Zorlu'dan Mehmet Akif Ersoy Ortaokuluna Ziyaret
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Çocuk kitabı olan Şakrak’ın yazarı ve yapımcısı Ayşe Gül Kara Zorlu Afyonkarahisar Emirdağ Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu öğrencileri ile söyleşi ve imza gününe katıldı.
Emirdağ Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu müdürlüğünün düzenlediği ve İlçe Milli Eğitim Müdürü, bazı okul müdürleri, okul öğretmenleri ve öğrencilerin katıldığı söyleşide kitap yazarı Ayşe Gül Kara Zorlu “Birçok il ve ilçede söyleşi ve imza günlerine katıldım. Ama ilk kez sadece bir okula özel söyleşi yapmak benim için de keyifli olacak. Türkiye’nin ilk ve tamamen yerli olan kitap kahramanı Şakrak’ın maceralarının geçtiği mekanlar gittiğim, gördüğüm yerlerden esinlenerek yazılmıştır. Her bir kitap farklı şehirleri ve geleneksel oyun kültürlerini tanıtmaktadır. Serinin 5. kitabı yayınlandı 6. kitabı da hazır olup, en kısa zamanda baskıya girecek. Umarım yeni macerasını da beğenirsiniz.” Dedi. Söyleşisinde değerlerimize, kültürel zenginliklerimize, turizm farkındalığına ve
Devamını oku: Zorlu'dan Mehmet Akif Ersoy Ortaokuluna Ziyaret
ORTAOKUL DÖNEMİM
- Ayrıntılar
Ortaokula, aynı okulda başladım.1956 yılının Ağustos ayında hava çok sıcak, Karacaören’den saman arabası ile saman taşıyorduk. Samanı samanlığa boşaltınca, babamla Ortaokul’a vardık.Okulun müdür muavini Osman Yamak, kayıt işlemine başlar başlamaz;’’ Çil'in biri bitirmeden birisi geldi.’’ diyerek kayıt işlemini tamamlayıp, ‘’ Haydi hayırlı olsun.’’ dedi.Babam da; ‘’ Osman bey, önce Allah’a sonra size güveniyoruz.Bizleri görüyorsun, okusunlar kendilerini kurtarsınlar.’’ dedi. Osman bey, amcamın oğlu Muzaffer'den memnun olmadığını belirtmiş oldu. Muzaffer de esasen daha kayıt için gitmeden önce öğretmenlerimizin yapılarını bana anlatmış, Osman beyin çok titiz, çok iyi bir Türkçeci olduğunu söylemişti. Zira; Osman bey iyi bir idareci muntazam biriydi. Okulun Müdürü Hasan Sadri Ener bey, Şimşir diye anılırdı.Alkol alırdı.Suçunu görünce şimşir sopası ile çok kötü döverdi.Bizlerin yaramazlığını görse de dokunmazdı.Onun son sınıfa gelmiş, iri yarı gece gündüz karşılaştığı yaramazları belliydi.Muzafferlerin devresi pek yaramazdı.Hasan Sadri bey, Şimşir Hasan Sadri diye iz bırakmıştı.Çeketinin iç cebinin birinde her gün bir ufak şişe rakı götürüp taşıdığı için omzunun bir tarafı düşüktü.İnce zarif esmer, vazifesine ziyadesiyle düşkün, ilçe halkıyla anlaşabilen, disiplinli bir idareceydi.Birinci dönem bitmeden Hasan Sadri bey, tayinen başka yere atandı.Yerine Teoman Tuncer bey geldi.Teoman bey, Kıbrıslı Müdür diye anılan çok
Emirdağ Karlar Altında
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Hafta sonu başlayan kar yağışı ilçeyi beyazlar altında bıraktı. Bir süredir ilçemizde etkili olması beklenen kar yağışı dün gece yarısından sonra ilçemizde etkili olmaya başladı. Gece yarısından sonra başlayan kar yağışı halen etkisini sürdürmekte.
İlçemizde hayatı ve ulaşımı olumsuz etkileyen kar yağışı meteorolojinin tahminlerine göre yarına kadar devam edecek. Yarın havanın çok bulutlu olması beklenirken kar yağışının Cumaya kadar yeniden etkisini sürdürmesi bekleniyor.
Edinilen bilgilere göre çevre il ve ilçelerde de etkili olan kar yağışından dolayı ulaşımda da aksamalar meydana geliyor. Ancak şu anda Eskişehir ve Afyon yolunda herhangi bir aksama yok.
