ESKİ RAMAZAN VE BAYRAMLAR
- Ayrıntılar
Hani her zaman deriz ya; ‘’ Eski Ramazanlar bir başka idi.’’ diye. Evet bu gerçekti. Elbette eski Ramazanlar farklı idi. Şöyle ki; oruç tutmayan , oruç tutana saygı gösterirdi. Oruçlunun gözü önünde bir şey yemez, içmezdi.Şimdiki gibi Ağustos sıcağında oruçlunun gözüne baka baka soğuk su şişesini başına dikmez, elinde dondurma külahı yalamazdı. İşte bunlardan dolayı ah eski Ramazanlar diye o günlerin özlemini duyuyoruz.Komşu komşusuna pişirdiğinden verir, tattırırdı.Zira ocakta pişen yemeğin kokusu komşu evine yayılırdı. Bu mübarek ay girerken daha doğrusu üç aylar Recep, Şaban ve Ramazan ayı yaklaşınca sokağın fakiri zengini, yaşlısı genci kendi kararınca onu karşılar. Önce dip bucak evinin temizliğini yapar, akşam sofrasında, özellikle sahurda yeneceklere önem verilirdi. Herkes ilahi bir güç ile oruca niyetlenmiştir.En güzelide sokaklara, evlere mübarek ayların kokusu ağır ağır yayılmaya etrafı sarıp sarmalamaya başlamıştır. Belediye’nin görevlendirdiği davulcular sokaklara dağılmış, haneleri sahura kaldırmak için çalmaktadır.Uyanmalarını istemediğimiz çocuklarımız ama davulun sesine ama mis kokan haşhaşlı
Mahir Atabey Türk'ün Dünya Rekoru Tescillendi
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Emirdağ Aziziye İlkokulunda okuyan Mahir Atabey Türk'ün başarısı tescillendi.
Türk'ün büyük bir işe girişerek başarılı olmasının alkışlanması gerektiğini anlatan Afyon Valisi Mustafa Tutulmaz, "Gerçekten bin 53 kitap okuyabilmek ancak rekorla adlandırılabilirdi. Çünkü günümüzde kitap okumanın çok sınırlı olduğu bir dönemdeyiz. Mahir'imiz bu davranışı ile mahirliğini gösterdi, bütün arkadaşlarına ve biz büyüklere örnek oldu" dedi.
"10 günde 81 kitap okumuştum"
Okulda başlatılan bir kitap okuma projesi ile kitap okumaya başladığını dile getiren Mahir Atabey Türk ise, eğlence ve dinlenmesinden feragat ederek bunu başardığını söyledi.
"Okumayı yeni öğrenmeme rağmen bu kadar çok kısa sürede bu kadar çok kitap okumak tabii ki kolay değildi. Çok mutluyum kendimle bu konuda gurur duyuyorum. Aziziye İlkokulunda 81 il 81 kitap projesi başlatılmıştı. Sınıfta okumaya
Öğretmenler Günü Çeşitli Etkinliklerle Kutlandı
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
24 Kasım Öğretmenler günü etkinlikleri 24 Kasım Pazar günü saat 11:00'da İlçe Milli Eğitim Müdürü Gürkan Emeksiz'in Atatürk Anıtına çelenk sunmasıyla başlamıştır.
İlçe Program Etkinlikleri Gülsüm Hatun MTAL Lisesince hazırlanmış ve 25 Kasım Pazartesi günü İlçe KYK konferans salonunda İlçemiz Kaymakamı Abdüssamed Kılıç, İlçemiz Belediye Başkanı Serkan Koyuncu ve diğer protokol üyeleri, öğretmenler,öğrenciler ve misafirlerin katılımıyla coşkulu bir şekilde kutlanmıştır.Günün anlam ve önemini,en genç öğretmenimiz (Öznur Akay) konuşması, Gülsüm Hatun MTAL öğrencilerinin benim adım öğretmen şarkısını işaret diliyle eşlik
Devamını oku: Öğretmenler Günü Çeşitli Etkinliklerle Kutlandı
Brüksel'de 'Arabaşı' geleneği yaşatılıyor
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
On binlerce Emirdağlının yaşadığı Brüksel'de Orta Anadolu'nun ve Afyonkarahisar'ın Emirdağ ilçesinin yöresel otantik lezzetlerinden olan "Arabaşı" gecesi düzenlendi. Topakev Media Kültür Folklor Derneği tarafından Brüksel'de sekizincei defa düzenlenen "Topakev Arabaşı Gecesi'nin yoğun katılımla gerçekleştiği bildirildi.
