Ferda Boz Güneri
- Ayrıntılar
Ezelden adın konmuş ,
Dünya senin hatırına kurulmuş,
Kâinat seninle dolmuş,
Adın güzel Ya Muhammed !
Anan Amine aydan aydın yüzü,
Baban Abdullah günden duru kaşı gözü,
Cennet olan evlerin de,
Sen doğdun Ya Muhammed !
Kandiller asıldı, yandı kâinat,
Kokun sardı buram buram,
Melekler saf tuttu doğumuna,
Nurun doldu fersah fersah !
Ah Mekke ne güzelsin,
İçinde en güzeli beklersin,
Şehirlerin efendisisin,
Kutlu şehir kutlu olsun !
Amine annemin rüyasısın,
Abdulmuttalibin muştususun,
Abdullah babanın yetimisin,
Sen ne güzelsin Ya Muhammed !
- Ayrıntılar
Yaban ellerinden koptun,
İstanbul da doğdun,
Baban şehit,
Annen üzgün,yetim kaldı Ayşe.
Sen yetimhane çiçeği,
Ağlayan bebeği,
Sanki biliyor kendini,
Ağlayan bebek Ayşe !
Yetimin ağıdı gökleri aştı,
Rahmanın katına ulaştı,
Yetimlerin efendisi,
O na kucağını açtı.
“O halde yetime haksızlık yapma,
Yüzünü ekşitme,
Yardım isteyeni de,
Boş çevirme.”(Duha 9-10)
“Ben ve yetimi kollayıp
Gözeten kimse cennette,
İşaret ve orta parmağını göstererek,
Yan yana olacağız .“
Dedi ,yetimler efendisi.
Aldı yetimhaneden cici annesi,
Evlat hasretiyle bağrına bastı.
Baktı gözetti ,yedirdi,okuttu,
Bu vatana hayırlı evlat yaptı.
- Ayrıntılar
Yaşantısı ve fikirleri kirlenmiş kadınlar Ve kutsallara saldırılar.
“Kadın sendelerse cemiyet yüzüstü düşer” diyordu rahmetli Üstad Necip Fazıl… Şükür ki muhsana kadınlarımız hâlâ var. Bu değimi Anadolu kültürü “ana gibi yar olmaz” ve “kadın baş tacıdır” gibi değerler üretmişken, baş tacı olmak yerine ısrarla ayak paspası olmayı yeğleme gafletini yaşayanlara arz ediyorum. Kutsalı kirleten, çağın kanalizasyon şebekesi içinde yürüdükçe daha fazla kirlenen bu insan tipine, modern şirk kültürünün ve kuru aklın dikte ettiği değerler karşısında hemen çözülüveren bu sünepe, bu embesil, bu bukalemun zihniyetin biçimlendirdiği kirletmiş kişiliklere Allah Teâlâ’dan hidayet diliyorum.
Allah Ümmet-i Muhammedîn çocuklarını bu taifenin ürettiği kirlilikten uzak ve masun kılsın.
- Ayrıntılar
Marifetin ,korkun kadardır.
Allah’ın öyle kulu ol ki,
Allah’ın azametinden,
Kalbin parça parça olsun.
Yaşadığın kadar daim,
Süregelsin bu halin,
Parça parça olan bu yüreğin,
Yine pârelenip tekrar bitsin.
Allah’ın lâneti kimedir bilir misin ?
Kardeşine dilinle sevgi ve muhabbet edersin,
İçinden kin ve düşmanlık beslersin ya !
Dilsiz yapar gönül gözünü köreltir.
İyi hal ve rıza içinde olan dost ,
Bu dostluğa inanmam.
Kızdırır bakarım bu kişiye,
Gazap ve hiddetli halindeki
Dostluğuna inanırım.
Tevekkül et,
Allah’a güven,
Ondan başkasına dayanma,
O’ndan başkasından korkma !
Hakka boyun eğ,
Hakkı takip et,
Kim ne derse desin,
Hakkı kabul et !
Akıllı kimseyle otur,
Onunla kavga et,
Akıllıyla kavga etmek,
Akılsızlarla oturup tatlı yemekten evladır.
Yerleştir kalbine Allah korkusunu,
Dilinde ve işinde yaramaz söz hal olmaz.
Allahtan korkana, dünya sevgisi,
Dünya arzusu ,rağbet ,gönülden atılır.
Tatlı dilli olmak ,tatlı sohbet yapmak,
Güzel ahlâk ile davranmak,pek hoştur.
Bu hal üzere olanın hali makbuldür ,
Gece ibadeti gündüz orucundan hayırlıdır kâfi.
- Ayrıntılar
Yaktı meşalesini zulme karşı,
Hürriyet istedi halkına,
İngiliz yönetimine dur dedi,
Hindistan'da hadis alimi.
Abdulazîz Dehlevi büyük alim,
İngiliz idaresine karşı,
Halkına direnmelerinde,
Ön ayak oldu mübarek..
Kur'andan ayrı düşenler,
Peygamberimizin sünnetinden
Ayrılanlara ,müslümanların içine düştüğü
Zor ve kötü hallerin bundan olduğunu anlattı.
Abdülazîz Dehlevi şöyle der;
"Birisinden yardım istenirken,
Yalnız ona güvenilirse,
Allahû Tealanın yardımına mazhar olduğu,
Düşünülmezse haramdır."
Allah'a güvenirse, o kulun Allah'ın yardımına
Mazhar olduğu düşünülürse,
Sebep yarattığı ve o kişinizde sebep olduğu ,
Düşünülürse Caiz olur.













