devam ettirecek,
Nesilden nesile hiç bitmeyecek,
23 Nisan’ın ışığı,
Hiçbir zaman sönmeyecek.
Bütün Türk evlatları el ele verecek,
Atatürk’ün ilkelerinden aldığı güçle,
23 Nisan’ın ışığını,
Hiçbir zaman söndürmeyecek.
23 Nisan Kompozisyon Dalında Birinci
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler

GELECEK BİZİZ
Her bahar ayında kalbim bir farklı çarpar, hele de 23 Nisan’a yaklaştıkça. Baharın gelişiyle ağaçların tomurcuklanması gibi, demokrasinin filizlenip Türkiye’min her karış toprağına yayıldığı bugün de nasıl çarpmaz insan olanın kalbi?
Çocuk olmanın sevincini, heyecanını, TBMM’nin amacı ve Türkiye’nin güzelliğini bugünde 23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramında anlarım.
23 Nisan’da dünyanın dört bir yanından gelen çocuklarla bayramımız kutlarız. Atatürk bugünü tüm dünya çocuklarına armağan etmekle ne güzel bir iş yapmıştır ki büyüklüğünü günümüzde daha iyi anlıyoruz. Bütün dünya çocuklarının kaynaşıp arkadaş olduğu, insanlığın temelini attığı dostluk, arkadaşlık ve sevginin doyasıya yaşandığı 23 Nisan’dır bugün.
Bütün dünya çocuklarına armağan edilen tek bayram bizim bayramımızdır. Günümüzde birçok çocuk çocukluğunu yaşamıyorsa da çocuk olduğunu bilincinde ve çocukluğunu doya doya yaşamak istiyor. Savaş tanklarına taş atmakla, mermi sesleri ile uyanmakla ve her nefeste kendini bilmez bir kurşunun boynuna isabet etme korkusuyla yaşayan çocuklar sizce çocukça şeyler mi yaşıyor?
Yaşlarının, bünyelerinin kaldıramayacağı bu olayların, tüm dünya çocuklarının o minicik kalplerini üzmeye ne hakkı var? Yaşıtlarının doyasıya yaşadıkları çocukluklarını onlar da yaşayamazlar mı? Çok mu şey istiyorlar büyüklerinden?
Sayfa 475 / 497