Belçika Türk Dernekler Birliği Brüksel şubesinde 8. kez Arabaşı Gecesi düzenleyen dernek başkanı Şükrü Sağlam “Geleneksel hâle getirdiğimiz ‘Topakev Arabaşı Gecesi”nde Türk mutfağının otantik lezzetlerinden ‘Arabaşı’nı yutarken, Anadolu Kültürünün Avrupa'da gelecek kuşaklara taşınmasında kültürel faliyetleri ile 2011 yılından bu tarafa Brüksel'de çeşitli kültürel etkinliklerin yanı sıra sosyal etkinlikleri ile de dikkatleri çeken Topakev Media Kültür Folklor Derneği olarak gurbette
FAİK BİLGE’NİN ANILARINDA EMİRDAĞ
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Ahmet Urfalı
Emirdağ Müftüler sülalesi okumuşu çok, kibar, nazik, hatırlı insanlardır. Müftüler sülalesi, soyadları gibi ‘’bilge’’lerdir. Dedeleri Müftü Abdülkadir Bilge olup büyük dedeleri Hacı Mehmet Hayri Efendi’dir. Afyon’da medresesi müderrislerinden Seyit Abdullah Efendi’nin öğrencisidir. Müderris Seyit Abdullah Efendi, öğrencisi Hacı Mehmet Hayri Efendi’nin huyunu ahlâkını, çalışkanlığını çok beğendiği için kızı Sıdıka Hanımla evlendirir.
Mehmet Hayri Efendi, 1887 -1908 yılları arasında Emirdağ’da müftülük görevinde bulunmuştur.
Müftüler sülalesinin değerli insanı Faik beyi, sevgili kızı İdil hanımın benim de okul müdürü bulunduğum Tavşanlı’ya müzik öğretmeni olarak gelmesiyle tanıdım. İdil hanımın ilçedeki görevi boyunca Faik beyle sürekli görüştük. Düşüncelerinden, sohbetlerinden son derece yararlandık. İdil hanımla ilçe çapında öğrencilerimizden oluşan koroyla birkaç müzik dinletisi gerçekleştirdik. Söz konusu programlar ilçe halkı tarafından yoğun ilgi ve alakayla karşılandı. Sonra İdil hanımın başka bir yere atanması nedeniyle Faik beyle yüz yüze görüşemedik. Ama kendisiyle gönül bağımız hiç kopmadı.
Faik bey, yıllar sonra bana bir e-postayla anılarından oluşan ‘’ Yaşanmış Günlerimizin Öyküleri’’ adlı kitabını gönderdi. Kitabı heyecan ve zevkle iki defa okudum. Kitapta, Emirdağ’ın sosyal, kültürel ve demografik yapısıyla ilgili pek kıymetli
İl Sağlık Müdürlüğünden Sağlık Kurumlarına Ziyaret
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Sağlık Müdürü Uzman Dr. Serhat Korkmaz, saha ziyaretleri kapsamında Emirdağ ilçesine gitti.
Emirdağ ziyaretinde ilk olarak Emirdağ Devlet Hastanesine uğrayan Sağlık Müdürü Korkmaz burada hastane yöneticilerinden hastanenin işleyişi hakkında bilgi alarak sağlık personeli ve hastalarla istişare etti.
Sağlık Müdürü Korkmaz daha sonra da 2 ve 3 Nolu Aile Sağlığı Merkezi (ASM) ve Acil Sağlık Hizmetleri (112) İstasyonu ziyaretlerini gerçekleştirdi.
Devamını oku: İl Sağlık Müdürlüğünden Sağlık Kurumlarına Ziyaret
SOKAK FIRINLARI
- Ayrıntılar
Benim çocukluğumda bizim Çilli Mahalesi’nde Ömeroğullar’ın, Hüsemler’in, kapı komşumuz Arife Köker’in ve Akoğlanlar’ın fırınları vardı.Hepsi de çok güzel çalışır, herkesin öncelik sırasına göre somun ekmeği, börek, bükmesi pişirilirdi. Ev hanımları ev temizliğine kalkmazdan önce bir büyük bakır leğen veya ikişerden dört kollu hamur teknesinde, sarı buğday unundan, mayalı hamur yoğurur, somun, haşhaşlı, patatesli uzun pideler , mayasız hamurdan da börek, bükme ve kurabiye yaparlar kokusu sokaklara yayılırdı. Bunların dışında ocakta ütülmüş kuzu ve koyun başları önce temizlenir, iyice yıkanır. Büyük saç tenekede üzerine su konarak akşamdan sonra fırının sıcağına sürülür yoğurtlu paçası yapılırdı.Keza;göceden yapılan keşkek ağzı kapalı toprak çanakta,bostan kabağının irisi tepsi üzerinde fırına verilir sabah alırdık.Bunların lezzetine doyum olmazdı.Hepsi de analarımızın hüneri el
Sayfa 95 / 497














