BENİM HAYATIM BİR ROMAN
- Ayrıntılar

Hani derler ya benim hayatım bir roman
Aynen öyle geçti bunca yolculuk zaman
Nereden başlayıp anlatılsa onca yaşanan
“Kaderi kalemle yazan, hayat diye sunan”
Ah, benim hayatım hep roman…
Gençlik, deli bir rüzgâr kabına sığmayan
Enginlere koşan, durulmayan
Dizgin tutmaz bir tay, kibrit alevi gibi yanan
Çabuk geçmeyecek sanılan zaman…
Bir durakta beklerken geçen ömürden
Bir bakışta değişen nice dengeden
Kimi sözler var içe gömülen derinden
Kimi yaralar görünmez hiçbir yerden…
Kalabalıklar içinde tek başına kalan
Bir eksik sandalye her sofrada duran
Ne anlatılsa eksik, ne susulsa tamam
Benim hayatım yaşanmış bir roman…
Emirdağ Çay Yolu Açıldı
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler

Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesinde saat 11.00’de başlayan program, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Karşılama programına; Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekilleri İbrahim Yurdunuseven, Ali Özkaya, Hasan Arslan, MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taytak, Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürü Ahmet Birtan Erol ile siyasi partilerin il temsilcileri katıldı. İlçe protokolü ve çok sayıda vatandaş da alanda hazır bulundu.
Program kapsamında sırasıyla Afyonkarahisar Milletvekilleri Mehmet Taytak, Hasan Arslan, İbrahim Yurdunuseven ve Ali Özkaya birer konuşma yaparak Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na teşekkürlerini ilettiler.
Ardından konuşan Bakan Uraloğlu, Afyonkarahisar’da hayata geçirilen ve planlanan projelere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. “Büyük bir gururla hizmete açtığımız 53 kilometrelik Çay–Bolvadin–Emirdağ yolu ile bu üç ilçemiz arasındaki ulaşımı bölünmüş yol standardına yükselttik.” ifadelerini kullanan Uraloğlu, proje kapsamında 7 köprü, 16 geçit ve 69 menfez inşa edildiğini, ayrıca 4 bin adet fidan dikildiğini belirtti.
Proje sayesinde yıllık 1,3 milyar TL tasarruf sağlandığını vurgulayan Uraloğlu, karbon emisyonunun 24 bin ton azaltılarak çevre ve iklim hedeflerine önemli katkı sunulduğunu ifade etti.
BEYAZ PAPUÇLU BAYRAM
- Ayrıntılar

Ey yalnızlığı giyinen zamanın insanı!
Gel otur yanıma
Sana bayramı anlatayım…
Biz çocukken bayram sabahı
sabah ezanıyla açılırdı gözlerimiz,
uykulu gözümüzden çapakları ovalayarak başlardık.
Babam camiye giderken
ardından bakmak bile ibadet gibi,
annemin ocağa koyduğu çaydanlık
usul usul kaynardı.
Bayramlık elbisemizi giyerdik, ne haz verirdi.
Hiç unutmam beyaz rugan pabuçlarım olmuştu.
“Bu çok güzel kaymak gibi”
diyerek yanağıma sürmüştüm.
Annemle ablam bana gülmüşlerdi. Başucuma koyarak uyumuştum o gece pabuçlarımı.
Arefeden hazırlanırdı bayram,
baklavalar açılır, çörek otlu pişiler kızarır,
helva kavrulur.
Anneler sadece unu değil,
hatıraları da çevirirdi sabırla.
Komşulara sırayla dağıtılırdı bunlar.
Türkülerin Babası Halis Erenoğlu
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler

