Anılarım 3
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Metin Sağlam
Sevgili okurlarım Anılarım 1 ve Anılarım 2 yazı dizilerine göstermiş olduğunuz ilgiden dolayı hepinize sonsuz teşekkürler. Anılarım 3 yazı dizisi elimde olmayan nedenler' den dolayı gecikti. Anılarımı bir çoğunuzun bildiği üzere hafta sonlarındaki yaşantımdan seçiyorum. Anılarım 3 yazı dizisi geçen hafta yayınlanması gerekirken hafta sonunda almış olduğum acı bir haber' den dolayı aksadı. Bu acı olay ise çok sevdiğim , hayattaki en önemli dayanağım olan babamın vefatı idi. 82 yıllık ömründe benim için çok değerli bir insan olan babam bu fani dünyadan ebedi dünyaya göç etti. Babamın vefat haberini hangi şartlarda aldığımı bir çok sevenim tahmin ediyor. Hafta sonlarımı geçirmek zorunda olduğum mecburi ikamet adresin' de sabah saat 10.00 da iki görevli memurun " Hocam dilekçe yazacaksın" diye çağırmaları benim için sonun başlangıcı değil ama bir yıkımın başlangıcı olmuştu. İnanırmısınız salonda 15.00 dakika boş boş oturdum. Artık kendi kendime söylenmeye başladım. " Ya koskoca memurlar. Dilekçe yazmayı bilmiyorlar mı? Kendi dilekçelerini kendileri yazamazlar’ mı " diye düşünürken. "Hocam gel" diye çağırmaları ile kendimi toparladım. İdari odaya gidiyoruz ve burada iki yetkili kişi , bir tanesi " Hocam buyur otur" diyor. Bu dakika' dan itibaren içimden bir şeyler kopmaya başlıyor. Bana "Hocam baban yaşlıymış. Bayağıda rahatsızlıkları varmış " sözlerinin arkasından bir yıkımın geleceğini tahmin etmek için medyum olmaya gerek yok. " Hocam başınız sağolsun. Babanız vefat etmiş" sözü ile başım' dan kaynar sular döküldüğünü hissediyorum. Son olarak bana " Sana iki gün izin veriyorum. Bir dilekçe yaz ve git" sözleri beni yıkıyor. Evet ben' de bir babayım 3 tane oğlum var. Ama ne olursa olsun babasız kalmak bir insan için hayatta en acı şeylerden birisi olsa gerek. Annemi yaklaşık 3 yıl önce yine bir kış günü kaybetmiştim. Anneme belki bu kadar üzülmemiştim. Annemin vefatı bana bu kadar dokunmamıştı. Annemi sevmiyor muydum? Tabiki seviyordum. Belki babam' dan daha çok seviyordum. Fakat insan babasını kaybedince sanki hayatta dayanacağı bir güç kalmamış gibi hissediyor kendini. Artık insanlara şunu tavsiye ediyorum. " Babanızın varlığının kıymetini biliniz" . Bu haftalıkta bu kadar .Esen kalın.
Anılarım 2
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Metin Sağlam
Sevgili okurlarım ANILARIM yazı dizisi ile yeniden karşınızdayım. ANILARIM 1 yazı dizisiyle ilgili bir çok mail aldım. Hepinize binlerce teşekkürler. Sizlerin desteği ile bu yazı dizisi devam edecek Bu konuda benden desteklerinin esirgemeyen Kurum Müdürü ve personeli ile ANILARIMI başta yayınlayan başta koordinatörlüğünü yaptığım www.emirdagimiz.com , www.emirdag.com ve www. emirdagim.com yöneticilerine teşekkür ederim.Bu gün sizlere kısaca oda arkadaşlarımdan ve çalışan personelden bahsedeceğim. Her ne kadar buranın yüzü soğuk olsada çalışan personel ve burada hayatının bir kısmını geçirmek zorunda olan kişiler çok sıcak kanlılar. 7 kişinin kaldığı odada herkes değişik şartlardan dolayı bir araya gelmiş kişiler.