Halis Erenoğlu türküsüne İsmail Çakır & Musa Eroğlu düeti
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Emirdağ Türkülerinin Babası Halis Erenoğlu’na ait birçok türküyü derleyen Türk Halk Müziği Sanatçısı İsmail Çakır yeni bir esere imza attı. Erenoğlu’nun türkülerinden ikinci klibini “İncedir de Benim Yarim” türküsüne çekti. Sosyal medya hesabından, türküyü ünlü Türk Halk Müziği Sanatçısı Musa Eroğlu ile söylediklerini paylaşan Çakır, klibin ASC Müzik etiketiyle 03.01.2020 tarihinde ismailcakirofficial
Devamını oku: Halis Erenoğlu türküsüne İsmail Çakır & Musa Eroğlu düeti
MOR RENGİN BÜYÜSÜ VE EMİRDAĞ
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
İlkay’a söz verdiğim üzere yarın sabah ilk işim, İlkay’ın mor sevgisi ve benim mor nefretim üzerine bir hikaye yazacağım buraya. Yarın sabahı bekleyiniz.
Şimdi, aşağıdaki bilgiyi Ferah Yanova hanım göndermiş. Çok teşekkür ederim. Çok güzel bir bilgi bu. Sizlerle de paylaşıyorum. Aslında bu hikaye İlkay’ın hikayesi prenses arkadaşımın mor tutkusunu da açıklıyor. Hikayenin sonuna benim mor maceramı da ekleyeceğim. Ama önce İlkay’ın hikayesini okuyunuz.
Neden dünyada hiçbir ülkenin bayrağında mor renk yok?
Dünyada toplam 195 ülke bulunuyor ve bu ülkelerin hiçbirisinin bayrağında mor renk kullanılmıyor. Peki neden? Aslında cevap basit. Mor, tarih boyunca en pahalı renk oldu ve sadece krallıkların ve imparatorlukların başındaki seçkin kitlelerin alabileceği bir lüks renk olarak kaldı.
Mor renk pigmentinin üretimi 18. yüzyıla kadar oldukça zahmetliydi. Mor rengin ilk kez bugünkü Suriye ve Lübnan'ın Akdeniz kıyı şeridinde yaşamış olan Fenikeliler tarafından kullanıldığı tahmin ediliyor. Sadece bu bölgeye özgü bir deniz salyangozundan elde edilen mor rengin üretimi yüzyıllarca diğer tüm renklerden daha zordu.
Özellikle bugün Lübnan sınırları içerisinde kalan Sur antik kentinde bulunan salyangozlardan bir gram mor boya elde edebilmek için on binlerce salyangoz gerekiyordu.
Gent şehrinde trafik canavarlarıyla mücadele daha çok arttırılacak!
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Belediye başkanı Mathias De Clercq (Open Vld) yaptığı açıklamada 2020 yılı itibariyle tehlikeli vasıta kullananlarla mücadele kapsamında yeni önlemlerin alınacağını ve ağır yaptırımlar uygulanacağını bir basın açıklamasıyla duyurdu.
Kraliyet savcılığının yeşil ışık yakmasıyla, daha etkin bir mücadele ile, özellikle mahalle aralarında yaşama alanlarını etkileyen trafik canavarlarına yönelik daha caydırıcı önlemlerin yolda olduğu bildirildi.
Geçtiğimiz yaz aylarında özellikle Türk esnafların yoğunlukta olduğu caddelerde aşırı hızlı sürücülerin trafiği ve hayatı zorlaştırdığı bilinmektedir.
Bu bağlamda, Gent Bld. Meclis üyesi Mehmet Sadık Karanfil (Open Vld), trafik canavarlarıyla daha etkin mücadele hususunu Belediye başkanı De Clercq’e sıkça dile getirdiği bilinmektedir.
Devamını oku: Gent şehrinde trafik canavarlarıyla mücadele daha çok arttırılacak!
İLKOKUL DÖNEMİM
- Ayrıntılar
1950-1951 Eğitim- Öğretim Yılı. Emirdağ İnkılâp İlkokulu’nda okula başladım.Annem, nizamı intizamı seven biriydi.Bu disiplin içinde, her şeye özen göstererek ilkokulu bitirdim. El yazım çok güzel olup okulun sanat köşesinde görücüye çıkardı. Yıl sonunda iş defterimi benden teslim alırlar, karnemi bundan sonra verirlerdi.Defterimi açılacak sergiye korlardı.Ne yazık ki, ben kır hayatı yaşadığımız için sergi zamanı hiç bulunamaz göremezdim, yaylada yazıda olurdum.
İlkokulda siyah saten veya gri renkli önlük giyer, beyaz yakalık takardık. Ortaokulda takım elbise giyer, kravat takar, başımıza önünde sarı renkli yıldızı olan şapka giyerdik. Ancak çoğumuz bunu giymek istemezdik.
İlkokul öğretmenlerim. Baş öğretmenimiz sanırım Burdur tarafından Mehmet Esen’di. Birinci ikinci sınıfta Afyon merkezden Kazım Bayık okuttu.Çok kibar bir insandı.Bize iyi davranırdı. Daima kruvaze takım elbise ile gelirdi.Üçüncü sınıfta Halide Erenoğlu
Sayfa 92 / 497














