Emirdağ Hastane yolu

Yaklaşık iki yıl aradan sonra hasretiyle özlemiyle yanıp tutuştuğum Emirdağ'ımıza iznimi geçirmek için geldiğimde gözlerime inanamadım. Bolvadin istikametinden gelirken çevre yoluyla şehir merkezine giden yolun kesiştiği noktadan itibaren hayretlerim başlamıştı.

Şehir merkezine dönüp 150 metre kadar gittiğimde gördüğüm manzara içimi acıtmıştı bir Emirdağ'lı olarak. Yamalanmış asfalt yol yamalık yeni ama yamalanacak yerler eskimiş, dedelerimizin giydiği yama tutmayan pantolonlara dönmüştü. Emirdağ gibi bir ilçenin girişi bilen bilir ama bilmeyenler için adeta kaderine terk edilmiş bir kasabaya girmekten farksızdı. Biraz daha ilerlediğimde motor sporlarının yapıldığı engebeli arazileri andıran, kullandığım aracı hop hop hoplatan, insanda böbrek taşı koymayacak, sürat yapmanın imkansız olduğu yola sık sık konulan hız kesici bariyerler bu ne turşu bu ne perhiz dedirtecek cinstendi.

Hayretlerim biraz erken başlamıştı,

benim en çok merak ettiğim çocukluk yıllarımdan Emirdağ'dan ayrıldığım zamana kadar bir türlü düzeltilmeyen Kaçerli Camiisinin yanındaki stabilize yolu aratmayacak yol hala eskisi gibi miydi? Neyse ki orası düzeltilmiş, belki de benim için sevindirici olan tek şey buydu ilçemiz adına. Yolların devamını anlatmaya gerek yok merak eden varsa Emirdağ'ı kuzeyden güneye, doğudan batıya bir turlasın anlattıklarımın fazlasını görecektir.

En büyük geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olan Emirdağ'da kime nasılsın işler nasıl desen bin ah işitiyorsun. 3 yıl önce koyunun tanesini 150 YTL'ye satarken yemin çuvalını şimdiki fiyatının üçte birine alıyordum, koyunun fiyatı hala 150 YTL diyen de var, 3 yıl önce mazot şu para, gübre şu parayken şimdi şu para diyende.

Sanayii esnafı, uzun çarşı, çarşı esnafı, pazarcısı, kuyumcusu hemen hemen her şey meşhur YEDİNCİ aya endekslenmiş. Eskilerin tabiriyle GAVURÇU, yenilerin tabiriyle GURBETÇİ, kendilerine göre yurt dışında yabancı, yurt içinde gurbetçi takma ismiyle anılan vatandaşlarımızın yıllık izinlerini geçirmek için ilçeye gelip ilçe ekonomisini hareketlendirmesine bağlanmış her şey.

 Pekiyi bu meşhur YEDİNCİ ay ne kadar devam eder? Bir ya da iki nesil sonra meşhur YEDİNCİ ay hala devam edecek mi? Yurtdışında doğup büyüyenlerin çocukları veya torunları Emirdağ'ım der mi acaba?

 İlçemize açılması ender görülen fabrika makinelerini toplayıp kapısına kilit vurup giderken belki de Emirdağ'ın geleceğini götürüyordu. Neden sahip çıkamıyoruz böylesi yatırımlara? İzinde belediye hoparlöründen yapılan garip bir anons dikkatimi çekmişti. "Sevgili vatandaşlarımız gurbetçi vatandaşlarımızın daha rahat gezmesi için lütfen aracınızla trafiğe çıkmayın" Çalışıp park sorununa ve değişik güzergâhlar oluşturarak çözülebilecek trafik sorununa belki de kolay bir çözüm yoluydu.

Neyse sözü fazla uzatmayayım izin bitti ve Emirdağ'dan ayrıldım doğup büyüdüğüm güzel memleketim

Emirdağ iznimin bana maddi maliyeti;"bir ön takım bakımı ve 4 amortisör"