Ama çok sıcak bir arkadaşlık ve dostluk var. Herkesin bir görevi var. Herkes görevini en iyi şekilde yapma gayreti içerisinde. Değişik kültürler' den değişik ortamlardan istekleri dışında bir araya gelmiş kişiler. Bir arada ama kardeşçe yaşıyorlar. Kimisi şen ve şakacı, kimisi ise biraz daha sakin ve ciddi kişiler. Tek bir cümle ile harika insanlar. Burada oda arkadaşlarımın dışında birde çalışan personel var. Müdürün' den memuruna kadar harika insanlar. Hiçbir şey dışardan göründüğü gibi değil. Bu insanların işleri gerçekten zor. Bu personelin maddi sıkıntıları hat safhada . Maddi sıkıntılarının yanı sıra yaptıkları görev gereği ruhsal sıkıntıları var. Bu sıkıntıları görmezden gelemeyiz. '' Bize ne ''diyemeyiz. Bunlar bizim insanlarımız. Bu insanlar ekonomik ve ruhsal sorunlarına rağmen karşısındakinin insan olduğunun bilincindeler. Gerçekten görevlerini büyük bir özveri ile yapma gayreti içerisindeler. Kısaca bu insanlar daha iyi bir hayat standardını hak ediyorlar. Tabi' ki bunu sağlamak benim görevim değil. Ben sadece o insanlarla bir arada haftada iki gün yaşayan birisi olarak dile getiriyorum. Birde bu anılarımın yanı sıra bir roman yazmayı düşünüyorum. İsmini koydum bile '' KARA DEMİRCİNİN KARA GÜNLERİ'' adlı bir kitap yazma girişimim var. Bu romanını kahramanı aynı odada yaşadığım bir mert Anadolu insanın hayat öyküsü olacak. Şu cümlesini hiç unutmuyorum. ''Hoca bu hayat o kadar zor ki. 1 trilyon para yedim. Ama bu Dünya' da yaşayacağımı yaşadım göreceğimi gördüm '' sözünü hafızama kazıdım. Bu günlükte bu kadar ANILARIM 3 de buluşmak dileğiyle. Hoşça ve esen kalın.
Anılarım 4
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Metin Sağlam
Sevgili okurlarım Anılarım 4 yazı dizisi ile tekrar birlikteyiz. Yaklaşık bir aylık bir süredir beraberliyimiz var. Anılarım yazı dizisi siz değerli okurlarım tarafın' dan ilgi ile takip ediliyor. Bilindigi üzere ANILARIM yazı dizisi Emirdağ internet sitelerindeki yayınlanıyor. Anılarımı üç tane ilçemizin sayılan ve sevilen siteleri yayınlıyordu. İlçemizin yüksek bir okuyucu kitlesine sahip sitesi daha anılarımı yayınlamak istedi. Bu haftadan itibaren Anılarım yazı dizisi ilçenin en kaliteli ve en çok takip edilen dört sitesin' de bir den yayınlanmaya başlayacak. Tüm bu internet sitesi yöneticilerine beni sizlerle buluşturduğu için sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Bu girişten sonra sizlere bu hafta sonun' da yaşadığım enteresan konulardan bahsedeceğim. Sizlere hayat okulun' dan ve bu hayat okulun' da yaşayan insanlardan bahsetmek istiyorum.İslam Şiddete Karşıdır
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Muhterem Müslümanlar
Dünyada mutluluğun ve huzurun ahirette ise emniyet ve güven içerisinde cennete girmenin yolu İslamiyet’ten geçmektedir. İslamiyet, adından da anlaşılacağı üzere barış ve selamet dinidir. Bu yüzden yüce dinimizde sadece insana değil, yaratılan bütün canlılara karşı şiddetin en küçüğünün dahi yeri yoktur. Nitekim Yüce Rabbimiz Kutsal Kitabımızda şöyle buyurmaktadır: “Kim, bir cana veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya karşılık olmaksızın (haksız yere) bir cana kıyarsa bütün insanları öldürmüş gibi olur. Her kim bir canı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur.”(1)
Kıymetli Müminler
Öldürmeyi değil yaşatmayı, şiddeti değil şefkati esas alan İslam dini isteklere meşru amaçlarla ulaşılmasını ister. Bu sebeple kendi inancını ve kanaatini benimsetmek için kimseye maddi-manevi baskı uygulanmasını hoş görmez. Müslüman insan haklarının her çeşidine, özellikle düşünce ve inanç hürriyetine saygı duymak zorundadır. Allah’ın kullarını zorlamadığı bir konuda bazı insanların böyle bir tavır takınması anlamsız ve tutarsızdır. Allah Resulü Sevgili Peygamberimiz de Müslüman’ı “Elinden ve dilinden kimsenin zarar görmediği kişi”(2) olarak tanımlamıştır.
Amel Defterlerinin Kapanmadığı 3 Konu
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Muhterem Müslümanlar!
İnsanoğlu hayat yolculuğunda belirli merhalelerden geçer. Bu merhaleler çocukluk, gençlik ve yaşlılık dönemleridir. İnsanın akıl-baliğ olduktan sonra yaptığı bütün işler görevli melekler tarafından kayda alınır. Kişi ahirette bu kayıtların tutulduğu amel defteri ile hesaba çekilecek, bu defter insanın leh veya aleyhine şahitlik edecektir.