Bugün, Emirdağ halk kültürünün unutulmaz isimlerinden Halis Erenoğlu’nun aramızdan ayrılışının yıl dönümü.
1938’de Emirdağ’da dünyaya gelen Halis Erenoğlu, çocuk yaşta çobanlarından duyduğu yayla ezgilerinden etkilendi ve bu ezgileri yüreğine nakşetti. O ezgileri yalnızca öğrenmekle kalmadı; korudu, yaşattı ve kendi yorumuyla zenginleştirerek bugünlere taşıdı… Derlediği türkülerle kaybolmaya yüz tutmuş nice hikâye yeniden can buldu. Kimi zaman bir annenin ağıdı, kimi zaman bir gencin sevda sözü, kimi zaman gurbet yoluna düşmüş bir yüreğin feryadı oldu. Gün geldi sevdalandı. Yarım kalan sevdasına türküler yaktı. Böylelikle Erenoğlu, bugünkü Emirdağ türkü varlığının önemli bir bölümünün emekçiliğini yapmış oldu. Bu yüzden de ona “Emirdağ Türkülerinin Babası” denildi.
Halis Erenoğlu’nun en büyük mirası, notalara sığmayan o içtenlikti. Sesi, bozkırın rüzgarı gibi gıcım gıcım gıcılardı. Çünkü o, türküyü sadece icra etmez, yaşardı. Her kelimesine ömründen bir parça koyar, her ezgiye bir hatıra bırakırdı. Onun sesi sustu belki ama türküleri hala dillerde, gönüllerde ve hafızalarda yaşamaya devam ediyor.
Sadece bir türkücü değil; sevgiye, ayrılığa, doğaya ve toplumsal dokuya duyarlı bir kültür tanığıydı. Emirdağ’ın doğasını, yayla geleneklerini ve insan hikâyelerini halk müziği ile harmanlayarak nesillere taşıdı.
Bugün onu anarken, aslında bir kültürün hafızasını, bir insanın memleketine duyduğu vefayı ve sözlü geleneğin kıymetini hatırlıyoruz. Bazı insanlar ölmez; söyledikleriyle, öğrettikleriyle, bıraktıkları izlerle yaşamaya devam ederler.
Ruhu şad olsun.
Hatırası gönlümüzde ve türkülerde daima yaşayacak
RAMAZAN HÜRMETİNE
- Ayrıntılar

Hz. Musa, Tûr’da kelamın duyarken,
Sen kadir gecesi bizle konuştun
Biz Kur’an-la secdeye eğilirken,
Affet bizi, Ramazan hürmetine.
Hz. Yunus’u, balık yutar karnında
Tevbeyle yöneldi sana denizde,
Hatalarımızla yönelirsekte,
Rahmet eyle, Ramazan hürmetine.
Hz. Yusuf’un hürmetine dedin
On bir kardeşini de bağışladın
Bizlerin on bir ayını bilirdin
Bağışlarsın, Ramazan hürmetine.
Hz. Eyyüb, hastalığına sabretti
Derdin dermanını senden diledi
Oruç tutan bedenlerimize de
Şifanı ver, Ramazan hürmetine.
Hz. İbrahim har ateşe atıldı
Adını anarak sana sığındı
Bizlerde Sana sığındık affede
Akla bizi, Ramazan hürmetine.
Hz. İsmail kurban edilecekti
Teslimiyetle selamete çıktı
Bizi kullukta çıkar selamete
Eman bulsak, Ramazan hürmetine.
URFALI’DAN “BAYRAK SEVGİSİ” KONFERANSLARI
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler

Şair/Yazar Ahmet Urfalı, davetli olarak gerçekleştirdiği “Bayrak Sevgisi” konulu konferanslarına bu kez Borsa İstanbul Fen Lisesi** ve Şehit Nadir Şimşek Anadolu Lisesi’nde devam etti. Okulların yönetici, öğretmen ve öğrencilerinin yoğun katılım gösterdiği programlar büyük ilgi gördü.
Samimi ve etkileyici bir atmosferde gerçekleşen konferanslarda Ahmet Urfalı, Türk milletinin köklü tarihinden süzülüp gelen milli ve manevi değerlerin önemine dikkat çekti. Türk bayrağının; bağımsızlığın, birliğin ve beraberliğin en güçlü sembolü olduğunu vurgulayan Urfalı, milli kimliğin korunmasının ve gelecek nesillere bilinçli bir şekilde aktarılmasının her bireyin sorumluluğu olduğunu ifade etti.
“Bayrak Sevgisi” teması etrafında şekillenen etkinliklerde; vatan sevgisi, fedakârlık, sorumluluk bilinci ve tarih şuurunun önemi üzerinde duruldu. Tarihten verilen duygu yüklü ve anlamlı örnekler, öğrenciler üzerinde derin bir etki bıraktı. Program, gençlerin milli değerlere olan bağlılığını pekiştiren ilham verici bir
HOŞ GELDİN EY ŞEHR-İ RAMAZAN
- Ayrıntılar

Üzerimize düştü gölgen
Hoş geldin Sultan-ı Ramazan
Haneye bereket getirdin
Hoş geldin ey Şehr-i Ramazan.
Gönüllere huzurlar verdin
Rahmetinle bizleri sevdin
Dualarla umutlar serdin
Hoş geldin ey Şehr-i Ramazan.
Sahurda uyanan gönlümüz
O an yıkanır tüm kirimiz
Savma niyetlenir gireriz
Hoş geldin ey Şehr-i Ramazan.
Kuran’la hep gark oluruz
Özden ona kulak veririz
Ayetleri kalpte yaşarız
Hoş geldin ey Şehr-i Ramazan.
Sayfa 2 / 497