Muhterem Müminler!
İnsan öldüğü vakit ise amel defteri kapanır. Fakat Fahri kainat Efendimiz (s.a.v) in beyanıyla öldükten sonra da bazı kimselerin amel defterine sevap yazılmaya devam eder. Hadis-i Şerif’te şöyle buyrulur. “Kişi ölünce amel defteri kapanır. Ancak üç kişinin amel defteri kapanmaz. Sadaka-i cariye, bıraktığı ilim ve kendisine dua eden salih evlat.”(1) Sadaka-i cariye; yol, köprü, çeşme, mescit, yoksullar için aşevi, hastane ve okul gibi hayır kurumlarını kapsamına alır. İnsanlar bu gibi yerlerden yararlandığı sürece bunları yaptıranlar, yapılmasına sebep olanlar, yol gösteren ve destek olanlar, gerek sağlıklarında gerekse vefatlarından sonra sevap almaya devam ederler. Yararlı bir ilim bırakan da; bu ilimden, kitaptan, keşif ve icattan toplum yararlandığı sürece mümin olmak şartıyla sürekli olarak sevap alır.
Nitekim ilim irfan ve irşatlarıyla toplumda iyi bir çığır açanın büyük mükafatına, kötü çığır açanın da günahına hadiste söyle yer verilir: “Kim iyi bir çığır açarsa bununla amel edenlerin hepsinin aldığı kadar
mükafat alır. Kötü çığır açan da bununla amel edenlerin günahı kadar günah
yüklenir.”(2)
Dine ve topluma yararlı, anne babasına dua eden bir çocuk yetiştirmek de, sevabı devam eden bir ameldir. Toplum bu kimseden yararlandığı ve bu kişi anne babasına dua etmeye devam ettiği sürece, onun yetişmesinde katkısı bulunan anne, baba, hoca gibi kimselerin amel defterlerine de sürekli sevap yazılmaya devam edilir.
UMRENİN FAZİLETİ
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Muhterem Müslümanlar
Yüce Allah Hz. Adem’den başlayarak her topluma elçiler göndermek suretiyle insanları kulluk görevini yapmaya çağırmıştır. Bu çağrıya uyanlardan Hz. İbrahim, oğlu İsmail ile beraber ilk olarak Beytullah’ı inşa etmiş, inşaatın bitiminden sonra Cenabı Allah’ın (c.c.) “İnsanlar arasında haccı ilan et ki, gerek yaya olarak gerek uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler”(1) emrini alan Hz. İbrahim insanları hacca çağırmış, bu çağrıya uyan müminler de Mekke’ye gelip Kabe’yi tavaf etmeye başlamışlardır.
Aziz Mü’minler!
İslam’ın beş şartından biri olan Kâbe’yi ziyaret, hac mevsiminde yapılınca büyük hac, diğer aylarda yapılınca küçük hac olarak nitelendirilmiş ve ismine Umre denmiştir. Rabbimiz iki ibadeti de halis bir niyetle yapmayı tavsiye ederek şöyle buyurmuştur: “Haccı da, umreyi de Allah rızası için tamamlayın.”(2) Abdullah ibn-i Ömer’in nakline göre sevgili Peygamberimiz (s.a.v) ömründe dört defa umre yapmış ve umre hakkında: “Umre daha sonraki umreye kadar ikisi arasında işlenen günahlar için kefarettir. Allah katında makbul haccın karşılığı ise ancak cennettir”(3) buyurmuşlardır. Ramazan ayında yapılan umre ise yine Allah Resulü’nün beyanıyla hac ibadetinin sevabına denktir.(4)
Cengiz Sağlam
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Biyoğrafiler
08 Ocak 1971 tarihinde Emirdağ’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Emirdağ’da tamamladı. Yüksek öğrenimine Erzurum Atatürk Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’ni kazanarak başladı. Atatürk Üniversitesi'ndeki ilk sınıfta gösterdiği okul birinciliği başarısından dolayı Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’ne yatay geçiş yaptı ve Yüksek öğrenimini Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi'nde bitirdi.
Üniversite öğrencilik yıllarında, Yükseköğrenim Kredi Yurtlar Kurumu Genel Kurul Üyeliğine, akabinde Yönetim Kurulu Üyeliğine seçildi.
Yönetim Kurulu Üyesi olarak üniversite gençliğinin temsilcisi olarak 3 yıl yönetim kurulu üyeliği yaptı. Yönetim Kurulu Üyeliği döneminde Türk Gençliğini temsilen çeşitli televizyonlarda açık oturum ve konferanslara katıldı.
Sayfa 479 / 497














